Mustafa Kemal Atatürk’ün 9 Eylül 1923 tarihinde kurduğu ülkenin ana muhalefet partisi CHP de günlerdir yaşanan koltuk kavgası nihayet partinin ikiye bölünmesiyle sona erdi. Kavganın bir tarafında Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu diğer tarafında ise bu ikilinin 38. Parti kongresinde arkadan hançerledikleri Kemal Kılıçdaroğlu bulunuyordu. CHP bölünmeden yana geçmişinde defalarca ayrılıklar ve bölünmeler yaşamıştı. Ayrılıp gidenlerden hiç birisi dikiş tutturamamış zamanla eriyip tarihe karışmışlardır. Fakat Atatürk’ün kurduğu CHP kale gibi yerinde kalmıştır. Türk adaletinin butlan kararıyla partinin başına tekrar geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu sanki bölünmeye neden olmuş gibi Özgür Özel’ciler tarafından hain olarak hakaret edilerek suçlanmıştır. Zannederim butlan kararının nereden geldiğini bilmeyenlerimiz yok gibidir. CHP’nin 38. Olağan kongresinde Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel seçimde oy kullanan delegelerin oylarını menfaat karşılığında satın alarak genel başkanlığa aday olan Özgür Özel’in kazanması sağlamıştı. Parti içinden bazı kimseler bunu içine sindiremeyerek kongrenin iptali için mahkemeye baş vurdular. Mahkemede duruşmalar sonunda kararında kongrenin iptali ile Özgür Özel’genel başkanlıktan uzaklaştırılarak tekrar Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına getirmiştir. Gel gelelim Özgür Özel’in başını çektiği troller ve Ekrem İmamoğlu’nun da perde gerisinden destek verdiği taraftarlar bunu içlerine sindiremeyerek partinin ismini kullanmak her gün mitingler düzenlemek suretiyle Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırdılar. Oysa bütün bu gelişmelerde Kılıçdaroğlu’nun en ufak bir kusuru yoktu. Kongreyi rüşvetle ve yolsuzluk paralarıyla şaibe altına sokan Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel’di üstelikte şikayetçi olan bir başka CHP’li idi. Bıkkınlık veren çekişmelerde her iki tarafta elinden geleni yaptı. Deniz Baykal’ın eşinin cenaze törenine CHP adına iki çelenk gönderilmişti üzerlerinde genel başkan olarak birinin üzerinde Özgür Özel diğerinin üzerinde ise Kemal Kılıçdaroğlu yazıyordu. Burada kanunen olması gereken uygun Kılıçdaroğlu’na ait olandı. Çünkü mahkeme kararıyla genel başkan olarak tayın edilmişti.
Mahkeme kararına rağmen genel başkanlıkta kalmak için inat eden Özgür Özer ve taraftar milletvekilleri parti genel merkezinin kapısını arkadan kilitleyerek direndiler binayı Kılıçdaroğlu’na teslim etmek istemediler. Nihayet polis zoru ile kapı çilingir getirilerek açıldı bina boşaltıldı. Özgür Özel’in ki tam anlamıyla isyankarlıktı binanın içindeki mefruşatları ve her tarafı tahrip ederek parti binasına büyük zarar vermişlerdi.
Çekişmeler sürtüşmeler bir süre daha böyle devam ettikten sonra Özgür Özel 91 milletvekili ile birlikte CHP’den istifa ederek Yeni Parti ismiyle bir parti kurmak suretiyle ayrılıp gittiler. Bizde bir söz vardır böylece yorgan gitti kavga bitti dersek veri vardır. Açıkça ifade etmek gerekirse partinin büyük yara almasına sebep olan ne kadar şaibeli kimseler varsa hepsi de İYİ Partinin bayrağı altında toplandılar. Sanırım bundan sonra az olsun benim olsun diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na Atatürk’ün kurduğu CHP’yi gözü gibi koruyarak çok çalışmak olacamkır. Tek kelimeyle toplumun ondan tek beklentisi söz verdiği gibi rüşvetçilerin yolsuzluk yapanların taciz ve tecavüzcülerin bir an önce partiden uzaklaştırılmaları temizlenmiş olmalıdı...