1896 yılında Kayseri’nin Zincidere köyünden Stavros Stavridis, Anadolu’da dilden dile dolaşan türkülerin kaybolup gitmesini engellemek adına büyük bir kültür hizmetine imza attı. Kendisini kitabının kapağında özellikle “Zincidereli” olarak tanıtan Stavridis, dinlediği ezgileri kimi zaman 5–10 farklı kişiden karşılaştırarak 126 Türkçe türküyü bir araya getirdi.

Türkçe Dilinde, Grek Harfleriyle Basıldı

İstanbul’da Anatoli Gazetesi matbaasında basılan 144 sayfalık Anatol Türküleri adlı eser, Zincidere ve çevresindeki Türkçe konuşan Ortodoksların kültür dünyasını gözler önüne seriyor. Dili Türkçe olmasına rağmen Grek harfleriyle basılan eserin son 21 sayfasında ise kitaba maddi destek veren 540 kişinin adı ve memleketi yer alıyor. Bu durum, insanların 130 yıl önce türküleri yaşatmak adına projeye abone olduklarını gösteriyor.

Talaslı Rum Kızının Dramından Tanıdık Ezgilere

Derlemede Altın Tasta Gül Kuruttum, Tophane’den Tütün Aldım Yüz Dirhem ve Şu Samsun’un Çeşmeleri gibi bilinen eserlerin yanı sıra, evliliğinin henüz üçüncü ayında anasının evine geri gönderilen bahtsız bir Talaslı Rum kızının dramını konu alan Bir Kızın Gelin Olması türküsü de yer alıyor.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Anatol Türküleri’nin asıl kıymeti tam da burada ortaya çıkıyor. Küçücük bir Anadolu yerleşiminden çıkan bu eser, Zincidere’nin gündelik hayatının çok ötesine uzanan müşterek bir kültür dünyasını görünür kılıyor. Aynı coğrafyada yaşayan insanların sevdaları, ayrılıkları, gurbetleri ve neşeleri ortak bir Türkçede buluşuyor. Zincidereli Stavridis’in yaptığı şey de nihayetinde bu dünyaya kalıcı bir kayıt düşmekti. Bugün o 126 türküye baktığımızda, Kayseri’nin kültür tarihinin ne kadar derin, çok katmanlı ve şaşırtıcı bir zenginlik üzerine kurulduğunu daha berrak biçimde görebiliyoruz."