Ülkemizde maalesef büyük sorun haline gelen sokak köpekleri konusuna bir kez daha değinmek istiyorum. Bu sorun öyle ya da böyle acilen çözüme kavuşturulmalı. Vay şöyle, vay böyle tartışmalarıyla bir yere varamıyoruz. Ve hala sokakta insanlar köpek saldırısına uğruyor. Gerçekleri görmeme gibi bir huyumuz var. Bu huydan vazgeçmeliyiz. Sokak köpekleri sorununu çözmek için insanı yolları acilen hayata geçirmeliyiz.

 

Sokak köpeklerinin geçtiğimiz yıllarda itlafı olurdu. Buna hepimiz tepki gösterirdik. Sonuçta insanız, bir canlının öldürülmesine elbette karşı çıkacağız.

Bizim, Sokakta yürürken bir karıncanın bile üzerine basmamak için hassasiyet gösteren din ve kültür anlayışımız var.

Sokak hayvanlarına her gün su veren, kuşları besleyen, kedilere mama götüren ve bunu hiçbir karşılık beklemeden yapan bu ülkede milyonlarca insanımız var.

Sonuçta takdir ediyoruz. İnsancıl olan her şeyin arkasında ve destekçisiyiz.

Ancak gelinen noktada sorunumuz var dediğimiz an “öldürelim” çıkışı yaşamaktanda bıktık usandık!

Sokak hayvanlarını barınaklara taşımak kimin görevi…?

Bunların tanımı hiçbir zaman net bir şekilde yapılmıyor.

Aslında belediyeler tam anlamıyla yetkili olmalı.

Bir şeyler eksik…!

Ve bir türlü çözüme ulaşamıyoruz.

Sokak hayvanlarına bakan karşılık beklemeden her gün su ve ekmek taşıyan milyonlarca insanımızın yanı sıra asıl sorunu üreten bir o kadarda insanımız var. Maalesef içimizde sokağa hayvanını bırakan milyonlarca da insanlıktan haberi olmayanlar.

Geçen yazımda da açık seçik dile getirdim.

Sokakta fino denilecek terkedilmiş hiçbir köpek görmedim.

Niye çünkü bunları koruma amaçlı değil, bakım amaçlı sahiplenildiği için sahiplenen kişiler bu hayvanlara gözü gibi bakıyor.

Sorun net!

Koruma amaçlı sahiplenilen veya bir yerlerden temin edilen köpekler sorun oluşturuyor…

Yazın bağa giderken, bir köpek yavrusu alıp, kışın sokağa bırakan veya fabrikayı korusun diye aldığı köpek kendine saldırdığı için sokağa bırakanların veya yasaklı köpeklere çakma kimlik çıkarıp ulu orta yere terkedenlerin üzerine gidilmeli.

Sorun burada!

Köpekleri öldürelim çıkışı yanlış…

Yazık, günah….!

Bize ve insanlığımıza doğru gelmez.

Hasta ve saldırgan köpekleri uyutalım çıkışı doğru ama bu bir yol olurda tüm köpekleri katlederler kanısı olduğu için toplum buna da karşı çıkıyor.

Otokontral sağlamalıyız.

 

Bu köpeklere daha önce cip takılsın diye karar alınmadı mı?

Kısırlaştırma kararı alınmadı mı?

Ne oldu?

Otokontrolü sağlayamadık!

Peki ne yapmalıyız?

Yani Türkçesi bu köpekleri aynı silah ruhsatı gibi zorlu bir evrak yoğunluğundan geçirmeden hiç kimseye sahiplendirmeyeceğiz.

Biz bu işi başka bir temele oturtamayız.

Mevcutları toplayıp barınaklara alacağız!

Köpeğini sokağa bırakanı en ağır cezalara ve hatta hapis cezasına çarptıracağız.

Sokağa köpeğini bırakan kişiye temel anayasal hak olan kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlamadan yargılamalıyız.

Ağırın, en ağırı olmazsa bu iş çözülmez, köpekleri öldürmekle sorun bitmeyecektir.

 


Bu sorun, bunu bu hale getirenlerin gözünü korkutmadan asla çözülemez.

Ve hatta geriye dönük araştırma yapılmalı. Bir çocuğu öldüren köpeğin, sahibi bulunup cinayetten yargılanmalı…

İnsanlarımız sorumluluk almalı.

Kanunlar neden var ki?

Öldürmek çözüm değil, çözüm bataklığı kurutmaktır.

Bataklık ise kayıt altına alamadığımız şeylerden türüyor.

Öyleyse neyi tartışıyoruz, kimin üzerine ne görev düşüyorsa yapsın…

Yazsın cezayı, bakın sokaklarda risk kalıyor.

Sokaklarımız güvende olsun istiyoruz.!

Hepsi bu…

Yapın artık!

 

Kalın samimiyetle…