Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın günlük programlarını izlerken hep merak ederim, durup dinlendiği ve uyuduğu zaman nedir diye. Büyük Türkiye yaratma sevdası ve tutkusu olan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın çalışma usul ve yöntemleri biraz da 8. Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal’ın kine benzemekte. Sadece ondan farklı tarafı Erdoğan’ı sevmeyen iç hainlerle dış düşmanların çok olmasıdır. Bunun da sebebi Erdoğan ülkesini ve milletini çok sevmesi ve 81 ilimizde takdire şayen hizmet eserlerinin vatandaşın hizmetine sunulması ve dünya ülkeleri arasında Türkiye’nin gelişmiş bir ülke olmasını istemesidir.

Cumhurbaşkanımızın Irak ve Suriye konusunda haksız olarak eleştirenlere cevap olmak üzere Devlet Bahçeli bir konuşmasında “ Sayın Cumhurbaşkanımızın Suriye ve Irak’ta takip etmiş olduğu politikalarda bir tutarlılık, kararlılık görülmektedir MHP olarak bu tutarlı politikalar devam ettikçe Sayın Cumhurbaşkanı’nın yanındadır.” İşte Türkiye’mizin itibarı için dosta düşmana karşı muhalefet partilerince söylenmesi gereken söz budur. 

Ben başka yazılarımda da ifade ettiğim gibi bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu dış sorunlar yumağının çözümünde Cumhurbaşkanımız Erdoğan gibi birinin başta bulunması ülkemiz adına büyük bir şanstır. Siz bakmayın onun aleyhinde yazanlara, konuşanlara. Bu istemezükçülerin çıkar menfaatleri zedelendiği için böyle atıp tutuyorlar. AK Parti döneminden önce bunlar için at beylik minder beylikti, altın dönemlerini yaşamaktaydılar. Devlet kurumlarını dizayn etmek için el atmadığı kurum kalmadı dersek yeri vardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan Kamuda çalışma düzenini ve hantal memuriyet anlayışını değiştirmek için ne kadar çaba harcadığını biliyoruz. Bunun için bürokratik oligarşiyi yıkıp yerine “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını hakim kılmak için personel yasasında önemli değişikliklere imza atmıştır.

Türkiye’nin gelişmesini ve ileri gitmesini sağlamak için ülke genelinde çok büyük proje eserlerini gerçekleştirerek halkın hizmetine sunmuştur. Bugün bazı şehirlerimizde önemli hizmetlerin yerine getirilmesinde beklenen başarıyı gösteremeyen Belediye Başkanlarının görevlerini bırakmaları için ısrarla istemesinin elbette ki haklı bir yanı vardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu hizmet üretme başarısızlığını metal yorgunluğu olarak yorumlamaktadır.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan D-8 zirve toplantısındaki konuşmasında Dolar ve eure’nın baskısından kurtulmak için üye ülkelerin dış ticarette kendi paralarını kullanmalarını önerdi. Bunun için bir “Takas odası” kurularak milli parayla ticaret yapmanın önemi üzerinde durdu. Üye ülkelerin maliye ve ekonomi bakanları ile merkez bankaları bir araya gelerek takas odası kurulmasının çalışmasına başlanması konusunda prensipte anlaştılar.  

İslam ülkelerini bir araya getirerek ABD’nin ve AB’nin sömürüsünden kurtarmak için Cumhurbaşkanımız Erdoğan birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemini vurguladı. Ayrıca D-8 üye grubuna diğer İslam ülkelerini de dahil ederek bu sayının 20’ye çıkarılmasını istedi. 

Bugüne kadar birbirlerine karşı zıt kutup içinde hareket ederek her biri ayrı telden çalan özellikle Arap ülkeleri aklını başına almalı. ABD’nin kurnazca şeytani planıyla bir araya gelemeyen İslam ülkelerinin üzerlerine adeta ölü toprağı serpilmiş gibi. Bu ülkeleri uyandırmak ve etkin bir İslam birliği kurmak için Cumhurbaşkanımız Erdoğan girişimlerde bulunmaya başlamıştır. Benim her zaman ifade ettiğim gibi Cumhurbaşkanımız Erdoğan sadece Türkiye’nin lideri değil, aynı zamanda bütün İslam aleminin de lideri konumundadır. Keza birçok Arap ülke vatandaşları da aynı ifadede bulunmaktadırlar. Ülkemizin iç hainleri ile dış düşmanlarının Erdoğan’ı sevmemelerinin sebebi çok çalışıyor olması, dev hizmet eserleri üretmesi, onurlu ve dik duruş sergilemesidir. Onun için her zaman dua ederim; Allah onu her zaman hainlerin ve dış düşmanların ihanetinden korusun diye…