İnsanın bazen en büyük dostu aklı, bazen de en büyük düşmanı yine aklı oluyor. Burada aklımızında bizi yanıltabileceğini ön görmek lazım. Akıl dediğimiz şey (bilgi veya tecrübelerin birikimiyle) doğru beslenmiyorsa, sonuçlar her daim felaket olur. Doğru düşünmek aslında hayatın formülü… Bunun için bir okula gitmenize veya birinden eğitim almanıza gerek yok. Aslında doğru düşünmek için sizin içinizde her türlü metaryeller var. Sadece bakış açısını değiştirip, doğru düşünmeyi öğrenebilirsiniz.  Doğru düşünebilirseniz, hayatta her anlamda adımlarınızı da doğru atarsınız…

Gazetecinin görev tanımlarına baktığımızda aslında her alanda tecrübe ve bilgilerini aktarabilen kamu yararına hizmet veren bir nadide meslek olduğunu anlarız. Bazen buradan felsefi, ilmi konulara giriyorum aslında bu konulara çok ta girmek isteyen birisi değilim ancak toplumdaki eksiklikleri tespit etmek ve bunların çözümlerini dile getirmek bir gazetecinin görevidir sözünden yola çıkınca yazmadan edemiyorsunuz…

Şimdi doğru düşünmeye neden gerek duyarız.

Örneğin kalabalık bir yolda tek başınıza yürüyorsunuz, normalde karşıdan gelen insanların hiç birisi sizi ilgilendirmemeli…

Eğer doğru düşünemiyorsanız, herkes üzerinize geliyor gibi olabilir…

Bu biraz ütopik bir örnek ama konuyu anlayalım diye bahsettim.

Hayatta böyle, evde işte, sokakta her neredeyseniz bir olay veya durum icap ettiğinde eğer doğru anlamadıysanız, doğru düşünemezsiniz… Doğru düşünmek için ise bakış açınızı her daim O YÖNDE pozitif tutmak zorundasınız...

Birisinin size kızması bile doğru düşünebilirseniz, size normal ve hatta gerekli gelebilir.

Hayatta başarıda buna bağlı…

Doğru düşünmek!

Psikolojisi bozuk insanların doğru düşünmesi mümkün değil.

Hayat doğru düşünmeyle eşdeğer ilerler…

Bir örnek daha verirsek, doğru düşünmenin ne kadar anlamlı ve faydalı olduğunu görebilirsiniz…

Mesala, tv ekranlarında bazı haberler veya diziler izliyorsunuz.

Burada geçen konuları yer yer kendinizle de kıyaslıyorsunuz.

Dizidekiler çok zengin, villalar cipler ŞATAFAT hat safhada..

Veya dizide kötü bir şey olduğunda, aman bu benimde başıma gelecek edasıyla psikolojiniz bozuluyor, içsel olarak alarma geçiyorsunuz.

Ancak bunun bir dizi ve içerisinde abartılar olduğunu fark edip, gereksiz yere psikolojinizi bozmamanız gerektiği konusunda kendinizi uyarmaya başlıyorsunuz.

Üniversite sınavlarında bile doğru düşünenlerin daha fazla puan aldığı bir ortamdayken, gençlerimizin  hayatta olaylara bakışı, bazı bilgi ve becerileri kendi imkanlarıyla edinebilir olması doğru düşünce için önemli bir adım…

Marketten alış veriş yaparken, sokakta yürürken, bir olayın içindeyken veya birilerinin yanında konuşurken bile insanın doğru düşünmeye ihtiyacı vardır.

Sağlıklı kararların verilebilmesi için elzem olan doğru düşünce, sadece gençler için değil toplumun her kesimi için önemlidir.

Bir haber izlerken, bu haberin dezenformasyon mu, yalan haber mi, gerçek mi, niye neden yazılmış sorularını eğer kendi içerinizde çözemiyorsanız, hayata bakış açısı konusunda sıkıntı yaşamamanızın mümkünatı olamaz.

Öncelikle hayata pozitif bakın, öncelikle çok elzem olmadıkça kendi bilgilerinizi kullanın, rast gele insanlara soru sorup zihninizi ve yolunuzu sıkıntıya sokmayın.

Adres bile sorduğunuzda tarif edemeyen insanlarla önemli mühim şeyler yapamazsınız.

Sağlıklı karar için doğru düşünmek çok ama çok önemli..

Doğruyu bulmak için en önemli yol ve soruyu kendinizde arayın.

Kendi içinizdeki yargılayacağınız ve aldığınız kararın toplum karşısında geçerliliğini kontrol edin ve adım atın.

Burada kendi içinizi de çek etmeniz lazım. Mesela ne kadar adil olabiliyorsunuz, ne kadar fedakarca kararlar alabiliyorsunuz… Veya tamamen nefsi kararlar mı alıyorsunuz.

İnsan kendini bilmez mi?

Doğru düşünmenin önemini işte o zaman anlayacaksınız

Kalın sağlıcakla.