ABD ve yamağı İsrail Gazze’den, Lübnan’dan Irak’tan ve Suriye’den sonra şimdide İran’a birlikte saldırıyorlar. Sebep olarak da İran’ın nükleer silaha sahip olmasını gösteriyorlar. ABD Irak’ı işgal ederken de Saddam’ın kimyasal silaha sahip olduğu yalanına sarılarak Irak’ı işgale kalkışmıştı. Saldırıların ilk gününde İran’ın önde gelen yöneticilerini casuslarının yardımıyla birer birer öldürerek kaos çıkarmak istenmişlerdir.  Gazze de yaptıkları gibi İran’da da okulları devlet dairelerini bombalayarak harabeye çevirdiler, Bir okulda 170 çocuğu katletmeleri dünya kamu oyunda büyük tepkilere neden olmuştur.

Dengesiz Trump’un İran’a karşı yaptığı şantaj mahiyetindeki açıklamalar ciddiyetten uzak biri olduğunu ortaya koymuştur. Son şantaj açıklamalarında Çok ağır saldırılardan söz ederek “İran bu gece yok olacak” devamında “Bu gece koca bir medeniyet yok olacak” açıklamaları dünya kamu oyunda heyecan yaratmıştı. Bunun böyle olmayacağını bilen Trump İran’la 15 günlük ateş kes anlaşması yaparak şantaj açıklamalarının ciddiyetsizliğinden kurtulmuş oldu.

   Trump ve eski Başkan Baydın Suriye’de terör örgütlerine silah ve maddi destek sağlayarak onların gölgesine sığınması ABD’nin Orta Doğuda sorun yaratan bir ülke olduğunu ortaya koymuştur. Trump geçmiş dönemdeki başkanlığı sırasında tarihsel olarak üç semavi dinin kenti olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak açıklaması İslam ülkelerinin tepkilerine neden olmuştu.

Trump cumhurbaşkanlığına geldiği günden beri cahilliğinden olsa gerek tarihi bir hata olarak İsrail Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararı bölgeyi çatışmaların yaşandığı arenaya çevirmiştir.  BM genel kurulu ve Güvenlik Konseyi Trump’un bu kanunsuz kararına karşı çıkmıştır.

 Ortadoğu’da terör örgütleriyle amansız bir şekilde mücadele eden ülkemiz ayrıca Filistin’in, Kudüs’ün, Batı Şeria’nın ve Gazze’nin özgürlüğü içinde BM genel kurulunda ve Güvenlik Konseyinde hukuki yönden mücadelesini sürdürmektedir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ABD’nin ve İsrail’in oldu bittilerine karşı çıkarak Kudüs ve Filistin meselesini dünya kamuoyuna taşıyarak bu iki eşkıya ülkeyi şikayet etmiştir.

  Bölgemizde oynanmak istenen art niyetli Bizans oyunu karşısında Başta Cumhurbaşkanımız Erdoğan olmak üzere AK Parti iktidarı akıllı ve soğukkanlı bir dış politika izleyerek mağdurların ve mazlumların savunucusu olmuştur.  Bundan dolayı Türkiye Kudüs meselesini BM Genel Kuluna taşıdığında 190 üye ülkeden 128’nin olumlu oyunu almıştır.

   Filistinliler İsrail askerlerinin mermilerine hedef olurken, ABD  Kudüs’ü İsrail in başkenti yaparken Müslüman ülkeler nasıl bir tepki gösteriyor derseniz; açıkça ifade etmek gerekirse bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın politikası izliyorlar. Şayet Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olmasa Müslümanları savunacak bir Allahın kulu çıkmayacak. Ne acı ki İsrail 56 Müslüman ülkesini hiçe sayarak efelenmesini sürdürüyor. Buna sebep de Arap ülkelerinin teknolojide, bilimde, sanatta, edebiyatta, eğitimde geri kalmışlıklarıdır.  Ayrıca körfez ülkelerinin başında bulunan yöneticilerin yetersizliğini, cehaletini, tembelliğini, beceriksizliğini de buna dahil edebiliriz. İşte İsrail Arapların bu yapısını ve bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını bildiği için Filistinlilere karşı her türlü şiddeti uygulayarak ülke sınırını her gün bir adım daha ileri taşımaktadır…