Ağustos ayı Milletimizin gururla kutladığı bir zafer ayıdır.1071 Malazgirt zaferinin 955.yıl dönümünü 30 Ağustos Büyük Taarruz Zaferinin 104. Yıl dönümünü gururla ve büyük bir coşku ile Agustos ayında kutluyoruz Her iki Zafer Bayramı da Büyük Türk Milletine kutlu olsun.

Her yıl kutlamakta olduğumuz milli bayramlarımızın muhakkak ki büyük bir önemi vardır. Bu günlerin her biri için binlerce şehit verilmiş, acı çekilmiş, yokluk içine düşülmüş ve millet olarak büyük fedakarlıklara katlanılmıştır. Onun içindir ki dünya ülkelerinden bir çoğununun sahip olduğu milli bayramı Türk Milleti’nin ki kadar bedel  ödenerek kazanılmamıştır.

Bu yıl 104. yılını kutlamakta olduğumuz 30 Ağustos Zafer Bayramını 1922’nin duygusuyla kutlarken kazanmanın sevincini de aynı coşkuyla yaşamaktayız. Bugünün zafer sevincini bizlere yaşatan isimsiz kahramanlardan ikisinin resmi çalışma odamın duvarında asılı bulunmaktadır. Türkiye Muharip Gaziler Derneği tarafından bastırılıp, bütün şubelerine dağıtılmış olan bu resmi isterim ki her kesin köşesinde asılı olsun ve bu vatanı kimlerin hangi şartlar altında kurtardığını düşünsün. Milli mücadele yıllarında çekilmiş olan bu resimde ki iki askerin üzerlerindeki elbiseleri lime lime olmuş adeta bir ipliği çekilse 40 yaması düşecek gibi. Boyunlarında asılı duran bezden kumanya torbaları inanıyorum ki, içi günlerce tayın-ekmek yüzü görmemiştir. Birinin ayağında eskimiş parçalanmış bir ayakkabı askere giderken anasının ördüğü yün çorap tamamlamakta. Mustafa Kemal Atatürk’ün Komutasında bu Vatanın nasıl ve hangi şartlar altında kurtarıldığını hatırlatmaktadır.

Milli mücadele Savaşlarına katılan 210 bin askerden bahsederken; erinden komutanına kadar farklı bir şart içinde olmadıklarını görüyoruz. Cephede erler aç ise Komutanı da aç kalmış üzerlerinde elbisesi yırtıksa komutanınki de yırtıkmış. İşte Büyük Türk Milleti 7 düvele karşı savaşıp zafer kazanması sonunda milletine yaşattığı sevinç bu birlik ve beraberlik ruhu içinde kazanılmıştır.

Genel Kurmay Başkanlığı milli mücadele de kazanılan savaşları örnek alarak bu günkü Kahraman Ordumuz üzerinde test ederek Subayıyla, Assubayıyla ve erleriyle hamasete kaçmadan geleceğe hazırlıklı olmak için titizlikle senaryoların hazırlandığını tahmin ediyorum. Saddam döneminde Irak’ta yaşanan savaş sırasında Irak ordusunda gördüğümüz disiplinsizlik ve vatan sevgisinin yokluğu ne yazık ki çözülmenin ve teslimiyetin sebebi olmuştur. Saddam’ın ordusu ABD güçleri Irak’a girdiğinde bir tek mermi atmadan teslim olması son derece düşündürücü ve hazin bir durumdur. 

Güçlü bir orduya sahip olmak için güçlü bir manevi inanca vatan ve bayrak sevgisine sahip olan askerlerden oluşması gerekmektedir. Vatan Millet ve Bayrak duygusu taşımayan bir askerin savaşta galip gelip zafer kazanması mümkün değildir. 

Gelişen harp sanatı tekniğiyle Savunma Sanayi tesislerimizde üretilen uçak araç gereç mühimmat ve silahlara sahip olan Ordumuz eminim ki gelecek için milletimizin umut ve güven kaynağını oluşturmaya devam edecektir.