İsrail ve Filistin arasında 50 yıldır sürdürülen kanlı savaşın ardında aslında Dünya ülkelerinin baskın ve etkin tavır alamaması yatıyor. Bugün bile 50 yıl önce İsrail tarafından bombalanarak batırılan Amerikan gemisi, onca Amerikan askerinin öldürülmesi ve buna rağmen Amerika’nın hiçbir şey yapmaması konuşuluyor. Peki Nedeni ne?

1967’DE AMERİKAN GEMİSİNİ VURDU. ONLARCA ASKER ÖLDÜ!
“6 Gün savaşları” olarak bilinen 5 Haziran 1967 başlayan İsrail- Filistin savaşı 6 gün sürdü. Bölgeye savaşı gözetlemek ve bazı önlemler almak için gelen USS Liberty adlı Amerikan Gemisi İsrail”in yoğun bombardımanı sonucu batırıldı, onlarca Amerikan askeri öldü. Bu durum İsrail – Amerikan savaşına dönüşecek derken bir beklenmeyen olay oldu ve Amerika savaş kararı almadı.
Arap Ülkeleri ( Irak, Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas ve Cezayir) bir araya gelip İsrail’i saldırdılar. Amaç kutsal toprakları ibadet edilir bir düzeye getirmekti ancak arap ülkeleri de o dönemde kendi aralarında bölünmeye başladı. Sonra Türkiye devreye girdi Fas’ta toplanan “İslam İşbirliği Teşkilatı” İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesi için Dünya kamuoyuna vurgu yaptı: Ancak İsrail hiç kimseyi dinlemedi ve toprak ilhaklarına devam etti. Bu durum karşısında ise Türkiye, İsrail ile diplomatik ilişkilerin kötüleştirilmesi kararı aldı.
Bölgedeki sorun devam ederken aradan onlarca yıl geçti ve 26 Mart 2021’de  “The Ever Given” adlı gemi 26 Mart 2021’de Süveyş Kanalında sıkıştı. Çin’den Hollanda’ya petrol götüren gemi büyük gerilim yaşattı. Kanal gemi trafiğine kapatıldı. Tazminatlar konusunda Dünya ülkeleri bu durumu günlerce tartışıp durdular.

Ve daha sonra 24 Şubat 2022 günü Rusya – Ukrayna savaşı patlak verdi.
Bu arada konuyu çok dağıtmadan 2020 yılında başlayan pandemi döneminide yaşadık.
Şimdi bunları neden sıraladım?

Acaba kanalda sıkışan gemi, ardından Ukrayna savaşı ve ardından patlak veren İsrail – Filistin savaşı….
Burada Dünya ülkelerinin aslında olaya ne kadar hakimiyetten uzak olduklarını da görelim diye bir sıralama yaptım.
“Dünyamızda bir şeyler oluyor ama bunun ne kadarıyla ilgiliyiz veya nedenlerini anlayabiliyormuyuz” diye bazı sıralamalar yaptım

50 yıl önce İsrail – Filistin ile savaşırken olayı gözlemlemeye gelen Amerikan gemisini batıran ve onlarca Amerikan askerinin ölümüne neden olan İsrail bu günde haklarımı alacağım diye Filistin ile savaşa girdi.
Dünya ülkelerinin izni veya isteği olmadan toprak ilhaklarını sürdüren İsrail’e karşı 
Filistin bir savaş başlattı.
İsrail ise tüm hatlarıyla bölgeyi bombalıyor. Şimdiden binlerce insan öldü.
Amerika, net bir şekilde İsrail’i desteklediğini açıkladı!
Türkiye bölgede kan akışının durdurulması için çağrı yaptı!
50 yılı aşkın süredir bölgede yaşanan olayların bu noktaya geleceğini aslında Dünya kamuoyu biliyordu.
Burada geri adım atması ve hakları teslim etmesi gereken kesim belli…
“Altıgün Savaşları”nda bölgeye giren ve savaşın kesin kazananı olan İsrail’in artık ilhak ve haklar konusunda gerekeni yapması lazım.
Burada ilk vurana tepki gösteriliyor!
Ancak çözüm olmayınca, krizin bitmeyeceğini de anlamak ve algılamak gerekli.
Burada şu haklı bu haklı demekten ziyade burada bir, iki, üç ve hatta dört nesil yok edildi.
İnsanlar savaş adı altında öldürülüyor. Bunu nasıl durdurabiliriz demeliyiz.
Her şeyden önce bölgede kan akmasını durdurmak için Dünya ülkelerinin harekete geçmesini bekliyoruz Acil ve Önemle…
Üç Semavi Dinin merkezi olan Kudüs’teki bu sorunun kan akışıyla değil, masada çözülmesi lazım.
Acilen başta Birleşmiş Milletler olmak üzere Dünya’nın abileri konumundaki ülkelerin düğmeye basıp insan ölümlerini durdurması şart…
Bir geminin kanalı kapatması ve ardından Ukrayna Savaşında bile binlerce sorunu tartışıp bakakalan Dünya ülkelerinin hem İsrail – Filistin hem de Ukrayna – Rusya savaşını durdurmak için ellerinden gelen gayreti göstermelerini bekliyoruz.
Filistin öyle ya da böyle bu savaşı kazanacak gibi görünüyor. Sadece devlet oluşunu tanımaları olayın her yönüyle değişmesine ve bölgede kan akmasının son bulmasına neden olacaktır.
Geç kalınmış bir hamlede olsa, artık zamanı geldi. Hakkı hakkedene vermeli.
İnsanların en doğal hakkı yaşam özgürlüğüdür.
Bu özgürlüğü sağlamak devletim diyen her ülkenin birinci vazifesidir.
Kan akıtmadan da bu sorunu çözebiliriz. 
Yeter ki isteyelim..