Cumhuriyet ittifakı olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ittifak partileri olarak her türlü riski göze almak suretiyle PKK terör örgütünü bitirme konusunda çözüm sürecini başlattılar.
Güneydoğu insanının üç yıldır umut bağladığı adına çözüm süreci denilen demokratik ve barışı sağlamaya dair yasal düzenleme partiler tarafından hazırlanarak TBMM de görüşülmeye başlandı. Geniş kapsamlı bir çalışmayla ele alınan bu teklifte Kürt toplumunun sorunlarını çözme vaadi vardır. Cumhuriyet ittifakı olarak gündeme getirdiği başlangıçtan beri çözüm sürecini ciddiyetle yürütmeye devam etmektedir. AK parti ve MHP cumhuriyet ittifakı olarak hiçbir falso yapmadan çözüm sürecini yürütme konusunda ciddiyeti elden bırakmadı. Nasıl ki çözüm süreci toplum tarafından benimsenip savunma aşamasına gelince içimizdeki kıskanç şebekeleri ve FETÖ örgütü buna karşı çıkarak halkı karşı çıkmaya davet ettiler.
Kürtlerin bir bölümünü temsil eden meclisteki siyasilerin konuşmaları ve tavır-hareketleri ayak sürüyerek olmayacak isteklerde bulunduklarını görüyoruz.
Çözüm süreci her geçen gün aşama kaydettikçe PKK’nın dağdaki bazı militanları yasal düzenlemede hak etmedikleri hakkı yasaya koydurmak için DEM Partisine baskı yapmaya başladılar.
Kürtlere önemli haklar sağlayacak olan çözüm sürecine karşı çıkan Kürt kesiminden bazıları son günlerde her kafadan ayrı bir ses çıkarmaya başladılar. İmrallı’da cezasını çekmekte olan Öcalan başka dilden çalıyor DEM partisinden bazılar başka dilden.
Nasıl ki devlet tarafı çözüm sürecini daha da ileri noktaya taşıması söz konusu olunca Kürt halkının uyanmasından ve karşı koymasından çekinen PKK terör örgütü sessiz sedasız gelişmeleri takip etmeye başladı. İçimizdeki destekçi hainler boş dururmu onlarda ileri geri konuşmaya başladılar. Muhalefet partilerinden İYİ Partinin çözüm sürecine niçin karşı çıktığını anlamak mümkün değildir. Olumsuz düşünce içinde olan genel başkan Müsavat Dervişoğlu her halde dağlardan bayraklı tabutun gelmediği köyün kalmadığından habersiz olsa gerektir. Çözüm sürecini kendisine adeta bir siyasi dayanak gibi gören Dervişoğlu bu akıldan vaz geçmelidir. Evet terörde on binlerce canımızı kaybettik bunu ileri sürerek çözüm sürecine karşı çıkmanın bir anlamı varmıdır? Güney Doğu bölge halkı ister istemez PKK’ya destek veriyordu bunu hiç kimse inkar edemez, geçmişte meclis de HDP’li bir millet vekili teröristi evinde saklamıştır silahını ve kumanyasını dağa kadar götürmüştür bu zihniyeti ortadan kaldırabilirmisin. İntikam intikamı getireceğini her zaman hatırda tutmak gerek.
Bugün için Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ifade ettiği gibi çözüm süreci cumhuriyet ittifakının bir numaralı konusudur.
Bir kere PKK terör örgütü militanları şartsız silahlarını bırakıp Türk adaletine teslim olmak zorundadırlar. Bunun aksini yaptıkları takdirde namlunun ucunun her zaman enselerinde olacağını hatırdan çıkarmamaları gerekir..