Dünya kurulduğundan beri yaşanan savaşların arka perdesinde hep varlık yani diğer adıyla ticari hesaplamalar olmuştur. Maalesef insanlık ve ülkeler hep geçim derdiyle boğuşmak zorunda kaldığı için gelirleri artırma yolunu hep savaşlarla karşılamaya kalkışmıştır. Oysaki ekip biçip alanına sahip çıkan milletler hep huzurlu ve mutlu bir Dünya hayatı yaşayarak örnek olmuştur. Türkiye, kurtuluş savaşını tahıla verdiği önemle kazanmadı mı?
2010 yılından beri iyice kendini hissettiren para diğer adıyla ticaret savaşları bir anlamda da Psikolojik Harp olarak günümüzde kendini göstermektedir.
Harp deyince insanlar hep nedensiz bir savaşı anlar.
Aslında nedensiz hiçbir şey hatta savaş yoktur.
Diktatörlerin bile ülkelerini savaşa sürüklemelerinde ki nedenler zamanla mutlaka ortaya çıkmıştır.
Bugün gelinen noktada Dünya devi ABD, geçim sıkıntısını çözmek adına bazı girişimlerde bulanabiliyor.
“Bunun ön nedenlerini uyuşturucu, diktatörlük veya demokrasi getireceğim” diye açıklayabilirler ancak asıl ana arka nedeni ise ticaret savaşlarıdır.
Bunu medyada defalarca açıklayanlarda oldu.
Bugün bir yıldır ülkelerinde huzur bulmaya çalışan Suriyelilerin bile ana kaygısı ekonomik olmaktadır.
“Dünya’da maalesef açlık yok, aç gözlülük var” derken aslında insanlığın, tüm dinlere rağmen ne kadar acımasız olduğunu göstermektedir.
Son yıllarda din savaşları falan densede asıl ana neden insanların aç gözlü, diğer insanların veya toplulukların yaşam haklarına riayet etmemesinden kaynaklanmaktadır.
Paraya bulan, öz kaynakları yerinde olan diğer anlamıyla “Ben rahatım bana dokunmayan yılan bin yaşasın yeter” diyen ülkelerin tüm bu olanlara sesi çıkmazken, çözülemeyen sorunların giderek artması 2026 yılını riskli bir yılı olarak tayin ediyor.
Dünya, 2026 ya savaşsız bir yıl temennisiyle girdi ancak çatışmalar sıkıntılı günler daha ilk dakikalarda başladı.
Yaşanan ve yaşanacakların tedirginliği Dünya insanlığını tehdit ediyor.
Dünya’da barış için öncelikle makam ve mevkii sahibi insanların vicdanlı davranmalarını bekliyor, huzur için “lütfen biraz insaf” diyoruz.
2026 yılının sağlık, huzur ve savaşsız bir yıl olmasını tekrar temenni ederken,
süper güç ülkelerin daha makul ve mantıklı hareket etmelerini bekliyoruz.
Yaşanacak başka Dünya yok,
Hep birlikte adam gibi bir hayat sürmek hepimizin hakkıdır…
Kalın sağlıcakla…