Yıllarca kış geldiğinde kış, yaz geldiğinde yaz saati uygulaması yapılan ülkemizde, 2016’dan beri direk yaz saati uygulamasına devam kararı alındı. Veliler öğrencilerimiz karanlıkta okula gidiyor diye serzenişte bulunuyor. İşçiler kış saatine geçelim istiyor ancak hükümet “aynen devam kararı aldı” bir yetkilide çıktı ve  “Paris’te sorun olmuyor da, bizde mi oluyor” dedi. Buyurun tartışmaya…!
Enerjide verimliliği hedefleyen yaz ve kış saati uygulamalarına ülkemizde 2016 yılında son verildi. Artık kış saati uygulaması yapılmayacak denildi ve kararın arkasında duruluyor.
2016’da kış saati uygulamasına son verildi ve Dünya’da Türkiye, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İsveç, İtalya ve Danimarka’da yıl boyu yaz saati uygulaması yapılacağı ve doğrusunun bu olduğu öngörüldü.
Kararın arkasında durulurken, batı ülkelerinden çat çut ses gelmez oldu. 
Ancak ülkemizde haklıda bir serzeniş var… 
Şimdi şehir merkezi olsun, köylerde olsun çocuklar karanlığın en yoğun olduğu anda kalkıp, okula gidiyor. 
İşçilerde aynı… 
Yani insanlar uyanmakta zorluk çekiyorlar. 
Birde vücudun buna tepkisi var. 
Daha sağlıklımı dır, Sağlıksızmı dır…?
Bu duruma eğilen ve konuşan çok ancak ne söylenirse söylensin doğrusu hangisi karıştırmış durumdayız…
Niye, neden, niçin…!

Ülkeler arasında saat farklarını geçtik, insan psikolojisi ve yaşam kalitesinin artırılması için bu gereklimi…
Bu Paris’te sorun olmayabilirde, bizim insanımızın üzerindeki etkisi nedir?
Buna göre ayarlama yapılmalı…
Çünkü, bugün çok önemli dedikleri şeyler yarın “Ya tüh, keşke yapmasaydık” şekline dönüşüyor.
Pandemide bunu yaşamadık mı.
Depremde yaşamadık mı.
Halada yaşamıyor muyuz…?
Ortada bir kavram kargaşası var…
Doğruyu söylemek yerine bazı kararları desteklemek adına açıklama yapılırsa, olacağı bu…
Kavram kargaşası…
Güven eksikliği…
Hepsi sırayla tartışma zemini hazırlıyor…
İnsanlar sabahın köründe, karanlıkta kalkıp niye okula veya işe gitsin…
Haklı bir gerekçi sunalım…
Enerji verimliliği ise bunu iyice anlatmalıyız…
İzah etmeliyiz. 
İnsanların kafalarındaki soru işaretini gidermeliyiz…
Çıkıp birisi” Yahu karanlıkta okula mı gidilir, işe mi gidilir” kış saati uygulamasına geçin diyor..
Bir yetkilide yahu bu adam niye serzenişte bulunuyor doğru mu, yanlış mı…
Acaba biz mi yanlış yapıyoruz sorusuna cevap aramak yerine…
“Paris’te sorun olmuyor da,Türkiye’de mi sorun oluyor” diyor…
Lafa bak Allah aşkına…
Yani biz bütün yaşantımızı Paris’e göremi ayarlamalıyız. 
Bizim kök genlerimiz Paris’ten mi geliyor. 
Ne alaka, Paris’de sorun olmayabilir. 
Sudan’da da sorun olmayabilir. 
Ama bizim ülkemizde sorun var ki, insanlar konuşuyor. 
Şimdi biz sorunumuzu çözmeye mi çalışıyoruz…
Yoksa ortalığı gerip, yeni sorunlar üretip, asıl sorunun tartışılmasına karşı bir eylem mi gerçekleştiriyoruz…
Vallahi pes doğrusu….
Bu ülkede bir şeyi adam gibi tartışmak neden bu kadar zor…
Gelişmiş ülkeler bunu uygulamaya koyar, bir süre pilot bölgelerde bakar, kar ve zararı değerlendirir ve ona göre kararında ya devam eder ya da değişime gider…
Ancak bizde “ben yaptım oldu, sende kabul et” dediğinizde hep böyle saçma sapan tartışmalar yaşanmaya başlıyor…

Sonuç büyükler gereksiz tartışmaları sürdürüyor…
Öğrenciler zifiri karanlıkta okula gidiyor…
Bari okul saatlerini bir saat ileri alında, insanlar rahatlasın…
Ne bileyim… Tartışıp durmayın…
Sonuç odaklı bir hamle yapın…
Okula 7’de değil de, 8 ‘de gitsinler…
En azından minik yavruların psikolojisini düşünerek bir olumlu adım atın…
Orda çözüm yok, bur da çözüm yok…
Yaz saatine devam…
“Paris’de sorun olmuyor, bizde mi oluyor…”
Tartışmaya devam…
İyi… Çok Güzel….
Nur topu gibi bir gündemimiz ve tartışma konumuz daha oldu…
O kadar önemli konu varken…
Nasıl olsa yazda gelecek…
Yaza kadar tartışmaya devam edelim…
Haydi hayırlısı…