Dünya an itibariyle savaşları konuşuyor ancak ortada savaştan çok kaos var. Kimin nerede kimin yanında olacağının belli olmadığı, oyun içinde oyunun döndüğü bir gündem yaşıyoruz. İtidalli ilerleyen ülkemiz, bölgeyi biranda alev topuna döndürecek eylemleri durdurmak için büyük gayret sarfediyor. Arapların şaşkınlık içerisinde olduğu günümüzde ABD, Rusya, Çin ve Türkiye bölgede etkin rol oynuyor.

Tüm dünya an itibariyle en çok iki ülkenin ismini konuşuyor. Ukrayna’da süren savaşta Rusya’nın adı bile zor geçerken, Karabağ’da oluşan olumlu tavır, Yemen, Umman ve Lübnan’daki sıkıntıları beraberinde getirdi. Herkes İran ve İsrail’i konuşuyor. ABD, İsrail’e desteğini sürdürürken, üçüncü dünya savaş tam tamları çalanlar İran’ı, bölgede kaos isteyenler ise İsrail’i harekete geçirme derdine düştü. Bu bölgede an itibariyle matematik şaşırdı. İtidal çağrısı yapan Türkiye’nin duruşu ise takdir topluyor.

İran’la İsrail savaşır mı sorusu Dünya’da en çok sorulan soruların başında yer alıyor. Birileri savaş istiyor ki, habire bu bölgede tetiklemeler, bilinmeyen saldırılarla tarafları karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

Bence, İran savaşa girmez.
İsrail ise eylemleriyle savaşın sanki bölgesel olarak dağılmasını istiyor.

Buradaki asıl amaç Gazze’de yapılan katliamların üzerinin örtülmesi diye düşünüyorum.
Bakın an itibariyle Dünya, Gazze’yi unuttu.

En fazla, İran ve İsrail konuşuluyor.

Şimdilerde birde Husiler gündemde…

Bu notları verirken, bundan sonra neler olacağı sorusunu ABD politikaları üzerinden arayalım derim…
ABD, en son Afganistan olaylarının ardından bu bölgelere asker göndermeme kararı üzerinde sıkı bir politika uyguluyor.

Sonrasında ise Kuzey Irak’tan askerini çekti.

ABD askerleri muhtemelen Ortadoğu’da oldukça az gruplar halinde kalacak.
Bu gidişle yeşil ışık alınırsa, yani doğru kararlar alınırsa bölgedeki hakim güç Türkiye olacak.

Yani buna bir anlamda bölgenin jandarması Türkiye olacak diyebiliriz.

Ancak, Türkiye’nin İsrail’e karşı çıkışları sürecin uzamasına ve hatta değişim arayışlarına yol açmış olabilir.

Gördüğümüz kadarıyla 90 lı yıllarda başlayan ve Irak’ın çöküşüyle sonuçlandırılması için hız verilen sürecin devamı olarak bölgede bazı çalışmaları şekillendirmeye çalışanlar var.

Saddam ve Kaddafi’den sonra İran hedefe oturturulmuş olabilir veya İran’ın üzerinden bir başka politika ile yol alınıyor olabilir.

Bölgede kaosun çok uzun sürmesi istenmiyor
Ancak sonuca da gidilemediği için sıkıntılar artarak devam ediyor

Gördüğüm kadarıyla olay birazda deneme yanılma yoluyla ilerliyor.

Kim ne hesap yaparsa yapsın, gelinen noktada:
“Dünya savaş istemiyor.
Barış içinde yaşamak istiyor insanlık…”

Kalın sağlıcakla…