“Faiz haramdır” diye borsadan uzaklaşan kesimin yanı sıra, borsayı bazı tercihler nedeniyle cazip görenlerde var. Ancak günümüz şartlarında borsanın, kumardan farkını bulmak biraz zor. Yani ikisi de müdahale edilebilecek şeyler. Kumarda her zaman masa, borsada da her zaman spekülatörler kazanıyor. Olan ise küçük yatırımcılara, insanlara oluyor. Bu nedenle de devlet borsaya müdahale etti ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Ben burada dini konulara girmek istemiyorum ancak konu biraz dinle de alakalı. Son dönemlerde kar payları ve borsanın cazipliğinden bahsedenleri duyabiliyoruz. Hatta borsa oynamanın kar- zarar ilişkisi nedeniyle helal olduğunu falan söyleyenler var.
Aslında burada helal mi haram mı tartışmasının yanı sıra güvenilir mi, güvenilmez mi sorusuna cevap aramak lazım.
Bunu cevap bulursak, helal veya haram sorusunun da cevabını almış oluruz.
Yeri gelmişken söyleyeyim, garanti para gibi görülse de sonuçta oynak bir şey…. Hem geliş şekli hem de işlem şekli ile…
Sonuç olarak Din, herkesin dinidir. Bir Müslümanın yapması gerekenler bellidir.
Ülkemizde özellikle pandemi döneminde başlayan bu sanal para, borsada para kazanma olaylarına gençlerin daha fazla eyimli olduğunu görebildik.
Kimisi kumar oynayarak, kimisi sanal para ile kazanç elde ederek ufak tefek meblağlarla yolunu bulmaya çalışıyordu.
Gelinen noktada devlet sanal bahis olaylarına tek tek operasyon yapmaya başladı. Hatta ibanını kiraya veren bir çok genç yargı karşısına çıktı. Büyük sıkıntılar yaşadı.
Bir devir 4-5 senedir insanların sanki normalmiş gibi at koşturduğu mekanlara dönüştü.
Sonra anladılar ki, bu işin kaçarı yok.
Yapan cezasını çekiyor.
Derken borsada 455 bin yatırımcının durumu patladı.
“Şu şöyleydi, bu böyleydi” bir sürü yorum yapıldı.
İşin aslı ise “Yapmayacaksın kardeşim” oldu.
Kolay para büyük sorunlar ve büyük kayıplar getiriyor.
Kumar niye, neden yasak…
Çünkü siz ne kadar başarılı olursanız olun, hep masa kazanır.
Kural, kaidesi ve amacı bu…
Birkaç kez kazandım, derken bütün yatırımlarınızı masaya koyarsınız ve devasa kayıpla büyük bir hezeyan yaşarsınız.
Bu sadece ülkemizde değil, dünyada böyle…
Kural bu…
“Önce yemle…
Sonra demle…”
Meşhur bir hikaye vardır.
Duymuşsunuzdur.
İki fare delikten kafayı uzatır, bakarlar ki bir metre ileride 1 büyük küp peynir var.
Öndeki atlayıp peyniri almaya çalışırken, arkadaki fare derki;
“ Aman dur. Mesafe kısa ödül büyük… Burada büyük sıkıntı var”
Kafayı çevirirler ki ev sahibi süpürge ile başlarında bekliyor.
Aynen durum böyle…
Öncelikle gençlerimize sesleniyorum lütfen akıllı olun…
Nerede bir Kolay para varsa bilin ki bir gün sıkıntı büyük olur.
Bu arada emeğinizi de çaldırmış olursunuz.
Zamanınızı kaybetmiş, umudunuzu tüketmiş olursunuz.
Girmeyin girdirmeyin.
“Size toz pembe vaadlerle sunulanlar değil, Kolay para her zaman sizin paralarınızdır. Cebinizdeki paradır. Birikiminizdir.”
Bunu unutmayın.
Sizi avcı gibi hissettirip, av yapıyorlar.
Bunu bilin…
Kolay para var deniyorsa, bilin ki sizin haklarınız kolayca çalacaklar.
Altını üstünü bilmediğiniz, devletin destek vermediği, onaylamadığı, yasal görmediği hiçbir işe veya her neyse ona para yatırmayın…
Akıllı olun…!
Helal 1 TL’nin kolay kazanılacak denilen 100 milyon liradan daha büyük olduğunu anlayın.
Bekleyin görün…
Gençler!
“MESAFE KISA ÖDÜL BÜYÜKSE ASLA GİRMEYİN”
Bizden söylemesi…