İstanbul’da otuz yılı aşkın bir süre ikamet etmiş eski bir sakini olarak bu gidişimde İstanbul’un yerel yöneticilerine küskün olduğunu gördüm.
Belediye Başkanlığı seçimleri yapılırken CHP’nin aday gösterdiği Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçimi HDP, İYİ Parti ve Sadet Partisinin desteğiyle kazandı.
CHP’li Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçim meydanlarında “Her şey çok güzel olacak” sloganıyla İstanbul halkını kandırarak seçimi kazandı. Sonra verdiği ilk beyanatında “İstanbul Belediye Başkanlığı bir nimettir” diyerek bu göreve niçin geldiğine ait niyetini açıkça ifade etmiş oluyordu. İmamoğlu hiç vakit kaybetmeden kolları sıvayıp tanıdığı ahbaplarından oluşan kendisinin de başında bulunduğu bir “Çıkar amaçlı suç örgütü” kurdu, Sonra utanıp sıkılmadan İstanbul Belediyesinin maddi kaynaklarını boşaltmaya başladı. Ardından kendi aralarında çıkan menfaat çatışmaları yüzünden birbirlerini savcılığa şikayet ettiler. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı rüşvet ve yolsuzluk olaylarına el koydu. Tahkikat sonucunda “Çıkar amaçlı suç örgütü” kurma başlığı altında 3900 sayfalık iddianame hazırlayarak 40.Ağır Ceza Mahkemesine teslim etti. Bu iddianamede neler yoktu ki: Görevi kötüye kullanma, Rüşvet ve kadrolaşma, İrtikap-İhaleye fesat karıştırma, Sahte diploma kullanma, Suç örgütü PKK’ya bilerek ve isteyerek yardım etme, Kamu görevlisine hakaret, Siyasal ve Askeri casusluk ve Avrupa ülkelerinde Türkiye aleyhine konuşma.
İstanbul Başsavcılığın iddianamesinde yer alan bu saydığım başlıklara ait İmamoğlu eylemlerinde İBB’yi 160 milyar lira zarara uğratmıştır. Belediye personellerinden bazılarının 70 bin lira maaş aldığı halde 600 milyon lira aylık kira ödeyerek lüks bir evde oturuyor olması Belediyede ki soygunun ne derece büyük olduğunu göstermektedir.
Ekrem İmamoğlu rüşvet ve yolsuzluklarla elde ettiği büyük miktardaki paralarından bir kısmını CHP kurultayına katılan delegeleri satın alarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu diskalife ederek yerine Özgür Özel’in genel başkanlığa seçilmesinde kullanmıştır; bir kısmını da arkadaşına ait jet uçağıyla partiler halinde milyonlarca doları İngiltere’ye kaçırmıştır. Paranın dışında baskı yöntemiyle ele geçirdiği gayrımenkullerin miktarı ise hesapsızdır
Ekrem İmamoğlu’nun başında bulunduğu suç örgütüne mensup 402 kişi Belediyeyi soymak suçundan 40.Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmayı bekliyorlar. Halen örgüt lideri İmamoğlu Silivri Cezaevinde diğerlerinden birçoğu da çeşitli ceza evlerinde tutuklu bulunmaktalar.
Yazımın başlığında da ifade ettiğim gibi Tarihi kentimiz İstanbul halkına bu soygun reva görülmemeliydi, Kayseri de ikamet etsem de İstanbul ile ilgimi kesmedim. İstanbul’un AK Parti’ye mensup Belediye Başkanlarının parlak dönemlerini bildiğim için bu gidişimde Mega İstanbul kentinin bir perişanlık içinde olduğunu gördüm. Ulaşım araçları bakımsızlıktan yollarda yanıyor, trafik derseniz hak getire işlerine giden vatandaşlar karınca misali adım adım ilerleyen araçlarla işlerine zor gidiyorlar. Velhasıl Belediyenin yapması gereken hizmetlerden birçoğunda ister istemez aksamalar devam ediyor.
İstanbul halkından görüştüğüm bazı tanıdık komşularım elemiz kırılsayadı da bu İmamoğlu’na oyumuzu vermeseydik diye pişmanlıklarını ifade ediyorlar,
İnsanın garibine giden de Ekrem İmamoğlu ve tayfasının rüşvet ve soygunlarına CHP genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul’un çeşitli semtlerinde düzenlediği taşımalı gece mitinglerinde arka çıkıyor olmasıdır. Özgür Özel her konuşmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 3900 sayfalık iddianamesinin içinin boş ve yalan olduğunu ifade etmesi gerçekten bu dengesiz şahısın akıl tutulmasına yakalandığını gösteriyor.
İBB’den acil hizmet bekleyen 16 milyonu aşkın İstanbul halkına bu soygun olayı reva görülmemeliydi. Burada en çok zarar gören İstanbul halkı ile Ekrem İmamoğlu gibi birini aday gösterip seçtiren CHP’nin bizzat kendisi olmuştur.