İnsan yaşarken, bir şeylerin içerisinde mücadele ederken aslında gerçekleri tam olarak göremiyor. Koşuşturmaca içerisinde dünya sanki bizim için dönüyor zannediyoruz ancak zamanın durduğu an her şey bitiyor. Son dönemlerde beni yürekten yaralayan bazı ölüm olayları yaşadık. Birisi Ahmet hocamdı… Diğeri ise Mustafa Tümgüç oldu. İki yıl kadar önce kalp krizi geçiren Ahmet Taş hocamın sağlık durumu oldukça iyi derken biranda vefat haberiyle sarsıldık. Geçtiğimiz hafta sonu ise daha acı bir olay yaşadık, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’nun sağ kolu Mustafa Tümgüç’ün elim bir kaza ile hayatını kaybettiğini öğrendik. Bizi derinden üzdü bu olay…
“Hayat ve öğrettikleri” başlığı ile aslında bir gerçeğe işaret etmeye çalışıyorum. İnsan bugün var, yarın yok. Kuş misali…
Yaşarken, her şey yolundayken herkes kendini vazgeçilmez veya ölümsüz sanabilir ama gerçek ölümün varlığında…
Ölümü hatırladığımızda Allah’ın yüceliği aklımıza geliyor. Zaten dinlerde bu nedenle var.
“İnsan olalım” diye…
İşte tüm mesela “İnsan olabilmekte…”
“Enel hak” mücadelesi verebilmekte…
Hakkın her insanda tecellisi, hakkı ve hukuku bilmekten geçiyor.
Dinde, imanda, gerçekte bu..
Zaman insanı koşturmaya başladığında bazı hasletler unutulabiliyor.
İnsan kendisini “ölmem zannediyor”
Ama ölenlerden ibret alınması için Dünya, hiç istifini bozmadan dönmeye devam ediyor.
Bir süre önce Ahmet Taş hocamın vefatını duyduğumda çok üzülmüştüm.
Yaşı epey vardı ama diri bir insandı.
Allah gani gani rahmet eylesin.
İyi adamdı.
Herkesin gönlünü almak için gayret ederdi, iyi yaptı, kötü yaptı diyenler elbette vardır ancak Allah’ın insanlara bahşettiği “şerefli geldiniz şerefli dönün” telkini Ahmet hocam gibi değerli insanlarla taçlanıyor.
Gün geçmiyor ki üzücü bir haber almayalım.
Hafta sonuda Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palanhcıoğlu’nun özel kalem müdürü, yanı 24 saat beraber olduğu yol arkadaşı Mustafa Tümgüç’ün vefat haberini derin üzüntüyle öğrendik.
Allah gani gani rahmet eylesin.
İyi adamdı…
Nezekatli bir insandı.
Gülüşüyle, esprileriyle hayatlara renk katardı.
Ben kötülüğünü görmedim.
Ölümünede inanın çok üzüldüm.
Mustafa Tümgüç’ün vefatı gerçekten hepimiz için ibretlik…!
Mustafa Tümgüç, hafta içi bir kontrol için doktora gidiyor ve kan değerlerinin yüksek çıkması sonucu bisiklete binmesi tavsiye ediliyor.
Bu nedenlede önce Talas’tan şehre doğru iniyor, daha sonrada gecenin geç saatlerinde Erciyes’ten şehre doğru bisikletle inmeye çalışıyor.
Gece yarısı ise herkesi üzen olay gerçekleşiyor.
Şöyle bir bakıyorum da, bu kaderden başka bir şey değil.
Hani iman ederken kazaya ve kadere iman ediyoruz ya…
Tam işte burası…
Ne kadar çalışırsan çalış, sonuçta Allah’ın dediği oluyor.
Rızık bitti mi, hak tecellisi vuku buluyor.
Genç yaşta hayatını kaybeden Mustafa Tümgüç, hepimizi üzdü ama bize birde mesaj verdi.
“Dünya aslında boş…”
Buradan anlamamız gereken, iyi olmak, iyi şeyler biriktirmek ve dua alıp dua eden insanlar olmamız gerekiyor.
Her an kimin ne olacağı belli değil.
Buradan Veli abimide rahmetle anmak isterim, yoğun bakıma alınırken, bana Ahmedim dünya boş demişti.
Hiç unutmam…!
Çok şey yaşadık, geçti gitti.
Dua alan, dua eden olmak lazım…
Ben bu nedenle üç isimden bahsederken üç ölümünde insanlara verdiği mesajı doğru algılamamız gerektiğini düşünüyorum.
Herkes bir gün ölümü tadacak, o nedenle iyi olalım.
Kimseye beddua ettirmeden hayatımızı sürdürelim…
“Her ölüm bir mesajsa, her yaşamda bir örnek olmalı.!”
Rabbim vefat edenlerimize rahmet eylesin.
Kalın sağlıcakla…