Ülkemizin yaklaşık 50 yıllık proplemi olan PKK Terör Yapılanması dün itibariyle silah bıraktı. Tarihi anların yaşandığı tören Süleymaniye’nin Raferin Bölgesinde Casene mağarasından çıkan örgüt üyelerinin silahlarını bırakması ve ardından bu silahların yakılmasıyla gerçekleşti. Tüm Dünya’nın yakından takip ettiği olay ülkemizde de son derece olumlu karşılık buldu. Terörsüz Türkiye sloğanıyla çıkılan yolda terör örgütünün silah bırakmasına büyük önem veriliyor. Herkes bundan sonraki sürecin daha sağlıklı ilerlemesini temenni ediyor.
“Her şey Terörsüz Türkiye İçin”
YAPABİLECEĞİN DÜŞÜNDÜKLERİN KADARDIR!
Hep buradan yazıyorum, anlatmaya çalışıyorum ama sesim ne kadar duyuluyor. An itibariyle kestiremiyorum. Hep “Bakış Açısı”ndan baksediyorum. Hayatta bakış açınızı değiştirdiğinizde neler kazanacağınıza kendiniz bile hayret edersiniz. Aklınızın almayacağı başarılara sadece bir bakış açısı değişimiyle ulaşabilirsiniz…
Yazının başlığını “Yapabileceğin Düşündüklerin Kadardır” dedim. Aslında herkes bir çok şeyi başarırken, bunu düşünmediğinide söyleyebilir.
Anlık gelişti falan diyebilir.
Ancak anlık gelişme aslında bakış açısıdır.
Hayata bakış açısı, sorunların çözümünüde otomatik getirebiliyor.
Ben bunları neden yazıyorum diye bazın kendime soruyorum.
Aslında gençlerimiz bir şeyler öğrensin, doğru düşünmeyi öğrenerek hayatta başarılı olsun diye sık sık bu konuyu kaleme alıyorum.
Dinlerlermi bilmem!
Öncelikle herkes öğrenerek düşünmenin yolunu bulmalı.
Yaptığı veya yaşadığı olaylardan buna tecrübede deniyor.
Bir terazi oluşturup karara varmalı.
Bu düşünce tarzı oluştuktan sonra olaylara doğru bakış açısını belirleyerek ardından hareket bilincini geliştirmeliyiz
İnsan düşündüğünde bazen içsel bir ses: “Yapamazsın, edemezsin” derken, bir süre sonra bitmişlik ve tükenmişlik sendromu ile olaydan vazgeçer.
Görünmeyen bir güç( Düşüncemiz) bizi yapacağımız her başarılı işten de bu yolla alı koyar.
Ne diyor büyükler: “İyilik yapmaktan erinmeyin”
İşte burada kaygıdan ve başarısızlıktan kopma iradesi ortaya çıkıyor.
İyiler hep kaybeder sözü çok yaygın aslında, ama gerçekte kötüler hep kaybediyor.
Zamanla bunu anlayanların çoğu Dünya serüvenini tamamlamış ve çoktan ahirete irtihal etmiş oluyor.
Aslında iyilik iyileştiricidir.
Çünkü iyilik yaptığınızda maddi ve manevi kazanmaya başlarsınız.
Buda insanları hem ruhsal, hemde fiziken iyeleştirir.
İnsan her zaman kendi düşüncesinin esiri olmamak için savaşmalıdır.
Mesela başarılı insanların hiç birinin sıradan bahanesi yoktur.
Bahane sadece yapmak istememekle doğru orantılıdır.
Denersiniz olmaz, denersiniz olmaz ve bir gün olmaz dediğiniz olur.
Başarmak için öncelikle doğru bir bakış açısı ve doğru düşünce şart…
Hani zenginlerin çoğu ben akıllıyım diyor ya,
İşte akıl dediği olay bu…
Doğru düşünüyor, doğru bakış açısı oluşturuyor ve zamanla asla düşüncesinden taviz vermeden başararak ilmek ilmek yoluna devam ederek gidiyor.
Ve büyük bir başarıya imza atıyor.
Sözün özü:
Namuslu insanların madden ve manen zengin olacağı bir dünya var.
Buna inanın, olumsuz bakış açılarından kurtulun, yeter ki kimseden adamlık beklemeyin, ona göre değer verin, siz adam ve örnek olun…
Görün bakın başarı kendiliğinden nasıl gelecek.
Kalın Sağlıcakla