Merkez Bankası’nın yaşanan enflasyonla birlikte faizleri düşürme tavrının zihninde olduğunu hepimiz biliyoruz. En azından bunu hükümette istiyor ancak şartlar oluşmadan faiz nasıl düşecek veya kontrol altına alınacak. Bu sorunun cevabı ise yine piyasada… Vatandaşın alım gücünü yükseltmeden, dövizi kontrol altına almadan faiz düşürmek bir başka büyük soruna daha neden olur. Bu nedenle yavaş yavaş faiz düşüşüne hazırlanın…!
Ülkemizde birilerinin söylediği gibi piyasanın speküla edilmesi yüksek enflasyon döneminde en çok gördüğümüz sorunlardan birisi…
Piyasa an itibariyle fahiş fiyatlar nedeniyle speküla ediliyor.
Rast gele zamlar, kafasına göre fiyat artışları maalesef toplumun kanayan yarası oldu.
Bodrum’da bir yemeğin 3 bin 200 TL , şalgam suyunun 1000 TL’ye satıldığı konuşuluyor.
Bunu alanda satan kadar vebal altında…
Ülkemizde hal böyle iken yüksek faiz nedeniyle bazı insanlar evlerini, arabalarını satıp paralarını bankaya vadeli hesaba yatırıyorlar.
Ülkemizin milli gelirine zarar veren bu durumdan acilen çıkmalıyız ancak nasıl…
Öncelikle faizi nasıl düşürebiliriz, dövizi nasıl kontrol altına alabiliriz sorusuna aklı selim bir biçimde karar vermeliyiz.
Bugün faizi düşüreyim desek, piyasadaki harabiyetin en az 2 yıl içerisinde absorbe olacağını unutmamalıyız.
Bunun içinde Merkez Bankası bir çalışma yapıyor.
Yıl sonuna varmadan faizlerde düşüşler başlayacak, bu durum dövizin ateşini harlandıracak.
Önceleri hiç kimsenin umursamadığı bu tablo şimdilerde ise ilkokul öğrencilerinin bile gündemine oturdu.
Çünkü, mesele ekmek meselesi oldu.
Mesele, gelecek meselesi oldu.
Artık hiç kimse hata yapılsın istemiyor.
Gelinen noktada faizi düşürmeden alınacak tedbirlere dikkat çekmek istiyorum.
Bana kalsa bu ülkede faizi kökten silin derim…
En az 3 yıl…
Çünkü, inançlı kesim haram diye faize bulaşmadan hayatta kalma mücadelesi verirken, bazı kesimler ise rahatça parasını faize koyup keyfine bakabiliyor.
Piyasada haklı bir rekabette olmuyor.
Bu da ayrı bir sorun…
Bırakın kendi bünyemizde ekonomimizi yöneltelim…
Dışa bağımlılık ve bunun korkusu bizi bu hale getirdi.
Bir şeyler düzelsin istiyorsak, faizi düşürelim.
Üretime meyil verip, piyasadaki fahiş fiyatı kontrol altına alalım.
Bir kokoreç’i 3 bin 200 TL’ye satanlara bunun hesabını soralım ve bu tür haberlerinde yapılmaması için gerekli önlemleri alalım.
Sonuç olarak eğer bu ülkeyi düşünüyorsak her şey ortadayken gerekeni hep birlikte yapalım.
İşçinin hakkından, işverenin hakkına kadar A’dan Z’ye her şeyi kontrol altına alacak sistemi oluşturalım.
Rast gele zam yapanlardan hesabını sorup, dar gelirlilerle değil, dar kafalılarla uğraşalım..
Bakım o zaman başarı nasıl kendiliğinden gelecektir.
Güzelim ülkemizde sadece bir bakış açısının değişmesi çok şeyi değiştirecektir.
Kalın sağlıcakla…