6 Şubat depremlerinin 2’nci yılında hala insanlarımızda korku ve kaygı hakim… Dünya son dönemlerde depremler ve doğal afetler konusunda oldukça zor bir sınav veriyor. O geceyi hatırlayan herkeste bir eser bırakan depremin ardından 2 yıl geçti, yaralar sarılmadı, acılar ise halen taze… Korku ve kaygı ilk gün ki gibi… Allah bu millete bu acıyı bir daha yaşatmasın…

 

Milyonlarca insan gece yarısı yakalandı depreme… O panikle uyanan ve eksi 20 derece soğukta sokağa dökülenler aslında şanslıydı. Binlerce aile, binlerce insan o gece hayata veda etti.

11 ilde düzen, yaşam ve her şey biranda alt üst oldu.

Depremden canlı kurtulanlar hala o gecenin korku ve kaygısını yaşamaya devam ediyor.

Binlerce insan 2 yıldır psikolojik tedavi görüyor.

Bir yanda yaşam için mücadele devam ederken, öte yandan hala o günün acısını çeken ailelerini kaybeden insanların zihinlerindeki tahribat giderilemedi.

Allah bu millete bu tür afetleri bir daha yaşatmasın…

Bugün yaşadığımız, sorunlar, toplum psikolojisinin bozulması, trafikteki sinirlilik halleri, kavga gürültü ve asabiyet aslında depremin insanlar üzerinde oluşturduğu kaygı ve korkunun da bir eseri olarak kaldı.

Geldiğimiz noktada bir haftadır ege bölgesinde yaşanan küçük depremlerin bile nasıl bir toplum üzerinde ağır travma oluşturduğunu görebiliyoruz.

İnsanlar akın akın adaları terk etmeye başladı.

Tsunami olacak diye olmadık işler yapılmaya başladı.

Bölgeden kaçanımı istersin, panik atağa yakalanıp hastaneye sevk edilenimi!

Tüm bunlara rağmen uzman diye tv kanallarına çıkıp açıklama yapanları özellikle uyarmak istiyorum.

Boş laflar, altı dolmayan cümleler lütfen kullanmayın…

Kesin olmayan bilgileri paylaşmayın…

Koskaca profesör çıkıyor ve “Burada 7.5 büyüklüğünde deprem olacak” diyor ve ardından ne zaman olur bilmiyorum diyor…

İnsanları korkuya ve paniğe sürükleyen bu açıklamalar toplum psikolojisini olumsuz etkilemektedir.

Bilinçli bir toplum derken başta toplumun önde gelen isimlerinin bilinçli açıklama yapma sorumluluğu olduğunu birileri hatırlatmalı…

Neyin ne zaman olacağını şu anki teknoloji de bilmek mümkün değil.

Ancak pozitif açıklamalar yapmak için eğilim gösterilmesi şart…

Psikolojisi bozuk bir topluma doğruyu anlatmakta mümkün olmuyor.

Bu nedenle en öncelikli olarak toplumun üzerinden korku ve kaygıyı atmanın çaresine bakmalıyız.

Lütfen ve lütfen diyorum…

Her önüne gelen rast gele konuşmasın…

Bu toplumun psikolojisini bozan açıklamalarında önüne geçilsin…

Buradan 6 şubatta hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet saygıdeğer Türk Milletine tekrar başınız sağolsun diyorum…

Bu acıda sona erecek ama akıllı ve mantıklı olursak…

Kalın sağlıcakla…