Futbolda bahis ve şike soruşturması genişletiliyor. Artık insanlarımız her maça itidalli bakmaya başladı. Acaba mı? Sorusu futbolun zihniyetine yerleşti. Eskiden girdiği pozisyonları değerlendiremeyen futbolcular birden kontraya kalkar ve iki üç adet gol birden atardı. Bizde, Futbolun anatomik yapısı bu diye kendimizi teselli ederdik, şimdi ise böyle mi?
Hatırlayanlar bilir, bir çok kez futbolda şike bahis skandalları ortaya çıkarıldı. Bu işlerin sonucunda bazı kişiler futbolcu, hakem veya yöneticilerin ifadelerine başvuruldu. Bazılarına da cezalar verildi.
Çuvallarla paraların taşındığı konuşuldu.
Geldiğimiz noktada Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun düğmeye basmasıyla yeni bir soruşturma başlatıldı.
İlk etapta hakemlerin şu kadarının şu kadar bahis oynadığı falan konuşuldu, tartışıldı ancak kapsam orada kalmadı, genişletildi.
Savcılık deyim yerindeyse vites yükseltti.
İfadeye çağırdığı kişilerin söylemlerinden yola çıkan ve devlet aklıyla ilerleyen savcılık sanki bir kitap yaprağı gibi sayfaları tek tek açmaya başladı.
Bu gelişmeler ülkemiz futbolunda aynı anda “acaba” sorusunu gündeme getirdi.
İnsanlar her maçta kaçırılan penaltı veya golün şike olup olmadığını konuşmaya, sorgulamaya veya kafasında yargılamaya başladı.
Çünkü, futbolda bahis skandalının boyutunu ortaya çıkaran bir gelişme yaşandı.
Biz gazeteciler her zaman deriz “ Futbolun içinde futboldan başka her şey vardır” diye…
Evet, aynen de öyle…
Futbol, aslında evrensel bir spor…
Takip edilebilirliği, temaşası büyük…
Milyonlarca insanları bir noktaya kilitleyebiliyor.
Ancak her dönem art niyetlilerin şunu yaptı, bunu yaptı eylemlerine şahit oluyoruz.
Allah aşkına bu kaçıncı soruşturma…
Bakıyoruz, bir müddet sonra yine futbolda şike şaibe, bahis skandalı ortaya çıkıyor.
Meydanı boş bulanların adeta çatlaktan sızan su misali eylemler yaptığını duyuyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada gençlerimizin özellikle aşırı rağbet gösterdiği futbolumuzun acilen temiz ellerle yönetilmesini istiyor ve bekliyoruz.
Bugün hakkedenin kazandığı maçlar istiyoruz.
Çok geriye gitmemek lazım…
Kayserispor’un son bir yıldaki maçlarından sonra yöneticilerinin yaptığı açıklamalara bakın hep hakemlerden kasıtlı veya kasıtsız kararlardan şikayet veya serzenişlerini koca bir dosya yapabilirsiniz.
Anadolu takımlarının hep mağdur olduğundan bahsederiz.
Ancak bir türlü bu sorunu kökten çözen olmadı.
Yapılacak tek iş var.
Futbolun masada değil, sahada oynanmasını sağlamak…
Bunun için herkesin üzerine düşen görev net!
Bahis, şike ve şaibeli işlere kim nasıl tanıklık ediyorsa bunu şikayet mekanizmasına döndürmeliyiz.
O zaman üzeri örtülmeye çalışılan hiçbir sorunumuz kalmaz.
Futbolda samimiyetin yeniden inşaa edilmesi, “milyon dolarlık yatırım yaptım benim kazanmam lazım” diyen zihniyetin hazmetmesi lazım.
Futbolda bazen 100 dolara getirdiğiniz futbolcu harikalar oluşturabiliyor.
Bazende 100 milyon dolara getirdiğiniz futbolcu fiyasko çıkabiliyor.
Eee.. Burada doğru yatırım ve doğru bakış açısı lazımsa, bırakın iyi olanlar kazansın.
Türk futbolunda maalesef iyi olanların hakları hep heba edildi.
Bunun acilen düzeltilmesi gerekli…
Kazanmayı ve kaybetmeyi hazmeden yöneticilerin olması ve futbolun gerçekten futbol gibi oynanmasını bekliyoruz.
Şike, Şaibe ve Bahis soruşturmasını sürdürenlere toplumun sonuna kadar destekçi olacağını ve olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Toplum sizin yanınızda.
Futbolumuzu temizleyin Lütfen...!
Kalın sağlıcakla…