AK Parti dışındaki belli muhalefet partilerinde liderlik kavgası  bulunmaktadır. Bazı partiler seçimlerde umdukları başarıyı elde edemeyince başarısızlığın sorumluluğunu lidere yüklerler. Genel başkanlığa hevesli olanlar da bunu bir fırsat bilerek tabanında tepkisini arkasına alarak mevcut başkana karşı veryansın ederler. Yenilgiyi kabul etmeyen bazı genel başkanlar da ben bu makamı kolay yolda bulmadım kapı gibi tapum var dercesine bir tavır içine girer. Bazısı da genel seçimlerde şu kadar yüzde oy alamazsam kendimi başarısız sayarak gereğini yaparım diyerek bir teminatta bulunsa da yine de başarısızlığını  pişkinliğe vurup başkanlığı bırakmaz.  

CHP 1950 yılından beri gelmiş geçmiş bütün genel başkanlar döneminde genel ve yerel seçimlerle cumhurbaşkanlığı seçimini bir türlü kazanamamıştır. Bunun da yegane sebebi askerlerin her on yılda bir darbe yapma geleneğine destek vererek vesayeti kabul etmiş olmalarıdır     

Bugüne gelindiğinde genel seçimlere aşağı yukarı iki yıl olmasına rağmen CHP de kanatlanmadan uçmak isteyenlerin tezgahladığı bölünmeler üçe ayrılmış durumda. 13 yıldır partinin genel başkanlığını sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu’nu 38.kongre de rüşvetle satın alınan delege oylarıyla seçim kaybettirmenin şaibesi mahkemeye taşınmıştır. Bunu tezgahlayanda şu an rüşvetten ve yolsuzluktan ceza evinde bulunan Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel idi. Mahkemenin verdiği kararda kongreyi geçersiz sayarak Özgür Özel’in genel başkanlığını iptal ederek Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden genel başkanlığa getirmiştir.  İşte bundan sonra CHP de ipler koparak parti içinde birtakım olumsuzlukların ve güç savaşlarının yaşanmasına neden olmuştur. Basın mensuplarının haberine göre şu an parti üçe bölünme noktasında. Bir yanda haklı olarak mahkeme kararıyla yeniden CHP’nin başına dönen Kemal Kılıçdaroğlu ve taraftarları. Bu grubun bütün çabası partinin rüşvetten yolsuzluktan ve şaibeden kirlenmiş olan parti kimliğini temizleyerek eski haline kavuşturmaktır. İkinci grup da ise Ekrem İmamoğlu taraftarları bulunuyor. Bunlarda Ana Vatan partisi benzeri bir parti kurarak sağ merkezli dört eylimi birleştirecek yeni bir parti kurmanın düşüncesi içindeler. Üçüncü grup ise Özgür Özel’in başını çektiği bir gruptur ki bunlarda sol merkezli yeni bir parti kurarak CHP’den ayrılmak istiyorlar.  Aşağı yukarı partinin ismi de hazır parti binası da tutulmuş oda hazır.

Atatürk’ün bir amaç uğruna kurduğu 103 yıllık CHP’ye gönül vermiş olan vatandaşların arzusu partinin bu durumlara düşmemesi görüşündedir. Kim ne derse desin partinin bu durumlara düşmesinden Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel sorumludur. Her şeyden önce kongreye rüşvet ve yolsuzluğu bulaştırarak şaibeye meydan vermek suretiyle partinin ismini kirletmiş oldular.  Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlucular gece mitingleri düzenleyerek estiler gürlediler saman alevi gibi yanıp sonra sönünce  pusulayı şaşırdıklarını anladılar. Sora parti kurmuş olsalar bile muhalifleri tarafından rüşvetle yolsuzlukla suçlanacaklarının farkındalar. Bunu anlayan Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel taraftarları iki arada bir derede kaldıklarını görerek CHP’den ayrılmamak için ayak sürümeye başladılar. Çünkü Atatürk’ün kurduğu partiden ayrılmak son derece zordu fakat ayrılmak başa gelince dedemizin babamızın partisi demeye başladılar.