Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu 30 gün içinde gerçekleştirdiği uluslararası başarılar onu gerçekten Türkiye’nin lideri olmaktan da öte bir dünya lideri olduğunu ortaya koydu.
Türkiye’nin dünya genelinde çok kısa zamanda elde ettiği bu büyük başarılarda muhakkak ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın payı büyüktür. Telefon diplomasisi ile ülkeleri bilgilendirmiş olması yararlı olmuştur. Bütün bu olanlardan sonra bazı ülkelerin medyası bile yaptıkları yayınlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bir Dünya Lideri” olduğu konusunda birleşmeleri ülkemiz adına gurur vesilesi olmuştur.
Cumhurbaşkanı 23 Eylul’de BM kürsüsünden 15.nci kez hitap ederek İsrail’in Gazzede ki soykırımını ve Filistin’nin devlet olarak tanınmasını dile getirdi. İsrail’in 1947 de sahip olduğu toprak neresiydi bugün neresidir. İsrail saldırılarla toprağını genişletirken Filistin’in sahip olduğu toprağının giderek küçüldüğü görülmekte. Yıllardır devam edegelen İsrail’in bu haksız ve saldırgan tutumu 193 ülkenin katıldığı BM toplantısında dile getiren Türkiye’nin yanında yer alarak Filistin’e destek oldular.
Türkiye’nin ısrarla üzerinde durduğu Filistin konusunu 15 üyeli BMGK’e taşıyarak burada ABD’nin karşı çıkmasına rağmen Türkiye’nin öncülük ettiği teklife 14 üyenin evet demesi Türkiye’nin haklı olduğunu göstermiştir. Bilindigi üzere 15 üyeli Güvenlik Konseyinde ele alınan teklife bir üye karşı çıktığı takdirde o teklif reddedilmiş oluyor. Bu haksız ve adaletsiz uygulamaya karşı çıkan Cumhurbaşkanımız Erdoğan BM kürsüsünden defalarca “Dünya beşten büyüktür” sözleri kabul gördü ve birçok ülkede slogan halini aldı.
BM grubunda böylesine gurur verici bir gelişme yaşanırken içimizdeki mantıksız muhalifler tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hak etmediği halde “diktatörlükle” suçlamaları haksız ve çirkin bir saldırıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geçmişi hep başarılarla dolu bir liderdir. Geceli gündüzlü çalışarak saymakla bitiremediğimiz birçok büyük eserin altında şüphesiz ki 24 yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası bulunmaktadır. Dünya genelinde lider ülke olma konusunda bir gayretin içinde olan Türkiye’miz ancak gelişmiş ekonomisiyle, iç ve dış siyasi konulardaki örnek tutumuyla bunun mümkün olabileceğini söyleyebiliriz. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün yapmak istediği de budur.
Bugün gelinen noktada iktidarıyla muhalefetiyle birlik ve beraberlik içinde olmanın zorunlu olduğu bir dönemden geçiyoruz