Artık gıda güvenliğimizde ciddi sıkıntıda… Bakanlığın açıkladığı taklit ve tağşiş listesine baktığınızda hayretler içerisinde kalıyoruz. Onlarca ceza yazılmasına rağmen bir türlü çözülemeyen gıdadaki sahteciliğe direk hapis cezası gelmediği takdirde sonuca gidemeyeceğiz gibi görünüyor. Buna uygun bir yasa çıkarıp, gıdada sahtecilik veya tağşiş yapanlara hem hapis cezası hem de tüm mal varlıklarına en konma cezası uygulanmalı… Bu yapılana kadarda herkes mecburen Gıda Okur Yazarı olmalı…

 

Peynirden süte, etten sucuğa, pul biberden çaya kadar aklınıza ne geliyor hepsinde taklit ve tağşişi gördük.

Çaya gıda boyası katanları, toz bibere tuğla tozu, pul bibere de kuru domates katanları da gördük.

 

Görmediğimiz ne kalmıştı, Gıda Okur Yazarlığı…

Evet yanlış duymadınız…

Artık alacağınız her ürünün barkotunu, son kullanma tarihini falan okumanın yanı sıra birde Gıda Okur Yazarı olmalısınız. En azından renginden, kokusundan veya tadından bir şeyleri bilmelisiniz.

Artık hayatımızda bu elzem oldu.

Çünkü, neyle karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz.

 

Osmanlı bu sorunu nasıl çözmüş diye kendime bir soru yönelttim.

Veya Dünya ülkeleri bu sorunu nasıl çözüyor…

Bu biraz vicdanla alakalı bir yaptırım gerektiren konu…

Aslında sorun açık ve net…

Önce kapatma cezası, ardından yapan kişiye hapis cezası ardından tüm mal varlıklarına el koyma…

Ülkemizde bunu yapmamızda artık elzem oldu.

Taklit ve tağşiş o kadar yaygınlaştı ki, köylü teyzemizin sattığı peynirin bile emitasyon olduğunu görebilir olduk.

Bugün en güvenilir dediğiniz yerlerde bile taklit ve taksiş ile karşılabiliyorsunuz.

Bunu önlemenin yolu verilen cezaların yetersizliği gibi görünüyor.

Bundan ana toptancısından, perakende satıcısına kadar herkes sorumlu olmalı.

Düşünsenize Müslüman bir ülkede at, eşek ve hatta domuz eti bile karıştırıp satanlar var.

Ve bunu biz onlarca aydır konuşuyoruz, tartışıyoruz ama sorunu çözemiyoruz.

Bir keresinde vatandaşın artık okur yazarlık eğitimini de değiştirmesi lazım..

Günümüzde isteseniz de, istemeseniz de Gıda Okur Yazarı olmak zorundasınız.

Peki Gıda Okur Yazarı nasıl olunmalı.

Herkes aldığı ürünü baştan aşağı iyi kontrol etmeli. Güvenilir dediği yerden almalı. Fiyatının ne çok düşük ne de abartılı olmamasına dikkat etmeli. Renginden kokusundan, ambalajından ve üzerindeki bakanlık onayına kadar her şeyini kontrol etmeli…

Yahu bugün bir ezine peyniri alayım derken neleri okuyup yazmanız gerekiyor bilmelisiniz.

Yoksa…!

Yoksa zehirlenebilir, şimdi veya ilerleyen yaşlarda ağır hastalıklara yakalanabilirsiniz.

 

Sağlığınız için mutlaka Gıda Okur Yazarlığı’nı öğrenin…

Piyasada madem güven kalmadı.

Kendimizi sağlama almak için daha ağır yaptırımlar yasalaşıp vatandaşın sağlığını tam anlamıyla koruma dönemine girene kadar aldığınız her gıdayı iyi analiz edin.

Şüphelendiğiniz durumlarda mutlaka şikayet mekanizmasını kullanın ki, sizden sonra gelenlere bu ürünleri satamasınlar…

Çözüm yine vatandaşın bilinçlenmesinde…

Şüphelendiğiniz ürünleri bile…

Almayın, aldırmayın…

Gıda Okur Yazarlığı budur işte…

Kalın sağlıcakla…