Türk milletinin tarihinde tarihi liderleri oldukça fazladır. Bunun da sebebi Selçukludan ve Osmanlı İmparatorluğundan beri devlet kurma ve ardı arkası kesilmeyen savaşların olması nedeniyle devlet yönetiminde yer alan kimselerin çokluğu bizim tarihi zenginliğimizi göstermektedir. Bugünkü yazımda sadece Cumhuriyet döneminden söz ederek konumuza bu yönde devam edeceğim.   

Dünyada her milletin şüphesiz ki bir tarihi birde tarihi lideri vardır mesela ABD’nin George Waşhington’u Fransa’nın Napolyon Bonapart’ı Almanya’nın Bismark’ı İngiltere’nin  Chorcil’i Pakistan’ın Muhammed Ali Cinnah’ı Mısır’ın Cemal Abdunnasır’ı bu ülkelerin birer tarihi liderleridir.  Türkiye’mizin de Tarihi Lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür milletçe kabul eder saygı gösteririz. Birçok kimsenin üzüntüsü Atatürk’ün bazı kesimler tarafından istismar ediliyor olmasıdır. CHP’nin kurucusu olan Atatürk’ü en çok da bu parti sahiplenir. Bugünler de CHP’den ayrılıp giden Yeni Partililerle CHP’liler arasında yaşanan Atatürkçülük ve Cumhuriyetçilik konusu buradan ileri gelmektedir.  Atatürkçülük ve 6 ok CHP de kaldı ve kalmaya da devam edecektir. Böylece ayrılıp giden Yeni Partinin 6 okla Atatürkçülükle bir bağları kalmadı. Şahıs olarak bu değerlerin sahibi olabilirler fakat parti kurumu olarak sahiplenmeleri pek de mümkün değildir. Daha ziyade bunu şundan anlıyoruz Yeni Partili bir üye CHP il başkanlığı binasında asılı bulunan Atatürk posterinin üzerinde ki CHP’nin 6 ok amblemini keserek çıkarıp alması posteri orada bırakması kamuoyu tarafından hiç de hoş karşılanmamıştır. Madem ki 6 oku alacaktın kesmeden Atatürk posterini de alıp gitmeliydin.   Demek ki sen 6 oku istiyorsun fakat Atatürk’ü istemiyorsun gibi bir anlam ortaya çıkıyor. Bu konuda Yeni Parti genel başkanlığı herhangi bir açıklamada da bulunmadı.

CHP’den ayrılıp gidenlerin amacı benim bir yakınımın ifade ettiği gibi niyetleri sel önündün kütük kapmaya benziyor. Sizin anlayacağınız yeniden millet vekili seçilebilmenin yada partinin çeşitli kademelerinde görev almanın düşüncesi içindeler. Açıkça söylemek gerekirse Yeni Partililerin Kemalislikle ve ulusalcılıkla herhangi bir ilgileri kalmamıştır. Nitekim Atatürk posterinden 6 ok işaretinin kesilip çıkarılması da bunu gösteriyor.

Yeni Parti genel başkanı samimi davranmıyor sebebine gelince kameraları çağırıp her gittiği yerde abdest alıp namaz kılması biraz bize abartı gibi geliyor. Şayet sen dini vecibeleri yerine getiren biri isen neden elinde içki kadehi ile mezar başında kadeh tokuşturuyorsun.

AKP ve MHP ile bazı muhafazakar partiler dışındaki bazı partilerin cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı siyaset sahnesinden indirelim derken kendi aralarında taraftar takasında bulunmaları yüzünden ne ideolojileri kaldı nede parti kimlikleri. Bilhassa illerde ve ilçelerde birbirlerine destek veren İYİ Parti Yeni Parti Sadet Partisi ve Zafer Partisi gibi partiler gelecek bir seçimde kimliklerini nasıl koruyacaklar anlamakta güçlük çekiyoruz.  Açıkça ifade etmek gerekirse bu şuna benziyor elma ile armudun karıştırılmış hali gibi. Gelecek seçimlerde Yeni Partinin bazı partilerin desteğini alarak seçime gireceği şimdiden açıkça ifade ediliyor.  Sahnelenen oyuna göre devşirme adaylarla seçime girmesi ve Fetö’cülerle içli dışlı olması bu partiye karşı saygınlığı şimdiden azaltmış gibi görünüyor. Geçmiş seçimlerde Büyük şehir Belediye Başkanlıklarına DEM partisinin İyi Partinin ve bazı diğer muhalefet partilerinin CHP adaylarına destek vermeleri bu partiyi yerel seçimlerde birinci parti konumuna getirmiştir. Şimdi CHP bu başarıyı tek başına elde etmiş gibi havalara girmekte. Fakat destek veren partilerden DEM partisi hariç hiçbirisi çıkıp da bu başarıda bizimde payımız var demiyor, Sadece bir meclis toplantısında DEM partili yürekli bir bayan milletvekili çıktı CHP’li ve İYİ Partililere hitaben yerel yönetimlerde elde ettiğiniz başarıda DEM partisinin de payı vardır ikide bir ortaya çıkıp öğünmeyin diyerek eleştiride bulunmuştu. Geçtiğimiz seçimlerde yaşanan ibretlik ittifak manzaraları sanırım Türk siyasi tarihinin hiçbir döneminde yaşanmamıştır. AKP’yi zayıflatmak ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı siyaset sahnesinden uzaklaştırmak için sergilenen ittifaklar ve sinsi oyunlar ne partilerin kimliğine nede dürüstlük ve mertlik ilkelerine yakışmamaktadır.