Düşmandan vatanı kurtarmak uğruna her yaştan kadın-erkek insanın Çanakkale’ye koşarak ölüm-kalım savaşlarına katılarak zafer kazanıp altın sayfalarla tarih yazması takdirden de öte minnet duyulacak bir fedakarlıktır.

  Canlarını feda ederek vatan toprağını kanlarıyla sulayan Mehmetçiklerimizin şehit olduğu toprakları onların nesilleri olarak gidip, görmek, aziz ruhları için dua etmek en önemli görev olsa gerektir. İşte bu anlayış içinde Kayseri’den hareketle Çanakkale’de bir tura katılarak savaşın geçtiği bölgeleri çok iyi bilen tur rehberimizin bizzat kendisinden dinledim. Bu arada elimden düşürmediğim fotoğraf makinemle her gördüğüm önemli hatıra noktalarını kaydettim.     

 Şimdi konumuzu anlatmaya geçelim:

 Birinci Dünya savaşlarının cephelerinden birisi olan Çanakkale Savaşlarının yaşandığı; her bir metre karesinin şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış olduğu ve bugün koruma altına alınarak milli park olarak ilan edilen Gelibolu Milli Parkını gördüğüm şeklini siz okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

   Çanakkale feribot iskelesinden feribot ile milli park sınırları içerisinde bulunan en büyük yerleşim yerlerinden biri olan Eceabat’a geçtik. Çanakkale boğazında feribotla ilerlerken karşı yamaçlarda, elinde silahıyla dimdik duran bir Mehmetçiğin eliyle gösterdiği Şairimiz Necmettin Halil Onan’a ait mısralar adeta milli parkın kapısının anahtarı gibi bir anlam taşıyordu.

   “DUR YOLCU      

     BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN BU TOPRAK

     BİR DEVRİN BAKTTIĞI YERDİR

     EĞİLDE KULAK VER BU SESSİZ YIĞIN

     BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR”

   Gezimizin ilk hareket noktasını Kilitbahir köyü oluşturdu. Bu köy Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’un fethinden hemen sonra 1461-1462 yıllarında Çanakkale boğazının en dar yeri olan 1250 metre genişliğindeki bu yere boğazın geçişini kontrol altına almak maksadıyla bu kaleyi inşa ettirir. Karşı sahilde de Kale-i Sultaniye bugünkü adıyla Çimenlik kalesi bulunmakta. Bu kale bugün Askeri Müze olarak hizmet vermektedir. Buradan sonra ki ziyaret yerimiz en önemli tabyalarımızdan biri olan Namazgah tabyalarıdır. 17. yüzyıllardan itibaren Boğaz savunmasını güçlendirmek maksadıyla Anadolu ve Gelibolu yakasında topçu bataryalarının yerleştirdiği tabyalar inşa edilmiştir. Bu tabyalar arasında ayrı bir öneme sahip olan Aziziye Tabyasıdır. Bu tabya aynı zamanda Seyit Onbaşı tabyası olarak da anılıyor. Bu tabya Çanakkale savaşlarının kazanılmasında önemli rol oynayan bir tabya olduğu bilinmektedir. Yıl 1914 Osmanlı İmparatorluğu yanında Almanya, Avusturya ve Macaristan ile beraber dünyanın en güçlü ordularına karşı mücadele ediyor. Vatan topraklarımızı ele geçirmek için Çanakkale boğazına kadar gelen İngiltere, Fransa, Rusya ve beraberlerinde getirdikleri binlerce sömürge askeri bir araya gelerek Vatan toprağımıza saldırıya geçtiler. Bu düşman güçlerinin amacı Çanakkale boğazından geçerek şayet İstanbul’u aldıkları takdirde ezelden beri büyük kinleri olan Osmanlı İmparatorluğu tarihe karışacak ve Türk milleti göz koydukları bu topraklardan atılacaktı. Osmanlı devletini yok etmek için ise mutlaka Çanakkale boğazından geçmek gerekiyordu. Düşmanın bu planını engellemek için boğaz mayınlar döşenerek ve tabyalara etkili toplar yerleştirilerek önlemeye çalışılmıştır. 

   Çanakkale Savaşları bir ölüm kalım savaşıdır. Bu savaş da 250 bin şehit vererek Türk toprağına düşmanın ayak basması önlenmiştir. Çanakkale de şehitlik mekanları Türk Milletinin tarihinde örnek teşkil eden özel bir yerdir.