Konuya biraz sert giriş yaparsak, gece geç saatlerde yolda yalnız gezen kızlarımızdan başlamamız lazım. Önceleri akşam veya geceleri sokaklarda genç delikanlı veya yaşı ortalamış erkeklerin gidip geldiğini görebilirdiniz. Ancak günümüzde kadınlarımız ve kızlarımızın rahat tavırlarla ve de yalnız bir yerlere gidip gelmelerini ben şaşkınlıkla karşılıyorum. Parkta otururken, kızlarımızın halini gören bir teyzem aynen şöyle dertlendi: “ Eyvah eyvah! Biz ne ara bu hale geldik. Ne zaman bu kadar geniş olabildik” dedi.

Başlıkta biraz anlatabildim. Ben özgürlük aşığı birisim. Özgürlüğüm olmadan yaşayamayacağımı düşünüyorum. Ancak bir erkek olarak bile yakışanı yapmaya, örf, adet ve geleneklerime sahip çıkmaya çalışıyorum.

Bu benim…!

Toplumumuzda benim gibidir eminim.

Son dönemlerde kadınlarımızı korumak adına çıkarılan kanunlar başta olmak üzere bir çok algı ve düşünce tarzlarının bizlere ne kadar zarar verdiğini görmeye başladım.

Kayseri’de “Elalem“ vardı. Şimdilerde bunuda göremiyoruz.

Gencecik kızlarımız ellerinde si..raları caddelerde gezebiliyorlar.

Gezmesinler mi, bence kendilerine saygıları bakımından gezmeseler çok ama çok iyi olur.

Çünkü yanlış, tekrar ettikçe normalleşir.

Bunun sonucunda acayip bir toplum, düzensiz bir hayat felsefesi ortaya çıkıyor.

Kızlarımızın motosikle gezmelerine karşı değilim, ancak gece geç saatlerde bile tek başına gezen kızlarımızı görmek beni şaşırtıyor ve olayı yadırgamama neden oluyor.

Bu durum ailelerin hoşuna gitmiyordur ancak anne ve baba maalesef boşa çıkarılan bir düşüncenin tam ortasında sancılı bir hayat sürüyor.

Bakın geçenlerde 45-50 li yaşlarında iki ağabeyimiz yolda yürüyor. Ellerinde poşetleri var. Muhtemelende işten eve gidiyorlar.

Birisi diğerine diyor ki: “ Aman gardaşım kızına bir şey deme polisi arıyor ve sana evden uzaklaştırma cezası veriliyor”

Biraz dinleyince, olayın nedeninin ise babanın kızının biraz açık giymesine karşı çıkması, lafların karşılaşması sonucu kız çocuğunun polisi araması ve şikayetçi olmasıymış.

Tabii olayın iç yüzünü çok iyi bilmiyoruz, ancak bu durum burada yoksa diğer ailelerde var.

İnsanlar çocuklarına “ İyi ol”, “ Adam ol” derken sıkıntıya girebiliyor.

Kanunlarımızın bu yönde düzenlenmesi ve acilen aile yapısını korumak adına çalışmaların başlatılması lazım.

Bakın nafaka konusunda yıllarca söyledik, bir düzenleme yapıldı.

Aileyi korumak, anne ve babanın haklarını korumak, anne ve babanın umutlarını geliştirmek adına ciddi gayretler göstermeliyiz.

Çocuklarımıza şu saatte nerede kaldın sorusunu soramayan bir aile olmamalıyız.

Gelinen noktada özgürlük hepimiz için önem arz etmeli.

Anne ve babada özgürce davranmalı.

Çocuklarımıza, gençlerimize, kadınlarımıza özgürlük verirken, babaya erkeğe zarar veren adımlarında geri çekilmesi kanaatindeyim.

Bunu niye söylüyorum!

Toplumda iyi bir gözlem yaptığınızda sizlerde göreceksiniz.

Baba ve annenin ne kadar zor durumda olduğunu…

Gelin ülkemiz ve milletimizin geleceği için aile yapısını koruyan adımları hep birlikte atalım…

Yine olan bizlere olmasın…

Kalın Sağlıcakla…