İstanbul Büyükşehir eski Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Silivri’de ki Marmara kapalı cezaevinin yeni duruşuma salonunda 33. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda 4 günlük savunmasının üçüncüsünü yaptı. İmamoğlu birinci duruşmasında iddianameye cevap vermek yerine mahkeme heyetine 5.5 saat hikaye anlatmıştır. Hanımıyla sinemaya gidişinden tutunda mahkeme salonunun mimari özelliğine varana kadar konu etmiştir. Sizin anlayacağınız mahkeme duruşmasında şov üstüne şov yapmaktadır. Adem Soytekin’in rüşvet iddiaları ile Ali Nuhoğlu’nun anlattıkları rüşvet olayları hakkında bir tek kelime etmemiştir. Duruşmada hanımına dönerek “Dilekciğim seninle gurur duyuyorum” diyerek aldığı rüşvetlerle ilgisi olmayan konuşmalarda bulunmuştur. Anlattığı hikayesinde İstanbul’un kadim bir kent olduğundan 16 Mart 1918 de işgal edildiğini anlatmış. Pekiyi aldığı rüşvetlerle yaptığı yolsuzluklarla bunların ne ilgisi vardır. Rüşvet olarak Bodrum da aldığı villadan boğazdaki iki villadan söz etmiyor bunun yerine Fenerbahçe Kulübünün yaptırdığı Zaferin Rengi filminin galasına hanımıyla birlikte gittiğini anlatıyor. Adam 4 sayfa tutan rüşvet ve yolsuzluklarıyla ilgili önüne konan suçlamalar hakkında bir tek kelime etmiyor.

Üstelik de “Bunların her biri tarihe geçti günü geldiğinde elbette ki yüce Türk yargısı huzurunda ilgili olan herkesin hesap vereceğini adım kadar iyi biliyorum” diyerek tehditte bulunuyor. Bunu söylerken de kendisini hala geleceğin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ediyor. Ekrem İmamoğlu’na Özgür Özel ve Yeni partili milletvekilleri siyaseten destek vermeseydi mahkemede bu kadar şov yapmazdı. Yeni Parti genel başkanı Özgür Özel’in de ismi rüşvet olayına karıştığı için rüşvetçi Ekrem İmamoğlu ile ikiz kardeş oldular. Bu durumlarını kamufle etmek için her ikisi de Fetöye yalana ve iftiraya sığınarak hedef seçtikleri kimselere saldırıyorlar. Yeni Parti milletvekili Ümit Özlale Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur  Özdemir Göktaş ile Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a iftira ile saldırmasının yalanı ortaya çıktığı halde ne bu yalancı milletvekili nede genel başkanı Özgür Özel özür dileme lütfunda bulunmadı.  Üstelikte kamuoyunda tepki çeken bu yalan iftiraları şöyle dursun Özgür Özel “Bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum eline bilgi gelen bilgisi olan bu bilgiyi ortaya koysun kaya gibi arkanızdayım” diyerek milletvekillerine yalan ve iftira atmaları konusunda teşvik etmiştir. Rüşvetle ve yolsuzlukla mücadele sadece cumhuriyet döneminde olmamıştır Osmanlı İmparatorluğu döneminde de rüşvetle mücadeleye önem verilmiştir. Padişah Sultan III. Selim rüşvete karşı tarihi muhtıralar yayınlayarak devlet teşkilatında görevli bulunanlardan görevini kötüye kullanarak rüşvet alanlara ağır cezalar vermiştir. Nitekim rüşvet alma suçunu işleyen veziriazamını ve Yemişçi Hasan Paşayı idam etmiştir.

Cumhuriyet döneminde en çok rüşvet alanların sayısı son yıllarda olmuştur. Mart-2024’ten bugüne kadar yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan 41 Belediye Başkanı tutuklanmıştır. Birde bu Belediyelerin kadrolarında çalışanlar ve ismi karışan şirket sahipleri vardır ki onlarla birlikte sayıları yüzlerceyi bulmaktadır. Belediyelerin gelir kaynaklarına el uzatarak vatandaşın hakkını yiyen rüşvetten ve yolsuzluktan tutuklu bulanan Belediye Başkanları mahkemelerde hesap vermekteler. Bunlardan en çok dikkat çekeni de 4 bin sayfalık iddianame ile mahkemede yargılanan tutuklu İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’dur. Bu kişi duruşmaları bile sabote etmektedir. Devlet kurumlarına ve görevlilerine saldırarak şov yapmaktadır. Duruşmanın hakimleri ve savcısı son yüz yılın en büyük rüşvetçisinin şovları karşısında olurunda fazla sabır göstermekteler…