Hava sıcaklıkları dayanılmaz boyutlara ulaştı. Kayseri’de dün 39-40 dereceleri gören hava sıcaklığı vardı. Yarın ve Cuma gününde de değişen çok bir durum olmayacak. Kayseri için hafta sonunda yağmur öngörülüyor. Biraz serinleme olacak gibi. Tabi yağmur öncesi sıcak insanları yine bunaltacak gibi görünüyor.
Öyle sıcak ki havalar akşam olduğunda evde duran çok az.
Park ve bahçeler ağzına kadar dolu. İnsanlar sıcaklardan kendilerini doğaya atmış durumda. Ailece parklardayız. Klima satışları tavan yapmış durumda. Eskiden sadece bürolarda klima olurdu Kayseri’de. Artık o eskiler de tarihe karıştı. Evlere takılan klima sayısında da büyük artış oldu. Yazın gölge bir yer Kayseri’de serinlemek için yeterli olurdu. Günümüzde küresel ısınmadan payını alan Kayseri’de gölge dahi çözüm olmuyor.
Gerçi insanoğlu her durumdan şikayetçi oluyor. Hep şu mırıldanmalar dilimize pelesenk olur;
“Bu soğuklar ne zaman bitecek?”
“Yaz gelmedi gitti”
“Hiç yağmur yağmıyor”
“Ne çok yağmur yağdı, sanki gök delindi”
“Şu sıcaklar bunalttı, hiç esmiyor?”
“Rüzgârdan gözümüzü açamıyoruz, Bu nedir böyle?”
“Yağmurlar yağsa da serinleseydik”
Bu memnun olmayıcı tavırlar ve söylemler uzar gider. Hiç halimize şükretmiyoruz.
Öyle ki insanoğlunun bu memnuniyetsizliği çok sıkıntılı günlerin başlamasına gebe. Kurak ve suya ulaşılamayan bir dönem bizi bekliyor gibi. Kendimiz ettik, kendimiz buluyoruz. Abartmak doğamızda var. Plansız tarım, tasarrufsuz ve hunharca su kullanımı, doğal kaynakları insafsızca tüketmek gibi insanoğlu hastalıkları, yaşadığımız dünyayı büyük bir kuraklığa ve açlığa doğru götürüyor.
Büyük ihtimalle ilerleyen dönemde yaşanacak olan savaşlar su savaşları olarak tarihe not düşülecek. Günümüzde petrol ne kadar değerliyse gelecekte su o kadar değerli olacak. Artık elimizdekilerin kıymetini bilsek diyorum.
Doğa ile savaşmak yerine, doğa ile barışık yaşamak insanların kurtuluşu olacak. Ne ekersen onu biçersin sözü burada da geçerliliğini koruyor. Doğaya saygı gösterirsen, doğa sana nimetlerini sunar. Aksi taktirde vay halimize!