Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre ülkemizde çeşitli görüşlere sahip 188 siyasi partinin faaliyette bulunduğunu görüyoruz.
Seçim tarihine kadar karabatak gibi ortadan kaybolan meclis dışındaki bazı tabela partileri seçim günü geldimi ortaya çıkarak iktidar partisi AK Partiye, zarar vermek için birbirleriyle ittifak yapmanın yollarını ararlar. Yada meclisde grubu bulunan muhalefet partilerinden herhangi biriyle ittifak yaparak iktidara karşı ateş etmek suretiyle var olduklarını ispata çalışırlar. Bu partilerden laf ebeliği yapan genel başkanlarından başka herhangi birini tanımak mümkün değildir.
Mecliste grubu bululan partilerden iktidarda bulunan AK Parti’nin 11 milyon 922 bin kayıtlı üyesi, CHP’nin 1 milyon 400 bin, MHP’nin 498 bin, DEM partisinin 16 bin, SP partisinin 344 bin İYİ partinin 391bin kayıtlı üyesi bulunmaktadır.
Türkiye’de parti kurmak o kadar da zor bir iş değil sayıları sadece iki elin parmağı kadar olan kimseler bir araya gelerek kolayca bir parti kurabilmektedir. Bu partilerin seçim yasasına göre 41 ilde örgütlenmesi gerekiyor. Partilerden birçoğu bu şartları yerine getiremediği için tabela partisi olarak varlıklarını sürdürüyorlar.
Geçmişte anlı-şanlı ve başarılı durumlarıyla favori olan partilerden hemen hepsi bugün nostaljik duruma düşerek tabela partisi haline gelmiştir. Buna kısaca örnek vermek gerekirse Refah Partisi rahmetli Erbakan’ın pilot kıyafetiyle seçim çalışmalarında seslendirilen “Dillerde türkülerde gönlümde sevgilerle vefalı vakti geldi gelin birlik olalım, el-ele tutuşalım” seçim şarkısıyla muhafazakar kesimi yanına çekmeye çalışmıştır. ANAP’ın iktidarda olduğu süre içinde en çok da “Arım balım peteğim” ile “Hadi bakalım kolay gelsin” şarkılarını kullanarak dönemin en etkili partisi olarak propaganda da bulunmuştur. Adalet Partisi Süleyman Demirel tarafından seçim şarkısı olarak Öztürk Serengil’in seslendirdiği “Gariban bir vatandaşsın, senin adın Zühtü” şarkısını kullanarak geçim sıkıntısı çeken kesimin oylarını almaya talip olmuştur. DSP seçim çalışmalarında Bülent Ecevit’in mavi gömleğiyle verdiği imajla birlikte “Gözün aydın Türkiye ak güvercin geliyor, güçlendikçe DSP halkın yüzü gülüyor” şarkısını kullanarak umutsuzlara umut vermeye çalışmıştır.
Yukarıda örneklerini verdiğim bu partiler siyaset arenasında oldukça önde gelen partilerdendi. Meclis de milletvekili sayısı itibariyle güçlü grup oluşturmaktaydılar. Hepside bir zamanlar ülkeyi yönetmekte yetki ve söz sahibi olan partilerdi. Günün gelişen şartları içinde kendini yenileyen her şey gibi partilerinde kendini yenilemek diye bir gelişmeye tabi tutmadığı için parti olarak hızla eriyerek bugünkü tabela partisi durumuna düşmüşlerdir.
Tabela partisi görünümünde olan bazı partilerin ülke sorunlarının gölgesine sığınarak teşkilat binalarında başka işlerle meşgul olduklarına da tanık oluyoruz.
Siyasi partiler demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Anlayacağınız toplum hayatımızda partiler olmazsa, olmaz şartlarından biridir. Seçime giderken birçok partinin kanunda aranan şartları yerine getirmediklerini görüyoruz. Böyle partilerin iktidara gelmek gibi bir düşünceleri olmadığı için tabela partisi olarak kalmayı bir fırsat biliyorlar.
Günümüzde en tutarlı, en disiplinli parti olarak AK Partinin olduğunu görüyoruz. Muhalefette bulunan meclis de grubu bulunan partilerin takip ettikleri siyaset anlayışı yüzünden bugüne kadar olmadığı gibi, bundan sonra da sittin sene iktidar olmaları mümkün görünmüyor. CHP az olsun benim olsun mantığıyla hareket ettiği için 75 yıldan beri iktidar olmak gibi bir dertleri olmamıştır. Hele ki bugünkü bölünmüş parçalanmış haliyle iktidara gelmek diye bir umudunun olması mümkün değildir. HDP derseniz oda terör örgütünün etkisinden hala çıkamadığı için bir varlık olması mümkün değildir. Geriye sadece AK Parti kalıyor; oda uzun yıllar iktidarda olmasına rağmen küçülmek şöyle dursun her seçimden büyüyerek çıkıyor. Siyasetteki bu düzensizliği ve kısır çekişmeleri ortadan kaldırmak için ülkemiz iyi ki başkanlık sistemine geçmiştir. Yoksa ufak tefek tabela partilerinin kısır çekişmeleri ve parçalı koalisyonlar yüzünden ülkemiz geri kalmışlığına kaldığı yerden devam edecekti.