Ülkemizde başta devasa şirketler olmak üzere köylü Teyzemiz bile gıda fiyatlarında sınır tanımaz dediğim dedik modunda Pazarlara çıkıyor. Devasa şirketler başta gıda olmak üzere bir çok ürün ve hammaddeye istedikleri şekilde gelişi güzel zamlar yaparak yüksek- afaki paralar kazanıyor. Olan ise vatandaşa ve ülke ekonomisine oluyor. Yaptığımız yasal değil ama yasal bile olsa lütfen Haram olup olmadığına bakın!
Bugün ülkemizin geldiği nokta diğer adıyla ekonomik savaşın en üst seviyesi…
Bir tarafta insanlar paramız var ne olursa olsun diyerek çıldırmışçasına alış veriş yaparken, diğer yandan işçi, memur, emekli veya küçük esnaf çocuğunu okutmakta ve hatta çocuğuna öğle yemeği parası vermekte zorlanıyor.
Birileri kanunen boşluklardan yararlanıyor, bazıları ise “milyonlarca lira ceza gelse de sorun yok zaten ben onu birkaç günde çıkartırım” mantığıyla geri adım atmadan zam üzerine zam yapıyor.
Büyük devasa şirketlerin piyasa süpekilasyonlarına hükümet çıkardığı yeni kanun ve kanun hükmündeki kararnamelerle engel olmaya çalışıyor; bunun ana temelinde, İnanç ve İtikat eksikliğinin olduğunu düşünüyoruz.
İyi esnaf, hakkı hukuku bilen tüccar zihniyetleri oluşmadan bu piyasada para kazanmak kolay ama kalıcı olmak zor…
Şimdilik bu rüzgarla para kazandığını ve vatandaşın çocuğuna vereceği süt parasına göz diken zihniyet alenen günah işliyor.
İslamda misli misline ve üzeri kazanmak haram ve aynı zamanda günah…
Ülkesine ve milletine faydalı malı getirip gerçek değerinde satan tüccar Cennetle Müjdelendi
Hadislerini hepimiz biliyoruz. Hal böyle iken geldiğimiz duruma baktığımızda ülkemizde bu boşluğun ne kadar büyük ve devasa boyuta geldiğini görmek mümkün.
Bu noktada en büyük sorun devasa şirketlerin sadece para kazanmak için haramı helali tanımaz şekilde zam yapmaları, köylü teyzem veya amcama bile kötü örnek oldu.
Marketlere bakıyoruz 7 Liraya satılan Soğan , Organik Halk Pazarında köylü teyzemin tezgahında 10 Lira, Peynircide 70-80 lira olması gereken 3 veya 4 ncü Sınıf Peynir 150 liraya satılırken, köy pazarında aynı peynir köylü amcanın tezgahında 200 TL, çiftçi amcam tarlasında ürettiği çekirdeği ( Şemşamer) 70-80 liraya satarken, bazı kuruyemiş dükkanlarında 40-60 TL”den satılıyor.
Tabii bunlar örnek…
Dükkan sahibi esnaf vergi veriyor, kira veriyor işe gelirken yol parası veriyor 25-30 Lira olması gereken ürünü 60 liraya satıyor ve iyi kar ettiğini düşünüyor.
Peki köyünde ürettiği ürünü organik adı altında fahiş fiyatla satan köylü hacıanne ve hacıbabaya ne demeli…
Devasa şirketler ürünlerin fiyatlarını şişirip fahiş fiyatlar uygularken, mutasıp dediğimiz insanlarda bunların yaptığını bahane göstererek fiyatları şişirmesi haram değil mi?
“Aslında kanunende suç ama köylü kentli kalkınsın” diye verilen biraz tavizin sonucu bu mu olmalı.
Evlerine çoluk çocuğuna para götürmeye çalışanların bu dümen suyuna dahil olması bizi çok üzüyor.
Lütfen ülkemiz, geleceğimiz ve çocuklarımız için harama el uzatmayalım…
Bu gün belki para kazanıyoruz ancak sonucu ve devasa zararları ilerleyen zamanda hepimize büyük zarar verecek.
Artık millet olarak ülkemizde yaşanan Ekonomik Savaşı bitirmek için olumlu katkı sağlamalıyız.
Bizler dik durdukça ülkemiz ve yaşantımız daha güzel olacaktır.
Hepimiz refaha ulaşacağız!
Kalın sağlıcakla…