Oğuzların 24 boyundan biri olan Avşar boyuna mensup Dadaloğlu Tomarza yöresinde dünyaya gelmiş halk arasında dürüstlüğüyle ve mertliğiyle tanınmış 19. yüzyılda yaşamış (1868) aslında ismi Veli olan Türkmen aşıklarından biridir. Dadaloğlu Osmanlı devletinin göçebe hayatı yaşayan Avşarları zorunlu yerleşik düzene geçmelerini zorlaması üzerine karşı gelmiştir. Dadaloğlu’nun bu direnişi sosyal geleneklere ve göçebe kültürüne dayanmıştır. Osmanlının ikna için gönderdiği askeri güce Dadaloğlu silah ve kültürel güçle karşı koymuştur. Dadaloğlu temsil ettiği aşiret toplumunun tepkisini şiirleriyle dile getirmiştir. Dadaloğlu’ndan söz etmiş iken onun bir şiiri ile konumuza devam etmek istiyorum.
“Kalktı göç eyledi Avşar illeri
Ağır ağır göçen iller bizimdir
Arap atlar yakın eyler ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir
Bizim birimizi bine sayarlar
Demir donla miğfer külah giyerler
Kavgayı görünce figan koyarlar
Eli mızraklı beyler bizimdir”
Dadaloğlu daha ziyade dağları mesken tutmuş hayatını göçebe olarak geçirmiş Avşar Aşiretine mensup şiirleriyle deyişleriyle açık sözlü bir temsilcisidir. Dadaloğlu şair olan bir babanın evladı olarak eğitim durumunu anlatan Yazar Saim Sakaoğlu bir eserinde şöyle ifade etmiştir: “O şanslı bir göçerin görebileceği bir eğitimi, yani büyüklerden elde edilebilecek bir eğitimi görmüştür” derken çevrisinden elde ettiği gelenek ve kültürle yoğrularak yetişmiş biri olarak Aşiretin adeta sözcüsü olmuş biridir.
Dadaloğlu’nun şiirlerinde işlemiş olduğu tema daha ziyade Avşar hayatı üzerinedir. Bundan dolayı konularının birçoğunu aşk-sevda, yurt sevgisi ve göçer hayatı üzerine olmuştur. Şiirlerinin birçoğunda yaşanmış olan halk hikayelerinin anlatım özellikleri yansıtılmaktadır.
Dadaloğlu denilince ilk akla gelen yaşanmış olan hikayelere dayalı ağıtlar gelmektedir. Ağıtlar özellikle yaşanan acıların yürekte duyulan etkisiyle deyişlere yansıyan tabi bir ifadesidir. Ağıtlarda kesinlikle uydurma yada ilave bir ifade yoktur. Avşar aşiretinde söylene gelen ağıtlarda iyilik cömertlik mertlik ve kötülükler tema olarak işlenir. Ağıtlarda edebi güzellikleri ve seviyeli deyişleri bulmak her zaman mümkündür. Mesela acılı bir anne askerde ölen bir oğluna ağıt yakarken samimi bir benzetmede bulunması Emir Kalkan’ın Kültür Bakanlığı yayınlarından olan bir eserinde şu şekilde yer almıştır:
“Koca değil, garı değil
Daha yaşı yarı değil
Elden evvel tezkire almış
Her yiğidin kari değil”
Yine on beş gün ara ile iki oğlunu kaybetmiş olan yaşlı bir başka ana feleğe şu ağıdı ile kahretmiştir
“Taş olsa adam çekemez
On beş günde iki şelek
Beni serçe vursa yıkar
Benimle uğraşma felek”
Hakimiyet Gazetemizde yayınlanmış olan Avşar Ozan Durdu Demirel’e ait Avşar Ağıtları köşesi Avşarların geçmişten günümüze kadar olan derlemesinin yayınlanmasında Avşar olmanın bir gereğini yerine getirmiştir. Yine geçmişte Dadaloğlu kasabasının Belediye Başkanlığını yapmış olan rahmetle andığım değerli arkadaşım Mehmet Ercivan’da her yıl düzenlediği Dadaloğlu şenliklerinde bu konuya büyük değer kazandırmıştır.
Benim de Tomarza İlçe Belediye Başkanı olduğum sırada karınca kararınca ilçe kasabamız olarak yardımlarım olmuştur. Ayrıca Sarıoğlan İlçe Belediye Başkanı Mehmet Bayraklı ile o dönemde Başbakan olan Tansu Çiller’den randövü alarak Dadaloğlu Derneğine mensup başta Dernek Başkanı Fatma Yılmaz olmak üzere bir grup dernek üyeleriyle birlikte Ankara’ya giderek TBMM’nin DYP grup salonunda Başbakan Tansu Çiller’i ziyaret ettik. Burada Dernek Başkanı Fatma Yılmaz kürsüye çıkarak Avşarların sorunlarıyla ilgili faydalı bir konuşma yaptı,
Son zamanlar da Dadaloğlu şenlikleri hakkında ortaya çıkan tartışmaların doğru her ne ise ilgili tarafların bir araya gelerek tatlıya bağlamalarını arzu etmekteyiz.
Her yıl Dadaloğlu kasabasında düzenlenen Dadaloğlu şenliklerinin Avşar aşiretine birlik ve beraberlik getirmesini diliyorum.