Dünya Ticaret Savaşlarında yeni bir modele geçti. Zorlamayla, mecbur bırakmayla yürütülmeye çalışılan ancak her seferinde tıkanan bir sistem… Mısır’da imzalanan Ateş Kes’in ardından İsrail’in Lübnan’ı yeniden vurması, Türkiye’nin her ortamda ağırlığını koyup oyunu bozması yeni Dünya düzeninde görülmesi gereken şeyler arasında… Altın fiyatlarının tam gaz ileri gitmesi, üretimlerin aksaması Dünya’yı yeni bir ticaret ağına doğru sürüklüyor.

 

Oyun kurucuların devreye girdiği bir dönemde yılların beklentilerini gerçekleştirmek amacıyla yapılan saldırıların altında aslında Dinsel duygular değil, Ticari duygular yatıyor.

Bugün birçok ülke insanlarını doyurmak adına projeler geliştiriyor ve kargaşaya bir şekilde dahil oluyor.

Bu iş Ortadoğu’da neden oluyor diye soracak olursanız bir çok kişi bunu dinsel bir şey gibi göstermeye çalışıyor aslında kaynakların ele geçirilmesi ve para kazanmak adına yapılan işlerin bir sonucunu yaşadığımızı kimse görmek istemiyor.

Bunu nereden anlıyorsunuz derseniz, insanlık artık para kazanmak ve rahat bir hayat sürmek istiyor.

Bunu ülkemizde de aslında açıkça görebiliyoruz.

Son yıllarda herkesin işi gücü para oldu.

Parasız hayat düşünülemez bir hale geldi.

Bundan 15-20 yıl önce bu böylemiydi?

Bir sıkıntı yaşadığınızda eşinizden dostunuzdan borç para alarak yıllar sonra ödemeyi yapmak adına rahatlıyordunuz.

Şimdi ise eş dost bitti ve hatta banka bile size para vermez duruma geldi.

Her şeyin fiyatı son yıllarda en az 10 kat arttı.

Aslında bu tablo Dünya’nında içinde bulunduğu sıkıntıyı açıkça gösteriyor.

İsrail çıkışı, Gazze’yi vurmakta, Rusya çıkışı ise Ukrayna’ya saldırmakta buldu.

Ancak hesaplar hiç tutmadı.

Beklendiği gibi olmadı.

Görünen savaşın dışında görünmeyenlerin etkisi büyük oldu.

Oyunlar bozuldu, yeni oyunlar kuruldu.

Her şey açıkçası ticaret savaşlarına dönüştü.

An itibariyle Dünya insanlığı Psikolojik Harp yaşıyor.

Bunu bugün veya dün yaşamıyor.

5 yıldır net, son on yıldır ise şifaen yaşanıyor bu savaş…

Sözün özü: herşeyin para olduğu bir Dünya’da yaşıyoruz. Bu nedenle hesaplarınızı doğru yapın, kazanmak için mi, yaşamak için mi mücadele etmeli…

Nesillerin bile paracı olduğu dönemden geçiyoruz.

İnsanlık olarak, bunun çözümünü bulamadığımız takdirde işimiz zor.

Huzuru bulamayız.

Toplumsal değerlerin, insanlığın beri tarafa atıldığı, iyinin saf muamelesi gördüğü bir dönemin tam ortasındayız.

Ticaret savaşlarının aslında insanlığa verdiği en büyük zararda bu…

Çözüm ise dinlerin yeniden inşaasında…

Orasından kopar burasından çıkar derken dinlere güvenin azaldığı ortamda mataryalist insanlığın oluşmaması mümkün değildi.

Geldiğimiz noktada Dünya’nın yeniden semavi dinlere doğru dürüst sarılması lazım..

Yoksa, bu gidişatla ne parayı kazanan, he nede kaybeden huzur bulamayacak.

Huzur kanaatte…

Kanaatte dinle olur!