Ülkenin idaresine talip olan parti liderleri taşıdıkları özellik ve başarı grafiğine göre taktir ve taltif görüyor. Öyle her önüne gelenin ben liderim ve ülkenin idaresine talibim demesi yetmiyor. Bir lider her şeyden önce meşru otorite gücüne sahip olarak ciddiyet ve kabiliyet seviyesinde olmalıdır.
Liderlik vasfı taşıyan kimse söz ve yaptıklarında ölçülü ve dengeli olmalıdır. Lider karşısındaki rakiplerini küçülterek kendisini eşsiz gibi görerek diğerlerini tahkir, tezyif ve karalama beyanlarında bulunmamalıdır.
Lider temsil ettiği toplumu görüş ve düşünce çerçevesi dahilinde toplayıcı, birleştirici ve bütünleştirici olmalıdır.
Lider ülkesini gerçekçi bir şekilde düşünmek, sorunlarını tespit etmek ve giderilmesi konusunda çareler üretmenin gayreti içinde olmalıdır.
Lider beraber bulunduğu arkadaşlarına hem güven vermeli, hem de onlara güvenmelidir.
Lider öncelikle vatansever olmalı; milletinin huzur ve refahını her şeyin üstünde tutmalıdır.
Bugün Meclis içinde ve dışında bulunan partilerin başında bulunan liderleri icraatlarıyla ve özellikleriyle değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda hepsinin de ama az, ama çok eksiklikleri olduğu görülmektedir.
Ülkenin geri kalmasında; milletin huzursuzluk ve istikrarsızlık içine sürüklenmesinde elbette ki liderlerin payı vardır. “Biz kırk kişiyiz, kırkımız da birbirimizi biliriz” sözünde olduğu gibi, milletin çoğunluğu parti liderlerinin her birini ayrı ayrı özellikleriyle tanımaktadır. Hangisi ülkeye hizmet yolunda gecesini gündüzüne katıyor, hangisi huzursuzluk ve istikrarsızlığa sebep oluyor, hangisi kavgacı ve uysal merak etmeyin millet her birini çok iyi tanıyor. Seçim zamanı tartma ve değerlendirme terazisi milletin elindedir. Elbette ki her birini sırası ve günü geldikçe tartıyor ve değerlendirmesini de sandık terazisinde ona göre tartarak yapıyor. Liderliğini devam ettirmek için kendi içinde birtakım senaryolarla, entrikalarla ve zorlamalarla asla lider olunmaz. Lider olma hayaliyle ve hırsıyla delegeleri satın alarak meyhanelerde karınlarını doyurarak liderliği entirikayla ele geçirmiş olana toplum gerçek lider olarak görmez. Lider her zaman hakkaniyet ölçüleri dahilinde kalarak saygı görür. Sorumluluk taşıyan lider kararlarıyla, uygulamalarıyla, halkın sorunlarını çözmesiyle, istikrar ve huzuru sağlayıcı özelliğiyle toplumun gözünde ve gönlünde yer bulan kimsedir.