Cumhurbaşkanımız Erdoğan Çarşamba günkü grup toplantısında PKK terörü konusunda geniş açıklamalarda bulundu. Terörün bölgemizde miadının dolmuş olduğunu terör örgütünün defterinin bir daha açılmamak üzere kapandığında ülkemizin rahat bir nefes alacağını anlattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi terörün bitirilmesi konusunda Büyük Türk Milletinin kararlı olduğunu açık bir dille açıklamış olması teröristlere bir ihtardır.

Güney doğuda iki metreyi aşan karlı sarp dağlarda gece gündüz demeden PKK terör örgütü militanlarının peşine düşen kahraman askerlerimizi ekranlarda izlerken hem üzülüyor hem de kahramanlıklarına göğsüm kabarıyordu. 

Terörün köküne kibrit suyu dökmek için Cumhur İttifakının her türlü riski göze alarak aldığı bitirme kararını takdirle karşılıyoruz. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu haftanın hemen her gününü güneydoğuda İl ve ilçeler de geçiriyordu. Onun bu kararlı tutumu güvenlik güçlerimize moral ve cesaret veriyordu. Bakan Soylu buralarda yaptığı konuşmalarda terör örgütlerine karşı meydan okuyarak onların anlayacağı dilden mesaj veriyordu. Ülkemiz insanına 40 yılı aşkın bir süredir haince alçakça acı çektiren gözyaşı döktüren bu çetelerin kökünün kazınması için ciddi bir kararın alınması gerekiyordu. Bu yönde Türk milletine en çok güven veren konuların başında Türk milletinin oyu ile Cumhurbaşkanı seçilmiş olan Erdoğan gibi dirayetli ve verdiği sözünün arkasında duran bir lidere sahip olması ülkemiz adına bir şanstı. Türkiye’nin gelişmesini ve ileri gitmesini istemeyen iç ve dış mihrakların Erdoğan düşmanlığı da nitekim bundan ileri gelmektedir. Dikkat ederseniz ülke yönetiminde gelmiş geçmiş olan iktidarlara istedikleri gibi etki yapan Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri AK parti iktidarında bunu göremeyince Türkiye’ye karşı tavır değiştirmiş bulunuyorlar. Ülkemiz aleyhine terör faaliyetinde bulunan PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerini maşa olarak kullanmak suretiyle ülkemizi zora sokuyorlardı. Devlet kurumlarımızın son zamanlarda teröre karşı aldığı sıkı tedbirler karşısında hareket alanları daraldığı için bugünlerde bölgeyi terk ederek, sığınabilecekleri ülkelere kaçmaktalar. FETÖ terör örgütüne Amerika sahip çıkmakta, PKK ve FETÖ terör örgütü militanlarına da Almanya ev sahipliği ve hamilik yapmaktadır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu iki ülke yetkililerinin suratlarına karşı korumacı olduklarını söylediği halde kılları bile kıpırdamamıştır.  Nitekim Merkel Başbakan olduğu sırada ülkemizi ziyaretinde önüne konan dosyada ülkesine sığınmış olan teröristlerin iadesi istendiğinde bir türlü teröristleri iade ederim dememiştir. Bu yetmiyormuş gibi birde Almanların hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan yardımcısı Gabriel Selahattin Demirtaş hapiste olmasına rağmen ona davetiye göndererek Özgürlük  ve Adalet Dayanışması konferansına onur konuğu olarak katılmasını istemişti. Türkiye’de sanki kimse kalmamış gibi sadece PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olan bir partinin eş başkanının davet etmesi ülkemize karşı saygısızlığın daniskasıydı.

Türkiye’nin şehitler vererek mücadele ettiği PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri karşısında Cumhur İttifakının aldığı mücadele kararı son derece yerindedir. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi bu hain alçak terör örgütüne mensup militanlar ya pişman olup gelip güvenlik güçlerimize teslim olacaklar yada ihanetlerinin bedelini operasyonlarda canlarıyla ödeyeceklerdir…