Kamu vicdanı her dönem yasaların yönünü tayin eden en önemli etkenlerden birisi olmuştur. Ancak adalet bireylerin sonuna kadar haklılığını veya haksızlığını gösteren bir otoritedir. Bu anlamda baktığımızda toplumumuzda maalesef kadın cinayetleri bir türlü anlam ve ifade yönünden de çözülemiyor. Kadınlarımız öldürülmesin istiyoruz.! Kadınlarımızın haklarını anlamalarını önemsiyoruz, son dönemlerde yaşanan olaylarla birlikte kamu vicdanının da tam anlamıyla oluşmadığını düşünüyoruz.
Maalesef ve maalesef bir günde 7 kadın cinayetinin yaşandığı bir ülke haline geldik. Herkes seçim ve geçim derdine düşerken toplumumuzun kanayan yarası kadın cinayetlerini önlemede somut ve etkin bir caba gösterilememesi hepimizi derinden üzüyor.
Bitsin bu zulüm diyoruz ancak bitmiyor.
Kamu vicdanı rahatsız…!
Kadınlarımız öldürülmesin, kadınlarımızı öldüren etkenler iyi analiz edilsin, mutlak bir çözüm üretilsin.
Gözaltı, tutuklama veya uzaklaştırma adı altında alınan önlemlerin bazı durumlarda işe yaramadığını görmek hepimizi üzüyor.
Daha etkin nasıl mücadele edilebiliriz.
Kadınlarımız neden öldürülüyor, bizler neden engel olamıyoruz.
Bu konunun derinden incelenmesi ve ona göre yaptırım uygulanması elzem oldu.
Yasa üzerine yasa çıkardık, kadınlarımızı korumak adına çok önemli adımlar attık ancak yetersiz kaldığını yeni cinayetler olunca anlamaya başladık.
“Kadının beyanı esastır” cümlesiyle başlayan serüvende konu başka boyutlara da gitti.
Bu kez bazı mağdur erkekler oluşturduk.
Birini kurtaracağım derken diğerine zarar vermeden, bunu nasıl çözebiliriz?
Ülke olarak başta kadın cinayetleri, sokak köpeği saldırıları ve trafikte ani öldüresiye saldırıların, maganda terörünün önüne ne yaparsak geçeriz sorusuna uzmanların bir cevap bulması şart…
En büyük adalet kamu vicdanıdır mantığıyla olaya bakarsak kamu vicdanı bu durumlardan rahatsız…
Kamu vicdanında hala kadın cinayetlerinin sona ermesi hususunda adalet mantığı oluşamadı.
Bireylerin haklarını korumak adına adalet sonuna kadar gitmeli.
Ancak toplumu ilgilendiren genel konularda çözüm üretemediğiniz takdirde kaosu önleyemiyorsunuz…
Bugün yüzlerce kadının boşanma v.s nedenlerden dolayı cinayete kurban gittiğini görüyoruz.
Bunu nasıl önleyebiliriz.
Toplum olarak hepimizin bir yerlerde sorumluluğumu var, bu durumlar 20-30 yıl önce de böylemiydi.
Neden oluyor? sorusuna samimi bir şekilde yanıt bulabiliyormuyuz.
Diyoruz ki: Artık yeter kadınlarımız öldürülmesin, sokakta insanlarımıza köpekler saldırmasın, trafikte dehşet görüntüleri , maganda görüntüleri yaşanmasın…
Biz ülke olarak böyle bir insanlar değiliz.
Ne oldu bize vicdanımızın çözemediğini kanunlarla mı, zoraki çözmek mi ister hale geldik.
Ne oldu bize…
Artık yeter diyor ve etkin mücadele için herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz.
İstiyoruz ki hiç kimsenin burnu bile kanamasın!
Kalın sağlıcakla…