İnsanlık tarihi 7 Ekim 2023 de başlayan acımasız İsrail’in Gazze katliamlarına tanıklık etmektedir. Gazze de bugüne kadar kadın çocuk yaşlı ayrımı yapılmadan ölenlerin sayısı 68 bini aştı yaralananların sayısı ise 170 bindir. İki milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç duruma düştü, Ayrıca bu acımasız savaşta İsrail uçaklarının bombalamasıyla iki milyondan fazla bina yıkıldı. Böylece Gazze’liler ocaklarını da kaybetmiş oldular. Ne acı ki BMGK tarafından defalarca ateş kes çağrısı yapılmasına rağmen İsrail hiç birini takmadı göz ardı etti. Bunun üzerine Netanyahu’yu katliamla ve soy kırımla suçlayan Uluslar Arası Adalet Divanı tutuklanmasına karar verdi.
İsrail soy kırımında resmi rakamlara göre 15 bin çocuğun öldürüldüğü ifade edilmekte. Ayrıca yarı yıkılmış hastanelerde yeterli tedavi malzemeleri olmadığı için şarapnel ve kurşunla yaralanan çocukların bacakları kesilmiştir. Merhametten yoksun olan Netanyuhu’nun Gazzelilere karşı gıda yollarını da keserek adeta açlığı bir silah gibi kullandığı görülüyor. Nihayet Trump’ın 20 maddelik bir anlaşma metni ile ateş kes sağlandı dense de İsrail katliamlarına devam ediyor.
İsrail çeşitli dinlere ev sahipliği yapmış olan Filistin’in Kudüs kentinde de terör ve şiddeti hüküm sürüyor. İslam ülkelerinin en eski şehirlerinden biri olan Kudüs üç dinin kutsal kenti olarak önemi oldukça büyüktür. Kuruluşundan günümüze kadar iki defa yok edilmiş, 23 defa işgal edilmiş, 52 defa saldırıya, 44 defa da işgale uğramasına rağmen yinede varlığını sürdürmüştür.
Kudüs dinimizce kutsal bir şehir olması nedeniyle 1538 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından şehir bir duvar içine alınarak emniyeti sağlanmıştır. Duvar içinde kalan bu yerleşim yerine Eski Kudüs denmektedir. Bilindiği üzere Kudüs Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi üç semavi dininin kutsallarını bağrında barındırmaktadır. Dolayısıyla duvarla çevrili olan bu yerleşik yerde değişik dinler için kutsal sayılmaktadır. Tapınak dağı, Ağlama Duvarı, Kutsal Mezar kilisesi, Kubbet-us-Sahra ve Mescid-i Aksa gibi kutsal mekanları sayabiliriz. Kudüs böylesine özelliklere sahip bir şehir olduğu için tarih boyunca hep ihtilafların ve çatışmaların hedefi haline gelmiştir. Bundan bir süre önce ortaya çıkan anlaşmazlık ve çatışmalarda İsrail tarafını tutan ABD başkanı Trump’ın yersiz ve mantıksız kararını Türkiye önce BMGK’ne götürerek 15 üyeli bu kuruldan 14 olumlu oy alarak bir başarı elde etmiştir. Ardından konuyu BM’e taşıdı 172 üye ülkenin katıldığı genel kurul toplantısında 128 evet 35 çekimser oya karşılık ABD ile İsrail’in yanında nüfusları bir kasabanın nüfusu kadar olan sadece 5 üye yer almıştır. Amerika da böylece belki de tarihinin en ağır hezimetine uğrarken Türkiye’nin de haklılığı tescillenmiş oldu.
Kudüs kutsal dinimizin ilk kıblesi olma özelliğini taşıdığı için Türkiye Filistin tarafında yer almak suretiyle tarihten gelen sorumluluğunun gereğini yerine getirmektedir.
İsrail’le Filistin’in anlaşmazlığı yıllardır devam ederken Amerika’nın İsrail’in yanında yer almış olmakla bölgede huzursuzluğa ve çatışmalara neden olmuştur. İsrail güçleri hakiki mermilerle Filistinli çocuklara, kadınlara ve sivil halka saldırmaya devam ediyor. Bu akan kan, kaybedilen can ve yaralananların acısından dolayı Filistin halkı kan ağlıyor. Bu esnada ırk ve din kardeşliğine sahip olan Arap devletleri ne yapıyor derseniz, onlar petrol gelirleri sayesinde zevki sefa içinde duyarsız kalmaya devam ediyorlar. Bugüne kadar hiçbir Arap ülkesi Filistin halkına arka çıkıp, yardım elini uzatmadığı gibi, aksine İsrail’i açıkça kınama cesaretinde bile bulunmadı. Daha da acısı BAE’nin hükümet yetkililerinden biri “İsrail kardeşimiz, Amerika ağabeyimiz” değerlendirmesinde bulunması bunların nasıl bir tiynet içinde olduklarını göstermektedir. Tarih de Arap ülkeleri Osmanlı döneminde bize bağlı devletler olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu ülkeleri korumak uğruna ordularımız zaman zaman savaşlara girmek suretiyle kan akıtmış ve binlerce şehit vermiştir. Üzülerek belirtmeliyim ki hiçbir Arap ülkesi bizim bu fedakarlığımıza karşılık samimi davranmamışlardır. Bugün Büyük Türk Milleti Filistin’in düştüğü bu acıklı durum karşısında tek ses, tek yürek halinde Filistin’in yanında yer almakla büyüklüğünün gereğini yerine getirmektedir…