İran nükleer silah üretme hevesi yüzünden ABD ve İsrail’le silahlı çatışma düellosuna girişti. Bu çatışmalar halen devam etmekte. Bir ara Malatya-Kürecik kasabasında kurulu bulunan NATO füze kalkan üssüne karşı çıkarak Türkiye’ye karşı da tehditler savurmuştu. Türkiye İran’ın bir maceraya girişebileceğini düşündüğü için böyle bir füze kalkanın kurulmasına önayak olmak istemiştir. Gerçi bizim anlı-şanlı bazı muhalefet partileri bu radar üssünün kurulmasına şiddetle karşı çıkmışlardı. AKP iktidarının kararlarından biride bu radar üssünün kurulmasını gerçekleştirmiş olmasıdır.
İran’ın hava kuvvetleri komutanı ile bir milletvekilinin Türkiye’yi hedef alan tehdidinden sonra genelkurmay başkanı da “İç karışıklık sırası Türkiye’ye geldi” ifadesini kullanarak terör örgütlerini teşvike kalkışması tepkilere neden olmuştu.
Bir zamanlar Saddam’da Türkiye’ye karşı düşmanca bir tavır içine girerek Ankara’yı vuracak menzile sahip bir cehennem topu geliştirdiğini övünerek açıklamıştı. Acaba diyorum Saddam gizlendiği kuyudan çıkarılıp idam edildikten sonra bu topun akibetini merak ediyorum.
İran 1980-1988 yılları arasında Şattul Arab suyolu anlaşmazlığı yüzünden bir hiç uğruna Irak’la tam 8 yıl savaşmıştı. Bu maceralı savaş da maddi kayıplar şöyle dursun bir milyon insan hayatını kaybetmiştir.
Nükleer silah yüzünden ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı Türkiye yine de komşuluk ilişkilerini dikkate alarak bölgemizde sulh ve sükunun tesisi için çaba harcamıştır. Türkiye’nin bu iyi niyetli jestine rağmen İran yine de nankörlük edip PKK ile PEJAK’ı birleştirerek kendi toprakları içinde bulunan Şehidan kampını bu terör örgütlerine tahsis etmiştir. Nitekim güneydoğu da meydana gelmiş olan olayların planlaması ve saldırı hareketi bu kamptan yapılmıştır. Bir hafta önce İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi heyeti ile birlikte İran heyetiyle görüşerek PKK ve Pejak’ın İran topraklarında varlığına son vermesi görüşüldü. Bakalım İran bu konuyu iyi komşuluk ilişkilerini dikkate alarak terör örgütü kampını kapatacakmı yoksa eski inadını sürdürüp kulak arkasımı edecek.
İran tutarsızlıkları ve riyakarlığı yüzünden uluslararası arenada desteğini tamamen yitirmiştir. Bu yalnızlığın verdiği eziklik yüzünden pusulasını kaybetmiş olacak ki devlet yetkilileri ne yaptıklarını ve ne konuştuklarını bilemez hale geldiler. ABD ve İsrail bu devlet yetkililerinden bazı ileri gelenleri nokta operasyonuyla katletmiş bulunuyor.
İran’ın Türkiye’ye karşı sergilediği bu hasmane tutum içinde terör örgütünün varlığına son vermediği takdirde elbette bu davranışı karşılıksız kalacak değildir. Günü gelince hak ettikleri karşılık mutlaka verilecektir.