Havaların ısınması ile birlikte piknik sezonu açıldı.
Tabiatın güzellikleriyle bütünleşme ve üzerimizde biriken negatif enerjiyi toprağa bırakmak bu sıralar hepimizin yaptığı en güzel aktivitelerden birisi.
Yağışların bir hayli çok olduğu bu mevsimde sıcak havaları gören vatandaşlar bu güzel havaları en iyi şekilde değerlendirmek için park, bahçe ve mesire alanlarına akın ediyor.
Ancak doğayla iç içe vakit geçirmenin keyfi, kenelerle ilgili riskleri de beraberinde getiriyor. Keneler, bahar ve yaz aylarında doğada daha yaygın bulunduğu için bu dönemlerde bulaşıcı hastalıkların görülme riski artıyor.
Her yıl kene ısırmasından birçok insan hayatını kaybediyor.
Bizler kendimizi ve sevdiklerimizi keneden korkmadan nasıl korunmalıyız?
Uzmanlar; ‘Keneden korkmayın, yapışan keneye yanlış muamele etmekten kork!’ uyarılarında bulunuyorlar.
Toplum olarak kene hakkında yanlış bilinen yöntemler insan hayatına mâl oluyor. Bu yüzden kene hakkında bilinçlendirilmeliyiz.
Peki ya Türkiye'de hangi bölgelerde kene var?
Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır.
Keneler Nerede Yaşar?
Keneler, nemli ve sıcak ortamları severler. Çoğunlukla ormanlık alanlarda, çayırlarda, park ve bahçelerde bulunurlar. Ayrıca, evcil hayvanların tüylerine yapışarak evlere de taşınabilirler.
Kene vakalarının artış gösterdiği bahar ve yaz aylarında, Sağlık Bakanlığı tüm hizmet birimleri ile birlikte bu önemli olaya dikkat çekiyor. Toplumsal bir tehlike olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinden (KKKA) korunmak amacıyla Sağlık Bakanlığı vatandaşları bilinçlendirmek için şu uyarılarda bulunuyor;
Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için;
• Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.
• Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmeli, kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır.
• Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır.
• Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir.
• Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır.
• Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler.
• Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır.
Sonuç olarak kene vakası görüldüğünde vatandaşın en yakın sağlık kuruluşuna gitmesi gerekiyor. Bu hayati önem taşıyor.
Lütfen unutmayalım!
Kene varsa, kahramanlık yapmayın…
Sağlık kuruluşuna gidin!