Ülkemizde gün geçmiyor ki kadın veya çocuk ölüm haberleri duymayalım. Yetkililer her gün onlarca kanun ve mevzuat ile ölümleri durdurmak için gayretli çalışma yapsa da, geldiğimiz nokta gerçekten vahim… Özellikle kadın ölümleri ciddi derecede sorun oldu. “Bu durum Avrupa’da neden yok. Veya bizim ülkemizde neden var” sorusunu gündeme getiriyor. Daha önce aileyi korumak için “Önce anlayın” demiştim. Şimdi ise umutsuzluk mu bu ölümleri getiriyor diye sormadan edemiyorum…!
Bir toplumu ayakta tutan en önemli etken bence kültürdür… Kültür aynı zamanda dinide, devlet sevgisinide, insanlarla ilişkilerin temelini de kısacası herşeyi oluşturur. Son yıllarda kadını ve çocukları koruyalım diye onlarca kanun çıkardık. Yüzlerce ve hatta binlerce insanı görevlendirdik. Ancak gelinen nokta yine vahim…
Sonuç alamıyoruz!
Neden?
Bunun cevabını hep birlikte bulmalıyız.
Kadınlarımız, çocuklarımız ölmesin diye ne yapabiliriz bunu iki elimizin arasına kafamızı alarak adam gibi düşünerek çözmeliyiz…
Acaba, Nerede yanlış veya eksiğimiz var?
Bunun cevabını bulmalıyız…
Bu kadar çok ölümlerin yaşanması mutlaka bir yerlerde yaşanan işleyiş hatasından da kaynaklanıyor olabilir.
Başta kültürden bahsettim…
Avrupa’da neden kadınlar bu kadar öldürülmüyor, veya bir başka ülkede…
Bunun cevabını almalıyız, yanı sıra sorunun temeline inmeliyiz…
Acaba biz toplumda kadınlara kaldıramayacağı bir yük mü yüklüyoruz.
Acaba, kanunlarımızda ne eksiklik var veya işleyişte…
Hükümet bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıyor ancak ölümleri neden durduramıyoruz.
Toplum olarak birazda kendimizi eleştirmemiz lazım…
Umutsuz bir insanın neler yapabileceğini, kaybedecek bir şeyi olmayan insanın nasıl riskler alabileceğini hiç değerlendirdik mi mesela…
Başta boşanma davalarının ülkemizde parasız olması kanaatindeyim…
Çünkü, para kazanılacak bir konuymuş gibi görülen davalarda daha büyük ithamlar ve içinden çıkılmaz sorunlar, kindarlıklar ortaya çıkabiliyor, veya umutsuz insanlar oluşturabiliyoruz.
Ulu önder Atatürk’ün zor şartlarda söylediği bir söz hep dikkatimi çekmiştir…!
"Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim." Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Ne güzel bir söz…
“Umutsuz insanlar vardır” diyor…
Mesela burada umudunu kaybedenlerin rehabilite edilmesi için neler yapıyoruz…
Bununla ilgili çalışmamız, nelerdir…
Çok şey konuşuyoruz, ama sonuçta umutsuz kalıyoruz.
Kadınlarımız ve çocuklarımız öldürülüyor…
Lütfen! Sorunu gerçekten çözmek için bir çalışma yapalım…
Başta toplum bile bu konuda insanlarımızın, kadınlarımızın, çocuklarımızın öldürülmemesi için üzerine düşen görevi yerine getirmeli…
Konuyu bir seferberlik anlayışı içerisinde ele almazsak, daha çok canlarımız yanacak…
Artık bekleyecek halimiz kalmadı, haydi Türkiye’m çöz bu sorunu…
“Umutsuz ortamlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” Sizde hiçbir zaman umudunuzu yitirmeyin. Annelerimiz umutlarını yitirmesin, babalarımız umutlarını yitirmesin… Çocuklarımız umutlarını yitirmesin
Yaşama bağlanmak herkes ve hepimizin hakkıdır
Hep Umut’lu kalın…