AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı kini olan art niyetli medya mensuplarından her eline mikrofonu ve kalemi alan kindarlar yalan yanlış aklına estiği gibi veryansın ediyorlar. Erdoğan’ın her konuşmasında yaptığı ve yapacağı büyük projelerden söz ediyor olması muhalefet partisi CHP’yi de çileden çıkarıyor. Ana Muhalefet Partisi de şayet programında ne gibi hizmet projeleri varsa Cumhurbaşkanımızın yaptığı gibi çıkıp milletimize açıklaması gerekir. Şurası bir gerçek ki bu konuda muhalefet tarafından yapılan her türlü konuşmalar ve yazılanlar karın darlığından başka bir şey değildir.  

Muhalefet yanlılarının bir başka iftirası da ikide bir Erdoğan için cumhuriyetin ayarını bozduğundan söz ediyorlar. Gözünüze dizinize dursun AK Parti 25 yıldan beri iktidarda Cumhuriyetin temel nitelikleri hakkında en ufak bir değişiklik oldumu? İktidara karşı iftira çamuru atmak için bu sol çevrelerin iki sermayesi vardır biri Atatürk, diğeri Cumhuriyet. Bütün bir millet olarak müşterek sahip olduğumuz bu iki önemli konunun belli kesimler tarafından sıkışınca istismar edilmesine kesinlikle gönlümüz razı değildir. Gerçi bu çeşit ithamlarda bulunanların nasıl bir art niyet taşıdıklarını milletimiz tarafından çok iyi bilinmektedir. 

Bazı köşe yazarları 20-25 yıl öncesiyle bugünün hayat şartlarını mukayese ederek iktidarı eleştirmeye kalkışmaları bunların dünya gerçeklerinden habersiz olduklarını gösteriyor.

İktidara karşı yapılan acımasız eleştirilerden biride cumhuriyeti ve laik demokratik devlet düzenini yıkarak yerine hilafetin getirileceğinden söz edilmekte.  Yahu insan biraz ölçülü ve insaflı atar. Cumhuriyet 1923 tarihinde kuruldu, o günden bugüne kadar hiçbir iktidar mensubu çıkıp da ben bu idare şeklinden memnun değilim hilafeti getireceğim diye bir ifadede bulunmadı. Hayret nereden çıkıyor rüya tabirini andıran bu gibi asılsız dedikodular.  Cumhurbaşkanımızı hedef aldıkları konulardan biride Terörsüz Türkiye üzerine olan çabalarıdır. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi tahrik etmek için ileri geri konuşmaktalar. Ben şahsen emekli bir asker olarak üstelik de fiilen savaşa katılmış bir gazi olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bugüne kadar ne askeri nede şehitlerimizi incitecek bir ifadesinin olmadığına tanığım.  Kısaca ifade etmem gerekirse iktidara ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı aslı astarı olmayan bu çeşit iftira kokan suçlamaların yalan ve maksatlı olmaktadır.  

Toplumda ve medyada gerek söz söylemenin gerekse insanları hedef alarak kalem kullanmanın mutlak bir ölçüsü ve mantığı olmalıdır. Şayet bir kimse, yada bir toplum suçlanacaksa ağızdan çıkan ifade ve yazılan yazı gerçek bir kaynağa dayanmalıdır. Yoksa nasıl olsa arayıp soran yok al eline kalemi devekuşu misali aklına ne geliyorsa at atabildiğin kadar mantığı doğru değildir. Medyada yorumcuların ve gazetelerdeki köşe yazarlarının toplumu aydınlatmak yönünde görevleri büyüktür. Bir ikinci husus da söyledikleri ve yazdıkları konusunda toplumsal sorumlulukları da oldukça fazladır.