YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, köprü ve otoyol geçiş ücretlerinde son bir yılda ve beş yılda yaşanan artışları karşılaştırarak, ulaşım maliyetlerinin vatandaşın bütçesi üzerindeki yükünün giderek ağırlaştığını söyledi.

Genç, özellikle son bir yıllık tabloya dikkat çekerek şunları söyledi:

“Vatandaşın gelirindeki artış ile ulaşım maliyetlerindeki artışı yan yana koyduğumuz zaman tablo çok açık. Net asgari ücret bir yılda yüzde 27 arttı. Buna karşılık 2025 yılında otomobiller için 590 lira olan Ankara–Niğde Otoyolu bugün 925 lira. Bir yıllık artış yüzde 56,8. Yani Ankara–Niğde Otoyolu’nun ücreti, asgari ücretteki artışın iki katından fazla arttı.”

Genç, Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprülerinde de benzer bir tablo bulunduğuna dikkati çekerek, “Osmangazi Köprüsü’nde otomobil geçişi 2025’te 795 liraydı, bugün 1.170 lira. 1915 Çanakkale Köprüsü’nde de 795 liradan 1.170 liraya çıkıldı. Her iki köprüde bir yıllık artış yüzde 47,2. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ise 80 liradan 110 liraya yükseldi, buradaki artış da yüzde 37,5. Vatandaşın maaşına yüzde 27, yola yüzde 47, yüzde 57 zam yapılıyor” dedi.

En düşük emekli aylığındaki artışın da otoyol ve köprü zamlarının gerisinde kaldığını belirten Genç, “Temmuz 2025’te en düşük emekli aylığı 16 bin 881 liraydı. Temmuz 2026 itibarıyla 23 bin 552 liraya yükseldi. Bir yıldaki artış yaklaşık yüzde 39,5. Ankara–Niğde Otoyolu ise aynı dönemde yüzde 56,8, Osmangazi ve Çanakkale köprüleri yüzde 47,2 arttı. Yani sadece asgari ücretliyi değil, en düşük aylığı alan emeklinin gelir artışını da aşan bir otoyol ve köprü zamları tablosuyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

“BEŞ YILDA İSTANBUL–ANKARA YAKLAŞIK DOKUZ KATINA ÇIKTI”

Aşkın Genç, asıl çarpıcı tablonun son beş yılın rakamlarında görüldüğünü belirterek şöyle konuştu:

“Beş yıl geriye gittiğimizde bu fiyatların hangi noktaya geldiğini çok daha net görüyoruz. 2021 yılında İstanbul–Ankara Anadolu Otoyolu’nda otomobil geçiş ücreti 37 lira 50 kuruştu. Bugün 338 lira. Artış yüzde 801. Yaklaşık dokuz katına çıktı.

Osmangazi Köprüsü 2021’de 147 lira 50 kuruştu. Bugün 1.170 lira. Beş yıllık artış yüzde 693. Ankara–Niğde Otoyolu 144 lira 50 kuruştan 925 liraya çıktı, artış yüzde 540. İstanbul–İzmir Otoyolu’nda Osmangazi Köprüsü dahil tam güzergah 2021’de 367 lirayken bugün 2 bin 525 lira. Buradaki artış da yaklaşık yüzde 588.

Bunlar yüzde 10, yüzde 20’lik artışlar değil. Beş yılda bazı yolların geçiş bedeli altı, yedi, sekiz, dokuz katına çıkmış durumda. Vatandaşın kullandığı yol aynı yol, ama ödediği bedel artık bambaşka bir seviyede.”

