Daha sözün başında Belediyeciliği tarif edecek olursak günün 24 saatinde vatandaşın hizmetinde olan, vatandaşla iç içe, karşı karşıya olan; sorunlarını çözmeye çalışan ve vatandaşına rahat ve huzurlu bir ortam hazırlayan kurum olarak tarif edebiliriz.
Belediyeciliğin tarihine bir göz atacak olursak, bunun batıda doğduğunu ve geliştiğini görürüz. Bugün batının gelişmiş kentlerinde bir Belediye Başkanı sadece yerel halkın sorunlarıyla ilgilenen değil, ülke siyasetinin de önde gelen simalarından biridir.
Son yıllarda bizde de yerel yönetim yasasında köklü değişiklikler yapılarak Belediyeler geniş yetkilerle donatılmak suretiyle kentlerin sorunlarını çözecek bir konuma getirildi. Kim ne derse desin, buda AK Parti iktidarının güçlü dönemiyle oluşmuştur. Birçok yönden hizmet etme özelliğini kaybetmiş olan Belediye yasaları günün şartlarına göre düzenlenerek işlerlik kazandırılmıştır. Geçmiş iktidarlar döneminde değiştirilmesi konusunda defalarca çalışmalar yapılmış, fakat merkeziyetçi zihniyetin ısrarlı tutumu yüzünden bir türlü gerçekleşememiştir.
Koalisyonlar döneminde Belediye yasası hazırlık komisyonunda o sıralar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan, cumhurbaşkanımız Erdoğan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bulunmakta idi. Ben de Tomarza Belediye Başkanı olarak DSP’yi temsilen bulunuyordum. Fakat koalisyon iktidarının topu taca atması yüzünden hazırlanan bu taslak ne gündeme alındı, nede üzerinde duruldu.
AK Parti iktidarının önemli hizmetlerinden biride, hizmet etme azim ve kararlılığında olan Belediye Başkanlarını yetki yönünden güçlendirmiş olmasıdır.
Günümüzde çağın gereklerine en uygun hareket eden Belediye Başkanları, bugün gerçekten çağdaşlaşma yolunda topluma yön veren yöneticiler konumundadırlar. Yinede kısıtlı maddi imkanlarına rağmen yaptıkları önemli hizmetler kentlerimizin vitrinini oluşturmaktadır.
Belediye hizmetinin olduğu her yerde yan yana gelen kişiler öncelikle belediyenin olumlu ve olumsuz başarılarından söz ederler. Bir ilde, bir ilçe de mülki idarenin başarılı, yada başarısız olduğundan bahsedildiğini hiç duydunuzmu? Her zaman hedefte “Vurun abalıya” misalinde olduğu gibi Belediye Başkanları hedefte yer almıştır. Neyse ki Kayserimizde başarılı hizmetleriyle taktir toplayan Büyükşehir Belediye Başkanlarımız ve Merkez İlçe Belediye Başkanlarımız yaptıkları önemli hizmetleriyle haklı olarak övgüyü hak etmişlerdir. Elbette ki diğer ilçe Belediye başkanlarımız da başarılı hizmetlere imza attıkları bir gerçektir.
Bazı Belediye Başkanlarının yetkilerini kötüye kullanarak rüşvetti, yolsuzluktu derken çıkar sağladıklarını savcılıkların iddianamelerinden anlıyoruz.. Bu konuda takibata uğramış onlarca Belediye Başkanı bulunmaktadır. Dahada üzücü olanı bazı Belediye Başkanları Belediyenin gelirlerini aralarında pay etmek için örgüt kurdukları da bir vakadır, Böylesi soyguncular hakim ve savcılıklarda hesap vermektedirler Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu rüşvet ve yolsuzluktan tutuklanarak Silivri cezaevinde yatmaktadır. Bu şahıs 402 kişiden oluşan “Çıkar amaçlı suç örgütü” kurarak yüz yılın en büyük yolsuzluğunu yaptığını İstanbul Başsavcılığının 3900 sayfalık iddianamesinden anlıyoruz
“HALKA HİZMET, HAKKA HİZMET “ anlayışı içinde çalışan her Belediye Başkanı elbette ki yerel seçim günü geldiğinde halkının takdirini ve tercihini kazanacaktır.
Rüşvetle yolsuzlukla anılan Belediye Başkanları ise kendi çıkarları için harcadıkları her kuruş da o belde insanın hakkı olduğunu hatırdan çıkarmamaları gerekir.