Hükümetin etkin mücadele etmeye çalıştığı pahalılık, 2024’de nasıl olacak. Herkesimin merakla beklediği soru bu aslındı… Türkiye’nin en öncelikli sorunu son 5 yılda pahalılık oldu. Alım gücü düştü, insanlar marketten alış veriş merkezlerinden imtina etmeye başladı. Hükümet ise bu sorunu çözmek için yarım kalan Fahiş Fiyatla Mücadele Torba  yasasını bu hafta yeniden ele alacak. 2024’de mutlu girebilmeyi hedefliyoruz… Peki piyasadaki pahalılık yasalarla düzeltilebilecek mi?
2023 Yılını felaketler ve ağır ekonomik şartlarla geçiren insanlarımızın tek umudu hükümetin çıkaracağı torba yasa oldu. Bir yandan asgari ücret komisyonu toplanıyor, diğer yandan emeklilere zam ne kadar olacak. Öte yandan pahalılık gidip yerini ekonomide refah ortamı alacak mı? Sorularına cevap aranıyor.
Pahalılıkta temel sorun aslında zihniyet…
Ülkemizde para kazanacağım derken zihniyeti değişim yaşayan insanların “Tarlada 40 kuruşu olan bir ürünü markette 40 TL’den satmasıyla başlıyor”
Bir yandan milyonlarca lira teşvik verilip, kredi ile desteklenen üretici bitme noktasına getiriliyor, diğer yandan aracıların kazandığı paranın hesabı bile yapılamıyor.
Yıl sonuna yaklaşılırken Dilan Polat başta olmak üzere fenomenlerin bir bir yakalandığını ve şatafatlı hayatlarının arkasında haksız para kazançlarının olduğunu duyuyor ve tv ekranlarından izliyoruz.

Dileğimiz ve temennimiz piyasanın bu duruma gelmesine olumsuz katkı sağlayanlara da benzer bir operasyonların düzenlenmesi…

Temel metalar benzin, mazot, un, tuz vs ürenlerdeki artışları bahane gösterip, vatandaşın cebindeki üç kuruşa göz dikenlerden hesap mutlaka sorulmalı…

Zaten, anladığımız kadarıyla da 86 maddelik fahiş fiyatla mücadele torba yasasının ana amacı da bu…
Daha asgari ücret görüşmeleri başlamadan, emekliye zam açıklanmadan birileri hemen harakete geçti, zam yapmaya başladı…
Bir hafta önce 10 TL bandında satılan domatesin fiyatı biranda 20 TL’lerin üzerine çıktı.
Sonuç itibariyle digital sisteme geçmemiz elzem oldu.

Hem piyasayı pahalılıkla vuran, hem de ayakta kalsın diye milyonlarca lira teşvik ve kredi verdiğimiz üreticinin yaşam hakkı ve tüketicinin huzuru için artık adım atma zamanı geldi.
Bu sefer olacak diye düşünüyorum.
Hükümetin, araç fiyatlarındaki yükselişleri bir iki kanun maddesiyle  çözüme kavuşturması, bence piyasada öncelikle digital sisteme geçmek ve ardından sıkı kontrollerlede market ürünlerindeki artışları önlenebileceğini düşünüyorum.
Bu arada et ve süt ürünlerindeki artışların mutlaka önüne geçilmeli…

Bu konudada özel bir tedbir veya önlem mutlak alınmalı…
Gerekirse ithal et girişi yapılmalı…
Vatandaşların son bir yılda et alma durumu oldukça geriledi.
Bundan ne kasaplar ne de tüketiciler memnun değil…

Piyasada dengeyi oluşturmazsanız, çıkaracağınız yasalarında anlam ifade etmediğini göreceksiniz…
Hani bir söz var ya “ İyilerin kıymetini bir gün size destek verdiğiniz, büyülttüğünüz kötüler anlatacak” diye…
Aslında çok geç kaldık…
Bu iş para cezalarıyla olmuyor…
Hapis cezaları da getirilmeli…
Çözüm bu ülke insanı için olmalı…
Devletin ve milletin menfaatine ne varsa yapılmalı…
Ve hatta şu an ciddi krizler yaşayan üreticilerin ürünleri devlet eliyle alınmalı…
Vatandaşa ucuz bir şekilde ulaştırılmalı…
Antalya’da, Adana’da 40 kuruşa satılan limonu devlet almalı. Kayseri’ye getirip 3 veya 4 TL’den satmalı ve piyasaya dolaylı yönden de motivasyon aşılamalı…

Asgari ücrete zam yapacağı dönemde ürünlere zam yapanlar iyi takip edilip cezalandırılmalı…
Aynı şekilde emekliye zam yapıldığı dönemde mazotu, pahalılığı bahane edip zam yapanlardan da ağır bir şekilde hesap sorulmalı…
Konunun uzmanları fahiş fiyat ve pahalılıkla mücadelede en etkin yolun firma isminin teşhir edilmesi ve hapis cezası olduğunu söylüyor.
Bu tür fikirler değerlendirilmeye alınmalı, torba yasa çıkmadan ekleme veya çıkarma yapılacaksa şimdi den yapılmalı..
2024’de hep birlikte mutlu ve refah bir ortamda girmek istiyorsak ki, (bu kez hükümeti oldukça ciddi görüyorum) Bazı şeyleri zaman geçirmeden yapmalıyız…
Her yazımda kaleme alıyorum, bu ülkede para var, imkan var, iman var… 
Peki ne eksik ki bu tür sıkıntılar ortaya çıkıyor.
Boşluk bırakıyoruz.
Bir yerlerde eksikliklerimiz var..
Denetimlerde ve kanunları uygulamada boşluk bırakıyoruz.
Biraz gayretle herşeyin üstesinden gelebiliriz…
Allah bu millete zeval vermesin…
Son iki haftada alınacak kararlar.. 
Bizlerin 2024’deki yaşantısını belirleyecek… 
Lütfen işi bu kez sıkı tutalım...!