“2026’DA ALTI AY İÇERİSİNDE İKİNCİ KEZ ZAM YAPILDI”

Aşkın Genç, özellikle 2026 yılı içinde bazı yap-işlet-devret projelerinde iki ayrı fiyat artışı yapılmasına dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Daha yılın başında bu ücretler artırıldı. Ankara–Niğde Otoyolu 590 liradan 740 liraya çıkarıldı, altı ay sonra 925 lira oldu. Osmangazi 795 liradan 995 liraya çıkarıldı, ardından 1.170 liraya yükseltildi. 1915 Çanakkale’de de aynı şekilde 795 liradan 995 liraya, sonra 1.170 liraya gelindi. Vatandaşın maaşına yıl içerisinde ikinci bir artış yapılmazken geçiş ücretlerine altı ay içerisinde ikinci kez zam yapılmasının izahı nedir?”

“BİR AİLENİN İSTANBUL–İZMİR GİDİŞ DÖNÜŞÜ 5 BİN LİRAYI AŞIYOR”

Genç, geçiş ücretlerinin vatandaşın seyahat özgürlüğünü de doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bugün bir otomobil İstanbul–İzmir Otoyolu’nun tamamını kullandığında Osmangazi Köprüsü dahil tek yönde 2 bin 525 lira ödüyor. Gidiş dönüş sadece otoyol ve köprü ücreti 5 bin 50 lira. Daha deposuna bir litre yakıt koymadık. Yemeği, diğer masrafları yok. Dört kişilik bir ailenin kendi otomobiliyle memleketine, akrabasına veya tatile gitmesi bile ciddi bir bütçe meselesi haline gelmiş durumda” diye konuştu.

“KAYSERİ’DEKİ ÜRETİCİNİN ÖDEDİĞİ GEÇİŞ ÜCRETİ SONUNDA VATANDAŞIN SOFRASINA YANSIYOR”

Kayseri’nin üretim, sanayi ve ihracat yapısı açısından otoyol ücretlerinin yalnızca bireysel araç sahiplerini ilgilendirmediğini vurgulayan Genç, taşımacılık maliyetlerine de dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Kayseri üreten, ihracat yapan ve ürettiğini Türkiye’nin dört bir yanına gönderen bir şehir. Kamyonun, TIR’ın otoyola ve köprüye ödediği her ilave lira nakliye maliyetidir. Nakliye maliyeti yükselince bunun bedelini yalnızca nakliyeci ödemiyor. Sanayicinin maliyetine, esnafın maliyetine, marketteki ürünün etiketine ekleniyor. En sonunda yine vatandaş ödüyor. Dolayısıyla otoyol ve köprü zamları aynı zamanda enflasyon meselesidir.”

“YOL YAPMAK YETMEZ, VATANDAŞIN O YOLU KULLANABİLMESİ GEREKİR”

Aşkın Genç, ulaşım altyapısının vatandaş açısından erişilebilir olması gerektiğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Kimse yol yapılmasın, köprü yapılmasın demiyor. Türkiye’nin modern ve güvenli bir ulaşım altyapısına ihtiyacı var. Ancak bir yatırımın başarısı yalnızca kaç kilometre yol yaptığınızla veya seyahat süresini kaç dakika kısalttığınızla ölçülemez. Vatandaşın o yolu kullanıp kullanamadığına da bakmak zorundasınız. Bir asgari ücretlinin maaşını yüzde 27 artırıp Ankara–Niğde Otoyolu’na yüzde 56,8 zam yaparsanız, ‘vatandaşın bütçesini gözetiyoruz’ diyemezsiniz. Emeklinin gelirindeki artışı bile aşan köprü zamları yapıyorsanız burada kamu yararı sorgulanır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı geçiş ücretlerinin hangi maliyet hesabıyla belirlendiğini, yap-işlet-devret projelerinde zamların hangi formüle göre yapıldığını ve neden bazı projelerde altı ay içinde ikinci kez fiyat artışına gidildiğini kamuoyuna açık biçimde anlatmalıdır. Yol vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için yapılır. Vatandaşın bakıp da ‘çok pahalı, buradan geçmeyeyim’ diyeceği bir kamu altyapısı anlayışı kabul edilemez.”