23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık. İnanın dün çocuk olmak isterdim. Onun heyecanı, özgüvenini yaşadığım yıllar aklıma geldi. Ne güzeldi. Sabahın erken saatlerinde kalkar, son derece şık kıyafetlerimizi giyer, ellerimize bayraklarımızı alıp okulumuzdaki tören alanına giderdik. Her şey çok farklı ve güzeldi. O nedenle bugün Milli Egemenliğin önemine değinmekte istedim. Bende ve o dönemde yaşayan çocuklarda bu duygu vardı. Milli Egemenlik…!
Bir milletin varoluşu, ayakta durması, devlet olması için mutlak ve mutlak temelinin millete dayanması şarttır.
Milleti yok sayan, hiçbir devlet varlığını sürdüremez…
Hani halk arasında şöyle bir söylem vardırya: “ Hakka ve halka dayanmayan hiçbir şey baki olamaz”
Bu nedenle bundan tam 105 yıl önce Cumhuriyetin Kurucusu Atatürk, ilk milli bayramın adını “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” koymuştur.
23 Nisan 1920’de meclisin açılışı bir Cuma gününe denk gelir, öncelikle milletvekilleri ve Atatürk olmak üzere meclisi açacak olanlar Ankara’nın manevi mimarı Hacı Bayram Veli Hz. Ziyaret ederler, daha sonra TBMM 115 milletvekilinin katılımıyla açılır.
Alınan ilk karar 23 Nisan’ın ilk milli bayramımız olmasıdır.
Bunun önemi nedir diye uzmanlar çok şeyler söylediler. Ancak milli egemenlik dediğimizde millet bundan ne anlıyor sorusuna baktığımızda, milletin içinden gelenlerin açtığı ilk meclis akla geliyor.
Yani devlet olmak için önce millet olmak şart…
O gün bu önemli mesajı Dünya’ya veren Atatürk, aslında o kadar anlamlı bir şey yapmıştır ki, bugün bunu anlamamakta zorlananlara ithafen konuyu açalım istedim.
Millet olmadan devlet olmaz dedik, peki milleti kim oluşturacak elbetteki bugünün çocukları oluşturacak…
Bugünün çocukları yarının büyükleri, yani aziz milleti…
Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı bu nedenle çok önemlidir.
Bu anlamak ve devletine, cumhuriyetine sahip çıkan her bireyin değer vermesi gereken en önemli olgulardan birisidir.
Milli egemenlik aynı zamanda bağımsız bir milletin, devletin anlamıdır.
Bu millet can ve kan vererek bu toprakları kurdu.
Vatan edindi.
Milli egemenliğine ve geleceği olan çocuklarına sahip çıktı.
Çıkmayada devam edecektir.
Yazımı Atatürk’ün milli egemenlik ile ilgili sözleriyle noktalıyorum:
“Millî egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun... Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar. Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir”