Kitaplar benim için hiçbir zaman sadece okunup rafa kaldırılan nesneler olmadı. Hayatın farklı dönemlerinde insanın elinden tutan, bazen susturan bazen de içinden geçenleri kelimelere döken yol arkadaşları oldu. Ne zaman yorulsam, ne zaman kalabalıklar arasında yalnız hissetsem, bir kitabın sayfaları arasında kendime bir köşe buldum.
Şehirlerin de insanlar gibi bir ruhu vardır. O ruh; yapılan yollarla, dikilen binalarla değil, kültüre verilen değerle güçlenir. İşte bu noktada Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kayseri Kitap Fuarı, Kayseri’ye nefes aldıran çok kıymetli bir buluşma alanı sunuyor. Fuar alanına adım attığınız anda bunu hissediyorsunuz. Sadece kitapların değil, düşüncelerin de dolaştığı bir ortam…
Benim en çok vakit geçirdiğim yer ise her zaman sahaf stantları oluyor. Yeni kitaplar güzeldir ama eski kitapların anlattığı başka şeyler vardır. Okunmuş, yıpranmış, kenarları kıvrılmış kitaplar… Sanki her biri birinden bir parça taşır. Kim bilir kimlerin elinden geçti, kimler altını çizdi, kimler aynı satırda durup düşündü. O yaşanmışlık hissi, kitabı daha da kıymetli kılıyor.
Kitap fuarını özel kılan bir başka detay da yazarlarla birebir temas imkânı sunması. Okuduğunuz bir kitabın yazarını karşınızda görmek, onu dinlemek, hayatından kesitler duymak, kitabını imzalatmak… Bunlar kitap sever için küçük gibi görünen ama izi uzun süre kalan anlar. Çünkü o kitap artık sadece bir metin değil, bir tanışıklığın hatırası oluyor.
Bu organizasyonun en takdir ettiğim yönlerinden biri de herkesin ulaşabilmesi için sağlanan imkânlar. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu ulaşım desteği sayesinde kitap fuarı sadece belli bir kesimin değil, şehrin her köşesindeki insanın kapısını çalıyor. Bu çok önemli. Çünkü kitapla buluşmanın önünde hiçbir engel olmamalı.
Çocuklarımız için de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Kitap sevgisi nasihatle değil, örnekle kazanılır. Bir çocuğu kitap fuarına götürmek, eline bir kitap tutuşturmak, yazarları dinlemesine vesile olmak; geleceğe bırakılabilecek en güzel miraslardan biridir. Ama şunu da unutmamak gerekir, bizler de okumalıyız. Kendimiz için, zihnimiz için, ruhumuz için… Okumayı bıraktığımızda, düşünmeyi de eksiltmeye başlarız.
Kayseri Kitap Fuarı bana şunu bir kez daha hatırlatıyor; Kitap varsa umut vardır. Kitap varsa düşünce vardır. Ve düşünce varsa, bir şehir gerçekten yaşar.
Bu güzel organizasyonu Kayseri halkıyla buluşturan başta Memduh Büyükkılıç olmak üzere emeği geçen herkese, bir kitap sever olarak gönülden teşekkür ediyorum. Çünkü yapılan iş sadece bir fuar düzenlemek değil; bir şehrin ruhuna dokunmaktır.