Ülkemizde duymadığımız bu kaldı diyecek her halde hiçbir şey kalmadı. Ben son dönemlerde yaşananları ilginç bulmuyorum. Bir o kadar insanların yaşam şartlarına göre doğal bir sorun olarak görüyorum. En son sanayide esnafları taciz eden kadını da gördük. Bunun parodisini yapmışlar, kadınlar eşlerinin işyerlerinin önünde nöbet bekliyorlar. “Artık kocalarımız taciz edilmesin” diye… Komik! Bir o kadarda düşündürücü bir durumdayız.
“Bazen keşke yeni nesilde bizim gibi yaşasaydı” diye iç çekiyorum… Gerçekten bilişim çağında çocuklarımıza ve gençlerimize aslında iyilik değil, kötülük ettiğimizi düşünüyorum. Bizim çocukluğumuza baktığımda, daha kaliteli, daha içsel anlamda iyi bir dönem geçirdiğimizi görebiliyorum. O dönemde hep bir şeylerin iyi gitmediğinden şikayet ederdik, ancak bugünleri görünce biz ne kadar kaliteli bir dönem geçirmişiz diye şükrediyoruz.
Gelinen noktada acayip, tuhaf bize yakışmayan durumları da görebildik.
Bunları görünce dün yaşadıklarımızın hiçbir şey olmadığını fark ettik.
Cahillerin yüksek sesle konuşabildiği, aklı başında insanların sesini çıkarmadığı bir dönemde yaşıyoruz.
Cahiller yüksek sesle konuşunca, ne kadar büyük bir kaos çıkabileceğini de gelinen noktada kanıtlamış olduk.
Ülkemizde kadınlara taciz olaylarını durdurmak için onlarca kanun çıkardık.
Kadın ölümleri bitsin diye elimizden geleni yaptık.
Ancak bu konuda başarılı olmayı beklerken, sorun başka bir boyuta doğru evrildi.
Bu kez erkekler tacize uğramaya başladı.
Haddini bilmeyen kadınlar, başkalarının haklarını gasp etmeye başladı.
Biri çıkıyor, sahilde oturan başı kapalı teyzemi sözlü taciz ediyor. Sahilden kovuyor. Ve bu bir kadın…
Diğeri çıkıyor, başörtülü kadınları hakir gören konuşmalar yapıyor.
Birini durduruyorsun, öteki saçmalamaya devam ediyor.
Toplum bunları izlerken birde bakıyorsun, sanayi esnafını taviz eden bir kadın ortaya çıkıyor.
Ülke alarma geçiyor.
“Kocalarımız işyerlerinde tacize uğramasın” diye
Özellikle kadınlar eşlerinin başına bir iş gelmesin diye alarma geçiyorlar.
Bunun sosyal medyada parodisini de yapmışlar.
Ellerinde sopalarla kocalarının işyeri kapısında bekleyen kadın resimleri görmeye başladık.
Şükür güvenlik güçleri erkekleri taciz eden kadını yakaladı da bir nefes aldık.
Allah aşkına yaşadıklarımıza bir bakın…
Bu neyin kafası, nasıl bir toplum olduk.
Bize ne oldu.
Yeni versiyon insanlar veya toplum böylemi.
Doğrularımıza ne oldu.
Kadının ruh hastalığı olduğu söylendi, tedavi edilecekmiş.
Gelinen noktada ağlanacak halimize toplum olarak güldük.
Çok entrasandır.
Bu olay en çok izlenen haber ödülü de alırsa hiç şaşırmam.
Çünkü, boş beleş işlere aşırı prim veren bir toplum olduk.
Zaten doğrularda bundan dolayı saptırılıyor.
İnsanlar bu tür olaylara onlarca, yüzlerce kez izlemeye meyil ettikçe, gerçek habercilik veya toplumsal doğruların traş edildiğini görebiliyoruz.
Toplum bunları bir süre sonra normal görmeye başlıyor.
Bu bizde gizlice kültürde oluveriyor.
Yeni nesil insan böyle oluşuyor.
“İnsanların normalleri yaşadığı ortamlara bağlıdır”
Doğru…
Bir kasabı düşünün.
Her gün kesimhanede onlarca hayvanın kesildiğini görüyor.
Onun için o görüntüler bir süre sonra normalleşir.
Bir terziyi o kasabın ortamına soksanız adam anında baygınlık geçirir.
Çünkü onun normali bu değil.
Biraz konuyu anlatmaya çalıştım.
Aslında tüm sorun ekranlarımızda…
Toplum olarak neye meyil verdiğimize dikkat etmeliyiz.
Sosyal medyada…
Her gün vurdu kırdı, kaza bela haberleri çok izleniyor diye yayınlanıyor.
Gelinen noktada kadınlarımızın bile trafikte saç baş birbirlerine girdiğini görebiliyoruz.
Benim net telkin ve tavrım şu…
Ekranlarımızı (TV veya sosyal medya) temiz tutalım.
Çok izleniyor diye cahilleri konuşturmayalım.
Cahilce işleri yayınlamayalım.
Yayınlayanı izlemeyelim.
Veya yayınlatmayalım.
Bu toplumumuzun ruh halini bozuyor.
Lütfen dikkat edelim.
Kötüden örnek olmaz ama bir hastalık gibi bulaşıcıdır.
O yapıyor normal, ben de yaparım normal olsun anlayışı oluşmaması için herkesimin sorumluluk alması lazım.
Yeni versiyon insanlık bu cahilce haraketler sonucunda oluştu.
Bunu düzeltmekte bizim elimizde…
Bir yerden başlamalıyız.
Çok geç olmadan.
Kalın sağlıcakla…