Ülkemizde biranda en büyük sorun ahlaki olmaya başladı. Gün güne artan ahlaki erozyon toplumun her kesimini olumsuz etkiliyor. Gıda’dan tutunda yaşama kadar ahlakın ne kadar önemli olduğunu görmeye başladık. İlk kez “Ahlak varsa her şey vardır” sözünü üst üste hatırlatmaya başladık. Sözünü tutmayan, fırsatı ganimet bilen tiplerin bu toplumu ne kadar bozduğunu görebiliyoruz. Faturası ise ağır olmaya başladı.

Hükümet bile enflasyonla mücadelede ahlaktan bahseder oldu. Ülkemizde enflasyonla mücadelede en önemli etken ister inanın ister inanmayın ahlaki değerlerdir. Yani sözün yerine getirilmesi enflasyonu bile düşürecek hamledir.

Günümüzde sadece bizim değil, insanlığın ön büyük problemi ise ahlaki çöküntü ile oluştu. Ülkeler savaşırken, insanlar ise para kazanmak adına bazı değerleri yok edip yol almaya çalışıyorlar.

Dünya’da yaşanan Psikolojik Harp’ın ülkemize yansımasını Ahlaki Çöküş olarak görebiliyoruz.

Peki ‘Ahlaki Çöküş’ ün savaşlarla ne alakası var diyenler olabilir.

Ülkemizin gelişmesini büyümesini ve sağlıklı nesillerle yoluna emin adımlarla ilerlemesini istemeyenler bunu uyuşturucu ve kara para üzerinden yapabiliyorlar.

Bugün Fenerbahçe Başkanından tutunda, ünlü gazetecilere kadar birçok ünlü ismin uyuşturucu kullandığından bahsediliyor.

Uyuşturucu kullanan kişilerin en büyük özelliği ise beyin fonksiyonlarını zamanla kaybetmeleridir.

Uyuşturucu kullananlar sadece beyin fonksiyonlarını mı kaybediyor, hayır A’den Z’ye insanlık değerlerinden uzaklaşıyor.

Eringeç, duyarsız ve iyi şeylere yönelme tepkilerini kaybediyor.

Zaten uyuşturucuda insanlarda nöropatik hastalıkları nüksettirdiği için sıkıntılı bir durum ve suçtur.

Burada amaç, vücudu alenen zehirleyen uyuşturucu kullanan kişilerinin normal olmayan davranışlar sergilemesini sağlamak mıdır?

Büyük oldukça büyük ve çok para kazanmak mıdır?

Bu nedenle uyuşturucunun yaygın olduğu toplumlarda akıl sağlığı, topluma uyum, kanun ve düzen gibi şeyleri bulmak oldukça zordur.

Bugün, bir otobüste, trende yaşlısına yer vermeyen gençlerin bile iyice sorgulanması lazım.

Çünkü bu kişilik değil, ahlaki bir sorundur.

Uyuşturucu kullanmak ve eğilimi ülkemiz ve toplumumuz için en büyük tehlikedir.

İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya göreve geldiği günden beri samimiyetle uyuşturucuyu bitirme konusunda çalışmalar yapıyor.

Hakeza şehrimizde de söz veren Vali Gökmen Çiçek “Uyuşturucuyu bitireceğim” diyerek bu konuda taviz olmayacağının altını kalın bir çizgi ile çizdi.

Bir toplumda en büyük tehlikenin uyuşturucu olduğunu fark eden bir ülke veya devlet durumuna geldik.

Bugün süper güç dediğiniz ABD bile uyuşturucudan ciddi derecede muzdarip.

Sentetik uyuşturucuların çoğaldığı günümüzde herkesin en etkin şekilde uyuşturucu ile mücadele etmesi lazım.

“En iyi narkotik polisi Annedir” sloganıyla yola çıkan polisimize yardımcı olmalıyız.

Ahlaki erozyonu ülkemizde din üzerinden giderek değil, uyuşturucuyu bitirerek engelleyebiliriz.

Kolay para kazanma yolu uyuşturucunun cazibesini artıran en büyük etkendir.

Bu nedenle gençlerimizin bazılarının bile bile bu yola girmesini engellemek içinde ayrıca çalışmalar yapmalıyız.

Çalışan, emeğini hakkıyla kazanan insan olduğunu hissettiren bir sistemle gençlerimize sahip çıkmalıyız.

Ahlaki erozyonu bitirmeden bu ülkenin geleceğini teminat altına alamayız.

Yapacağımız tek şey…

El ele verip, çözüm odaklı hareket etmeliyiz.

Devletimizin ve gençlerimizin yanında olmalıyız.

İyi örnek olup, iyiyi desteklemeliyiz.

Ahlaki çöküşün önüne; Devletler kanunlarla, insanlar ise iyi insan olarak geçerler.

Kalın Sağlıcakla…