Günümüzde devlet kurumlarını siyasetçileri iş adamlarını hatta rastgele birini algı yoluyla yıpratmak için haklarında yalan yanlış iftiralar üreterek toplumda haysiyet cellatlığı yapılması adeta gelenek haline geldi. İnsanı en çok üzende son zamanlarda yaygın hale gelen bu şirretliğe bazı yazılı ve görsel medyanın bilerek ve isteyerek alet olmasıdır. Bu yalan ve iftira senaryosunun merkezinde Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile yakın çevresine yer verilmesi ahlaksızlığın ve edepsizliğin en büyüğüdür. Üstelikte bunu yapanların başında da İYİ Parti genel başkanı Özgür Özel olmak üzere ana muhalefete mensup bazı milletvekilleri ile gazeteci kimliğine sahip köşe yazarları gelmektedir.  

Ülkenin huzur ve istikrarını bozmak isteyenler paralel yapının satılmış elemanlarıyla  işbirliği yaparak kara propaganda cellatlığı yapmaktalar. Türkiye’mizin huzur ve istikrarının düşmanları sadece Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın şahsını hedef alarak AK Parti’ye zarar vermek yönünde bir gayretin içinde bulunmaktalar. Son günlerde ortaya çıkan Fon krizi huzur ve istikrar düşmanlarının adeta sermayesi haline geldi. Sırf toplumda algı yaratmak için yalanlar iftiralar havada uçuşmakta. Bunu en çok fırsat bilenlerin başında da Özgür Özel ve partisine mensup bazı milletvekilleri gelmekte. Fon krizini kendilerine sermaye edinen bu partiye mensup kara propagandacılar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile Ticaret Bakanını hedef alarak yalana dayalı iftira atmak suretiyle haysiyet ve itibar cellatlığı yaptılar. Bunun kocaman bir yalan olduğu ortaya çıkması üzerine bakanlar iftiracılar hakkında şikâyetçi olarak konuyu mahkemeye taşıdılar.  Hani bizde bir ata sözü vardır “Kendi gözündeki merteği görmez elin gözündeki çöpü görür” diye. Oysa bu konuda en son konuşması gereken İYİ Partililerdir. Bugünkü yapıları içinde kimler yok ki rüşvetçiler yolsuzluk yapanlar tacizciler tecavüzcüler ve kara para aklayıcılar gibiler İYİ Partinin kimliğini taşımaktalar. Genel başkan Özgür Özel bu gibi şaibeli kimseleri kanatlarının altına alarak adeta avukatları gibi savunmaya devam etmekte. Hani bizde bir söz vardır üzüm üzüme baka baka kararır diye Özgür Özel’in ki de buna benziyor.  Şayet dokunulmazlığı kaldırılırsa kararması da gerçeğe dönüşecek gibi görünüyor.

Rüşvet ve yolsuzluklardan tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Beledi Başkanı Muhittin Böcek aday olması için Özgür Özel’e 20 milyon dolar verdiğini savcılık itiraf etti. Daha dün Karapara aklamasından tutuklu bulunan Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül babasının Özgür Özele 350 bin dolar verdiğini savcılıkta itirafta bulundu. Sadece bu değil İYİ Partili milletvekillerinden Veli Ağababa ve Ali Mahir Başaran da şaibe altındadır. Rüşvet almaktan ve yolsuzluktan dolayı tutuklu bulunan Belediye Başkanları hiç vakit kaybetmeden tırtıkladıkları paraları geri Belediyelerine iade etmek suretiyle seçmenlerinden özür dilemeleri gerekir. Rüşvet alma ve yolsuzluğa ismi karışan milletvekilleri de sağa-sola yalpa yapmadan meclisten dokunulmazlıklarının kaldırılmasını isteyerek hem mahkemelerde hesap vermelerini hem de cebe indirdikleri paraları hazineye iade etmelerini bekliyoruz.

Bugün milletimizin gündemi tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar rüşvet yolsuzluk taciz tecavüz ve karapara aklama gibi olaylarla meşgul. Büyük Türk Milleti bu utanç verici kirli olayları gündeminde konuşmaya layık bir millet değildir. Şu bir gerçek ki AK Parti 26 yıllık iktidarı döneminde hiçbir kirli olaya ismi karışmadan ülkenin kangren olmuş birçok sorunlarını birer birer çözerek hatırı sayılır bir ülke haline getirmiştir. Ülkenin bu gelişmesinden rahatsızlık duyan bazı çevreler sırf AK Parti’ye zarar vermek için durmadan kara propaganda cellatlığı yapmaktalar. Milletimiz bu şer güçleri karşısında uyanık olmak suretiyle huzur ve istikrara evet diyenlerin safında yer alacaklarına inanıyorum…