Türkiye’mizin ev sahipliğinde NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla zirve toplantısı Temmuz 7-8’inde yapılacak. 36.ncısı Periyodik olarak Ankara’nın ev sahipliğinde yapılacak. Bu toplantıda ittifakın etkinlikleriyle ilgili kararlar alınacak. Türkiye II. Dünya savaşından sonra batı blokunda yer almak için NATO’ya 1952 yılında girmiştir. Bu tarihte Kore savaşı da son bulmuştu. Batı blokuna girmenin esas amacı siyası ve askeri yollarla üye ülkelerin özgürlük ve güvenliğini garanti altına almayı amaçlamaktadır. NATO kuvvetinde ABD 1 milyon 355 bin askeriyle birinci sırada yer almaktadır. Türkiye ise 355 bin personeli ile ikinci sırada yer almakta. Buda gösteriyor ki Avrupa Birliğinin jandarmalığını ABD ile Türkiye yapmaktadır. Buna rağmen Avrupa Birliğinin art niyetli üyeleri yıllardan beri Türkiye’nin teşkilata girişini etten püften bahanelerle engellemekteler. Bu toplantıya AB’ne mensup söz sahibi olan ülkelerin devlet ve hükümet başkanları katılacağına göre taşı gediğine koymak için Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a bir fırsat doğmuştur. Türkiye’nin öncelikle isteği AB’ne tam üye olarak kabul edilerek tüm süreçlere dahil edilmesi. Vize serbestliği sağlanması, gümrük birliği güncellenmeli. NATO ittifakının önde gelen ülkesi ABD parasını peşin olarak ödediğimiz halde F-35’lerin teslim edilmesi. Ayrıca milli uçağımız olan Kaan için motorun verilmesi. Türkiye de NATO’ya bağlı iki karargah kurulması. Türk Savunma Sanayinin örnek kuruluşlardan biri olarak kabul edilmesi. Bunların dışında daha başka neler vardır onu ancak cumhurbaşkanımız Erdoğan biliyordur. Türkiye hem AB’ye üyeliğimiz konusunda hem NATO ittifakı içinde mağduriyete uğramış ülke olarak sorunlarını dile getirilerek giderilmeleri konusunda girişimlerde bulunulacaktır. Türkiye Avrupa Birliğine tam üyelik için baş vuruda bulunduğu 14 Nisan 1987 tarihi üzerinden bugüne kadar 39 yıl geçmiştir. Batı ittifakına dahil olmak için bu kadar zamandır hala kapıda bekliyoruz.
ABD cumhurbaşkanı Trump NATO genel sekreteri Mark Rutte ile Oval Ofis de düzenlediği basın toplantısında Ankara da düzenlenecek olan NATO’nun zirve toplantısına cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı duyduğu saygıdan dolayı katılacağını söylüyor. Trump konuşmasının devamında “Erdoğan harika bir lider, çok güçlü bir kişi, kendisi de saygın bir liderdir. Benim dostumdur. Erdoğan sayesinde çok güçlü bir ordusu var Erdoğan’ı mutlu edecek bir şey yapacağım” sözleriyle cumhurbaşkanımıza karşı olan intibasını Trump bu sözleriyle ifade etmiştir. İnsan sağa sola yalpa yapmadan dik durursa işte böyle uluslar arasında değeri altın gibi bir ayara sahip olur. Trump belki de hayatında bugüne kadar cumhurbaşkanımızla ilgili kullandığı böylesine ifadeleri belki de hiç kimse için kullanmamıştır. Ne tuhaftır ki ülkemize karşı gösterilen böylesine saygınlığı görmezden gelen muhalefet partilerinden bazı döküntüler öyle demiyorlar. Her iki sözlerinin birinde cumhurbaşkanımıza karşı olan kinlerini kusuyorlar.
Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya karşı başlattığı hava harekatıyla saldırıda bulunması bölgede neticesi henüz belli olmayan operasyonların devamına neden oldu. Bölgede savaşı bitirmek için Trump olsun cumhurbaşkanımız Erdoğan olsun büyük çabalar harcadılar fakat Ukrayna’ın kayıpları fazla olduğu için başarılı olamadılar. Ülkemizin geleneğinde misafire karşı saygının ve iltifatın en iyisi gösterilir. NATO ittifakına mensup 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları Büyük Türk Milleti adına Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın misafiri olacaktır. Misafirlerimize şimdiden hoş geldiniz diyoruz.