Bilindiği üzere son yıllarda dünyada siyasal, sosyal ve ekonomik yönden hızlı bir değişim yaşanmasına tanık oluyoruz. Özellikle de ekonomik olarak güçlü olan ve gücünü korumak isteyen süper devletler, zayıf ya da kalkınmakta olan ülkeleri egemenlikleri altına alarak, hem onların yönetimlerini şekillendirmek, hem de doğal kaynaklarını kontrol etmek suretiyle kendi kullanımlarına uygun hale getirmek istemektedirler.
Artık günümüzde işgaller, istilalar, fetihler kılıçla, kalkanla, topla tüfekle yapılmıyor. Dünyanın süper güçleri sömürmek istedikleri toplumların evvela beyinlerine girmektedirler. Beyinlere girebilmek için. o toplumun bireylerini bir birlerine bağlayan milli, dini, kültürel ve geleneksel değerleriyle oynamak suretiyle insanların birbirlerine olan toplumsal bağlarını koparmaya çalışmaktadırlar.
Birlik ve beraberlik bütünlüğünden kopup, parça haline gelen insanların yoksulluğunu ve çaresizliğini de kullanarak esaret altına alıp, kendilerine bağımlı bir toplum haline getirmek istemektedirler.
Ülkemiz coğrafi konum itibariyle Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının tam ortasında bir mihenk taşı gibi bulunmakta. Bu konumu ile adeta bir köşe taşı görevini üstlenmektedir. Bilindiği üzere köşe taşı binalarda sağlamlığı ve güvenceyi sağlayan bir nevi yapı elemanıdır. Şayet o bina yıkılmak istendiği taktirde ilk önce bu köşe taşının yerinden oynatılması gerekmektedir.
İşte bu köşe taşı milletimizin birlik, beraberlik ve bütünlüğüdür. Ülkemizi ve milletimizi her türlü iç ve dış mihrakların entrikalarına karşı biz bu sağlamlığı korumak zorundayız. Bu yapıyı korumak içinde ulusal değerlerimize, birliğimize ve beraberliğimize sahip çıkmamız gerekmektedir.
Bütün bunlar için sağduyumuzu harekete geçirmeliyiz. Bilindiği üzere sağduyu aklı kullanmak suretiyle mantık yürütmeden geçmektedir. Bütün Milletlerde demokratik yöntemlerle seçilmiş bir iktidar vardır. Hatta en küçük toplumsal birimler olan Klan, Aşiret ve Kabilelerde bile iktidar vardır. Fakat her iktidarı olan bazı toplumlarda demokrasi yoktur.
Biz ülke olarak Allaha şükretmeliyiz ki asırlardan beri süre gelen dünyaya örnek teşkil eden bir demokratik yapıya sahip bulunmaktayız. Bugün millet olarak içimizde bir takım geçici sancılar yaşanıyorsa bu bizim ekonomimizle, siyasetimizle, kültürümüzle, birlik ve beraberliğimizle örnek teşkil edişimizdendir. Millet olarak fert olarak her birimiz bu büyük ve değerli özelliğimizin kıymetini bilmeliyiz. Bir ülke bir millet düşmeye görsün bölüp-parçalanma olduktan sonra göz diken leş kargalarının başımıza üşeşmeleri kaçınılmaz olur.
Bilhassa son zamanlarda yaşanan operasyon adı altında yaşanan olaylar hiç şüphesiz bir amaç oyunudur. Son zamanlarda ABD’nin onun piyonu İsrail’in Filistin’e Lubnan’a ve İran’a uyguladığı el koyma oyunu budur. Rusya’nın Ukrayna’ya uyguladığı oyun budur.
Bazı dış güçlerin amaçları ülkemizi ekonomik ve siyasi yönden zayıf düşürmeye yönelik olan art niyetli çabalara karşı milletçe uyanık olup birlik ve beraberliğimizi muhafaza ederek dimdik kale gibi ayakta durmak zorundayız…