Mustafa Kemal’in başlattığı vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı konusunda ki sevk ve idarenin yapılacağı tek merci olarak 23 Nisan 1920 de kurulan TBMM’nin olduğu ilan edilmiştir. Mustafa Kemal bir konuşmasında:
“TBMM kendi alın yazısını kendi ellerine alan Türk ulusunun hukuksal durumunu yeniden kurmayı kararlaştırdı.” Diyerek TBMM’nin önemini belirtmiştir.
TBMM’ni oluşturan her milletvekili Misak-ı Millye bağlı kalacaklarına, ülkenin kurtuluşu ve milletin bağımsızlığı uğruna çalışacaklarına and içmişlerdir.
3 Mayıs 1920 de Mustafa Kemal’in başkanlığında ilk ulusal hükümet kuruldu. Vatanın kurtuluşu için çalışan bir avuç vatanperverin dış güçlere karşı yokluk içinde savaşırken bir yandan da iç de var olan isyancılara karşı da mücadele ediliyordu. Ülkenin birçok köşesinde ayaklanmalar ve isyanlar giderek artıyordu. Adına Dersim ayaklanması da denilen bölge olayı, Bozkır ayaklanması, Anzavur ayaklanması, Halifelik Ordusu ayaklanması, düzce ayaklanması, Konya ayaklanması, Çerkez Ethem ayaklanması Demirci Efe ayaklanması, Pontus ayaklanması…Düşman güçlerine karşı amansız bir mücadele sürdüren Mustafa Kemal başında olduğu çekirdek ordu iç de baş gösteren isyancılarla da savaşıyordu…
Bu günkü özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı canları pahasına sağlayan Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına borçlu olduğumuzu minnetle ve şükranla ifade etmek isterim. Nitekim Osmanlının Divan-ı Harp Savaş Mahkemesi tarafından idam edilmelerine karar verilen, bu mücadeleci gruptan sadece Mustafa Kemal Atatürk’ün idamı Patişah tarafından onaylanmıştır.
İşte bu şartlar altında 23 Nisan 1920 tarihinde Cuma namazından sonra kurbanlar kesilerek ilk TBMM’nin açılışı ve ilan edilişi yapılıyordu.
Bundan sonra sürdürülen Türkiye’nin bağımsız savaşlarında Mustafa Kemal’in parlayan yıldızıyla Türkiye’nin dört bir köşesi yeniden aydınlanıyordu…
Türkiye’mizin ilk temellerinin atıldığı gün olan 23 Nisan 1920 tarihi ülkenin ve milletin tarihine altın sayfalarla yazılarak çok önemli bir başlangıcı teşkil ettiğinden Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından Bayram olarak ilan edilen bugünün her yıl ki kutlama görevini Türk çocuklarına armağan etmiştir. Hiçbir ülkenin Türkiye’miz de olduğu gibi çocuklarına emanet edilmiş her hangi bir bayram yoktur. Gururla ifade etmeliyim ki çocuklarımızın her yıl ki kutlamalarına birçok ülkeden gelen çocuklar da ülkemize gelerek kutlamalara katılmaktalar. Bizde yavrularımızın bu 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk bayramını kutluyor geleceğin parlak günlerini hazırlayacaklarına olan inancımızla onları gururla, iftiharla alkışlıyoruz…